ZAMAN GÖSTERECEK!
Hakan Çiftci
Bu uzun aranın en büyük sıkıntısını biz spor muhabirleri çekti.
Erciyesspor ve Kayserispor ilk maçlarına çıktı.
Öncelikle Süper Lig temsilcimiz olan Erciyesspor’u, daha sonrasında ise, Kayserispor’u değerlendireceğim.
Erciyesspor’un, Trabzonspor karşısında güçsüz, isteksiz ve hazır olmadığını gördük. Daha ligin başı olmasından ötürü çokta fazla eleştiri yapmak istemiyorum. Fakat, görünen köyde kılavuz istemiyor. Geçtiğimiz sezon, özellikle de ikinci yarıda mücadele gücü son derece yüksek, istekli ve göze hoş gelen futboluyla seyir zevki veren takım gitmiş; yerine adeta “Lig bitmiş, takımın iddiası kalmamış” bir görüntü vardı. Geçtiğimiz sezonlara oran sezon 3 hafta daha geç açıldı. Bu iki takımımız içinde çok büyük bir fırsat olması gerekirken, ne yazık ki bunu olumlu yönde değerlendiremedik. Trabzonspor maçı öncesinde teknik direktör Bülent Korkmaz, sanki takımın başına yeni gelmiş gibi “2 oyuncu daha istiyorum” açıklamasında bulunuyor. Koskoca 102 gün içerisinde nasıl olurda hazır hale gelmezsiniz, aklım almıyor. Futbolcuların form durumlarını bir yana bırakalım; transferin gerçekleşmesi, ligin başlamasına kalmamalıydı. Eksik mevki ise, neden alınmadı, bunların tek sorumlusu Bülent Korkmaz’dır, demedi demeyin. Sonra ben futbolcu istedim, yönetim almadı bahanelerini kimse yemez.
Öncelikle başarıya ulaşmış bir takımın iskelet kadrosu belli bir oranda korundu. Olması gerekende buydu zaten, fakat giden oyuncuların da yerleri aynı oranda gerçekleşmeliydi. Diakate’nin yeri Boye ile dolmadı, dolacak gibi de gözükmüyor. Yasin gitti, yerine aynı özekliklere sahip oyuncu alınamadı. Bakaye gitti, onunda yokluğunu çok aradık. Yeni transferler, bakalım zamanla nasıl kendilerini gösterecek ve uyum sağlayıp, takıma fayda sağlayabilecek.
Dilekolay, Trabzonspor, Kayseri’ye 6 önemli oyuncusundan yoksun geliyor ve biz bunu değerlendiremiyoruz. Avrupa’da yoluna emin adımlarla ilerleyen, nokta transferler yaparak, Ligde şampiyonluk hedefleyen Trabzonspor’u bir daha böylesine gafil yakalayamayız. Bence 1 puanı biz değil, onlar kazandı. Boye, beni çok şaşırttı. Anıl, çok yetersiz ve İlhan, emekliliği gelmiş gibi isteksiz ve formsuz. Takım, biraz öncede dediğim gibi birkaç hafta sonra rengini çok daha iyi belli eder; fakat Korkmaz’ın transfer istemesi ve isteksiz futbol, tehlike çanlarını çalıyor. Erciyesspor, maça çıktığı zaman sanki Kamerun milli takımını görür gibi oldum. Sahada 5 yabancının tamamı da siyahi. Tek yedek yabancı var oda İbricic, o da sarışın. Kadroya sakatlığından ötürü alınmayan Edinho’da siyasi, yine 18 kişilik kadro da değerlendirilmeyen Vleminckx de sarışın. Yanılmıyorsam, Bülent hocanın zenci oyunculara karşı biraz daha toleransı var, sarışınları da pek tercih etmiyor. Tabiki bu işin espri kısmı, ama dikkatimden kaçmadığı için kaleme almak istedim.
Siyahi demişken, Cuma günü transfer edilen Daogari, daha bırakın Süper Ligi ve Kayseri’yi Türkiye’yi bile tanımazken, nasıl olurda ilk 11’e alındı. Madem Vleminckx’i affettiniz oynatın, madem oynatacak kadar işe yaramıyor, neden affettiniz, yada suçu ne, onu açıklayın!
Bence Edinho’nun yokluğunda Daogari yerine Vleminckx tercih edilseydi çok daha iyi olurdu. Tamam, yeni transfer etmişsiniz, o kadar para vermişsiniz, fakat bunun anlamı ilk 11 olmamalı. 18 kişilik kadroya alın, yavaş yavaş Türkiye’yi ve Süper Ligi tanısın ve adapte olsun. Erciyesspor için söyleyeceklerim bu kadar.
Gelelim Kayserispor’a…
Sarı-Kırmızılı temsilcimiz, yapılması gereken her şeyi yaptı ve sahaya çıktı.
Süleyman Hurma’yı kimileri çok sever, kimileride takımın başında kalmasından ötürü çok rahatsız. Şahsen, Hurma’nın takımın başında yeniden kalması Kayserispor için çok büyük bir kazanç. 10 yıllık serüvende en büyük pay, kim ne derse desin Hurma’nındır. Ben Hurma’yı beklide Kayseri’de en çok eleştiren basın mensubuyum, fakat iyi yaptığı şeyleri de söylemekten çekinmem. Eğer, Hurma yeniden dönüş yapmamış olsaydı, bu takımın hali çok vahim olurdu. Yabancılar satılırdı, elimizdeki işe yarar oyuncular adeta yağmalanır ve PTT’de Şampiyonluk yerine; düşmemeye oynayan bir konuma gelirdik. Buraya kadar iyi!
Gelelim takım performansına. Kayserispor, az önce Erciyesspor’a yazdığım gibi Orduspor’u çok gafil yakaladı. Geçtiğimiz sezon yaşanan maddi krizden ötürü rakip takım, hiçbir oyuncusunu oynatamadı. Hatta, alt yapıdan bile oyuncu çıkarmak zorunda kalan bir Orduspor vardı karşımızda. Nihayetinde 1-0 kazandık, fakat bu 5-10 farklı skor olabilirdi. Takımın, iyi mi kötü mü olduğuna karar vermek Erciyesspor’da olduğu gibi zor ise, aynen burada da çok zor.
Takımın Şampiyonluk niyeti var, bunu sahada görebildik. Bobo ve Nobre’nin bu işi götürebileceğine de kanaatim geldi, bunlara Turgut Doğan’ı da eklersen, bu sezon forvette çok fazla sıkıntı yaşamayız.
Kaleden-defansa, orta sahadan-forvete takım çok iyi hale gelmiş. Yedeklerimiz fena değil. Her şeyi de bir yana bıraksak, Anıl gibi son derece yetenekli ve verimli bir oyuncuyu transfer etmemiz yeterli.
Yazıma passolig den bahsederek, son vermek istiyorum. Bu uygulama çok güvenli, fakat gerekli alt yapısı henüz olgunlaşmadığından çok sıkıntı çekeriz. Taraftarlarda, eğer maç izlemek için geliyorsa 15 TL verip passoligini alarak, gelmek durumunda. İnşallah, taraftarımız biraz daha bilinçlenir ve sporda şiddet sona erer, küfürsüz, fair-play ruhuyla maçlar oynanır bizlerde keyifle izleriz, vesselam…