Hakan Çiftci

YANLIŞ HAREKETLER BUNLAR

Hakan Çiftci

Bilindiği üzere, geçen hafta sonu Kayserispor, ligin yenilgisiz lider takımı Osmanlıspor’u 3-1 gibi farklı bir skor ile mağlup etmesini başardı.
Bu galibiyetten ziyade, maç bitiminde yaşanan tatsız olaylar ön plana çıktı.
Maç bitiminde basın toplantısı yapan ve kendisi açıklama yaparken, basın mensuplarının güldüğünü sebep göstererek, tepki gösteren Osman Özköylü için “Yavuz hırsız, ev sahibi bastırır” atasözünü söylemek mümkün.
“Ev sahibinin hiç mi suçu yok” atasözünü ise, Kayserispor’da yedek yönetimde bulunan ve Recep Mamur’un televizyonunda çalışan personellerin olduğunu da söylemek çok doğru olur zannımca.
“At sahibine göre kişner” atasözüne gelince, zaten ikinci sözde bunu bir bakıma anlattım. Birazdan detaylara gireceğim...
Evet, bu olay sonrasında doğal olarak, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti bir kınama yayınladı. Akabinde ise, benzer bin tepki de TSYD’den geldi.
Öncelikle Osman Özköylü hocaya bakmak gerekiyor.
Sadece, sonuca bakmakla bu mesele çözüm bulmaz.
Ne demişler, yiğidi öldür; ama hakkını da ver…
Olayların başlangıcına bakıldığı zaman, Özköylü’nün maç içerisinde de top toplayan çocuğun geç davrandığından dolayı tepki gösterdiğini ve şimşekleri üzerine çektiğini görüyoruz.
Topu geç vermek, yada erken vermek, o çocuğun kendi iradesinde değil. Yönetim, top toplayanları, maçın gidişatına göre hareket etmelerini konusunda uyarıyor. Zaten bu çokta abartılacak bir problem değil, tabiî ki de olmasa daha iyi, fakat mevzu değil!
Osman Özköylü, yapı gereği, agresif bir insan…
Lider olmanın ve ilk yenilgiyi almanın bu agresifliği arttırdığını da hesaba katarsak, basın mensuplarının lakayt davranışlarını ilave edersek, tepki göstermesi çok normal bir olay.
Tabiî ki, bu tepkiyi, tehdit ederek yapmak çok yanlış. Osman hoca, “Siz gülerseniz, bende gülerim”deyip geçmeliydi.
Maç bitiminde tribünden Osman Özköylü’ye küfür ederek, kafasına su şişesi atan vatandaşında suçlu olduğuna inanıyorum.
E be kardeşim, adam iki sezon önce Erciyesspor’u Süper Lige taşımadı mı?
Kayserispor ile Erciyesspor’da emeği geçen bu spor adamının kafasına su atarak, insanlık dışı bir hareket yapan, adamın hiç mi suçu yok?
Böylesine bir psikolojiye sahip “Yenilmiş, kafasına su şişesi atılmış ve küfür yemiş” birisinin tepkisi normal, ama biraz daha ılımlı olmalıydı.
Basın mensubu arkadaşlarımıza gelince, öncelikle Kayserispor sıfatıyla mı toplantıya katılıyorsunuz, “Böyle bir şey kesinlikle kabul edilemez” yoksa, “çalıştığınız kurumu için mi” buna bir karar vermelisiniz!
TV 1 spor muhabiri Doğan Havur’un sorusu çok normal ve yerinde. Fakat, gelen cevap hiç de normal değil.
Osman hoca, hakemin yanlı bir tutum sergilediğini söylediği zaman, basın mensuplarının bunu tartışma değil de, normal bir üslup ile yanıtlaması daha uygun olurdu diye düşünüyorum.
“Hakem, 2 tane penaltı vermiş, bunun neresi yanlı hocam” cevabı iyi olurdu!
Yine TV 1 televizyonunda çalışan kadın personelin de nerede, nasıl hareket etmesinin bilincinde olması gerekiyor. Toplantı başladığı zaman, gülmek te ne demek yahu.
Az öncede dedim ya nereyi temsil ediyorsanız, ona göre hareket edin. Toplantıya Kayserispor, olarak geldiyseniz, zaten orada olmamanız gerekiyor. Eğer ki basın mensubu sıfatıyla (!) geldiyseniz de, bırakın gülmeyi, açıklama yapılırken, konuşmamanız gerektiğini öğrenmelisiniz.
Maçı locada izleyen birisi, nasıl olur da basın toplantısına girer, asıl tartışılması gereken konu bu!
Basın mensubu, maçtan birkaç gün önce Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne akredite eder ve kendisine ayrılan yerde müsabakayı izler. Maç bitiminde ise, kafasında oluşturduğu soruyu açıklama yapan futbolcuya, yada teknik sorumluya sorar!
Locada maç izleyen birisi, nereden, hangi kapıdan geçti ki, toplantı salonuna nasıl girdi, onu da anlamak mümkün değil!
Hani passolig, çok güvenliydi (!)
Hani Bakan bile gelse, akredite yaptırmadıysa maçı izleyemezdi (!)
Hani, nereden akredite yaparsanız, başka bir yerden sistem kabul etmiyordu (!)
Yani maçı basın tribününden akredite ettirenler, toplantı salonuna girsin, ettirmeyenler ise, girmesin. Bu da gün yüzüne çıktığı için Passo lig, yine sınıfta kalmıştır. Yetkililerin önlem almaları gerekiyor. Bunu başka bir gün daha detaylı yazacağım.
Bu mesele bu kadar açık!
Gelelim, Gazeteciler Cemiyeti ve TSYD’ye…
Bu olay karşısında bahsettiğim konuları görmemezlikten nasıl olurda gelirsiniz.
Doğan Havur’un Cemiyet başkan yardımcısı olması mı sadece kınama geçmek için sebep.
TSYD ise, olaya tek taraflı bakmıştır ve Özköylü’ye hak tanımamıştır.
Bir kez daha parantez ile belirmek istiyorum; “Osman Özköylü’nün davranışlarının savunulacak tarafı yok” fakat; nerede, nasıl davranacağını bilmeyen şahısların da tahriklerini görmemezlikten gelmek, en az o kadar trajikomik bir olay olur.
Başka bir olay karşısında da keşke aynı kınama hassasiyeti gösterilseydi.
Neyse, sözü çok uzattık.
Hülasa; at, sahibine göre kişnedi, yavuz hırsız, ev sahibini bastırdı ve ev sahibinin de suçu olduğunu, umarım birilerini anlamıştır. Vesselam…
Son dedim; ama şunu da söylemezsem çok ayıp olur. Sayın TV çalışanları, Erciyesspor’un adı; Suat Altın İnşaat değil. Takımın ismi, sponsor desteği sonrasında Suat Altın İnşaat Kayseri İnşaat oldu. Takımın ismini, sadece Suat Altın İnşaat derseniz, orada da kasıt ararım. Takımın tam ismi, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor’dur. Tahrik, kasıt var mı yok mu dedik ya; ondan söyledim. Anlayana çok şey anlatır, umarım, at gözlüğüyle bakılmaz.
Kınamaların yanında, aklıma kınaların bir zaman o kanaldan, bu kanala gittiği konusuna da hiç değinmiyorum bile… Anlayana...

Yazarın Diğer Yazıları