SİYASETTEN ARINMAK GEREK…
Levent ÇİL
Kayseri’nin dışında başka bir il var mı bilmiyorum. Bu kadar siyaset içerisine giren, bu kadar politize olan. Hangi iş olursa olsun, hangi konu olursa olsun bir bakıyorsunuz işin bir tarafında mutlaka bir siyasetçi veya siyasi var. “Bu kadar olmamalı” dediğimiz o kadar çok olay var ki.
Küçük bir odanın dahi seçimi olsa bir bakıyorsunuz siyasetçiler olaya dahil olmuş.
Dernek seçimi var, siyasetçiler olayın içerisinde..
Bıraksanız, okul aile birliği seçimlerine de müdahil olacaklar.
Belki de oluyorlardır.
Herşeyin içerisine bu kadar siyaset sokmak…
Doğru değil… İyi değil...
Böyle devam ederse, bu şekilde devam ederse, her yerde insanlar daha çok ayrışacaklar. Daha çok birbirlerine cephe alacaklar. Zaten siyaset nedeniyle insanlar birbirleri ile konuşamaz, tartışamaz olmuş durumda. Birinin söylediğine başka biri farklı bir cevap verse ya “ihanet” etmekle suçlanacak veya “hain” olmakla suçlanacak.
Peki, işin doğrusu nedir?
Bırakın insanları bu kadar politikanın içine çekmeye çalışmayı. Bırakın ki, kendi istedikleri insanları seçme haklarını kullansınlar. Bırakın ki, isteyen istediği yere aday olabilsin. Ve bırakın ki, sizden olmayanlar da aday olsun. Yeni insanlar hayatın her alanına girsin. İş hayatını temsil etmeye, siyaseti bir adım daha öne taşımaya, ekonomiye yön vermeye yeni yüzler talip olsun.
Biz bu konuları gündeme getirdiğimizde bazıları hemen savunmaya geçiyor. “Falan yere yeni bir isim geldi” deniyor ama işin aslını daha sonra öğreniyorsunuz. Mutlaka bir siyasetçinin yakını veya siyasetçi ile arası iyi olan başka birinin çocuğu. Anlayacağınız hep aynı isimler ve aynı isimlere yakın isimlerin önerdikleri veya destekledikleri.
Bir derneğin seçimi mi var? “Hemen oraya bizden biri gelsin” durumu.
Bir odanın seçimi mi var? “Mutlaka bizim adayımız kazansın” refleksi.
Yani seçim olan her yerde “bizim oğlan” kazansın mantığı.
Bunu ben genelledim ama Kayseri’ye yön veren siyasi partilerde de bunun sıkıntısını yaşıyorlar. Oralarda da egemen güçlerin hakim olduğunu görüyorsunuz. Hangi parti olursa olsun. O egemen güçler önce kendi delegelerini seçtirmeye çalışıyor. Daha sonra ilçe yönetimlerine kendilerine yakın isimleri sokmaya çalışıyor. Daha sonra doğal olarak il yönetimini seçmek veya seçtirmek kolaylaşıyor. Seçimin olmadığı zamanlarda ise yine egemen güçler devreye giriyor. Genel merkezde ki güçlerini ve etkilerini kullanarak yine kendilerine yakın isimleri göreve getirmeye çalışıyorlar.
Ama bu davranışlar, bu kısır döngü, bu kadar politize olmak şehre zarar veriyor. Şehirde yaşayanlara zarar veriyor. Ve doğal olarak ülke zarar görüyor.
Gelin bu alışkanlıklarımızdan vaz geçelim.
Gelin bu alışkanlıkları bir kenara bırakalım.
Bırakın, kim aday olmak istiyorsa, kim hangi adaya veya isme oy vermek istiyorsa, kim nasıl yönetilmek istiyorsa o’nlar tarafından yönetilsin.
Bırakın insanları…