Hakan Çiftci

TEK TESELLİ KAYSERİSPOR OLDU

Hakan Çiftci

Şekerspor’un 3. Lig’e veda etmesi, Erciyesspor’un vahim durumu insanın içini acıtıyor. Buna AGÜ’nün şampiyonluğu kaçırmasını da ekleyebiliriz.

Neyse ki Kayserispor, Şampiyonluğunu garantiledi de büyük bir tesellimiz oldu.

Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi…

Evet, acı ama gerçek…

Kaç kere yazdık, çizdik, ama anlatamadık.

Cemaat ne derse desin, imam kendi bildiğini okudu.

Erciyesspor, çok üzücü bir şekilde PTT Birinci Ligin yolunu tuttu. Her ne kadar da halen matematiksel olarak şansımız devam etse de ligde kalmamız imkansız. İşimiz, mucizeler kalmışken, umutlanmak boşuna.

Sen eline gelen tüm fırsatları cömertçe harcadıktan sonra kusura bakma küme düşmekte çok şaşırtıcı olmasın.

Erciyesspor’un küme düşmesindeki en büyük hata; sezon başında teknik direktör Hikmet Karaman ile anlaşmamak oldu. Bu hatanın üzerine Bülent Korkmaz gibi kariyerinde teknik direktörlük adına hiçbir tecrübesi ve başarısı olmayan birisi getirmek iyice gardımızı düşürdü.

Beraberlikleriyle nam salan Korkmaz’ın ardından gelen Tütüneker de hatalar zincirinin ortancısı oldu.

Tütüneker handikabından sonra Mehmet Özdilek’in gelmesi çok mantıklı bir karar oldu. Ama, takımın psikolojisi bitmiş ve inanan oyuncu sayısı 3-5 futbolcudan oluşunca onunda şansı yaver gitmedi ve ancak 9 hafta dayanabildi. Burada Özdelik’in hatasız olduğu anlaşılmasın. Özdilek, sanki sezon başındaymış gibi neredeyse takımın yarınsından fazla transfer yaptırttı. Zaten güçsüz, isteksiz ve oynamaya mecali olmayan 7 oyuncu daha dahil olunca kaçınılmaz sona doğru süratle inişe geçtik.

Özdilek gibi Antalyaspor’u 5 yıl çalıştıran bir ismin başarısız olmasına gerçektende çok şaşırdım. Şahsen, ilk maçında Karabükspor’u mağlup ettiğimiz zaman çok umutlanmıştım, ama ne yazık ki gerisi gelmedi.

Özdilek’den sonrada sahneyi alan Fatih Tekke hakkında çok bir şey söylemek istemiyorum.

Çok iyi niyetli ve başarı için gelmiş bir insana ne denebilir ki!

İlk kez teknik direktörlük yapacağını ve işinin çok zor olacağını bilen ve eğer başardığı taktirde ligin aranan teknik direktörleri arasına girebileceğini bilen birisine söz söylenmez.

Futbolculuğu tartışılmayacak kadar parlak ve teknik direktörlükte de kaybettiği taktirde de büyük bir kariyer hezimeti taşıyacağı muhtemel olan Fatih Tekke ile PTT 1. Ligde bile devam edilir.

Bunu başka bir yazımda yorumlayacağım. Bugün Fenerbahçe ile çok zorlu bir maça çıkacağız.

Eğer Fatih Tekke, şampiyonluğa koyan Fenerbahçe’ye karşı bir başarı sağlarsa gerçekten de büyük bir adım atmış olur. Tekke, Fenerbahçe karşısında başarısız olursa kimsenin tepkisi almaz. Olur ya eğer Fenerbahçe’yi yener ve kalan tüm maçlarımızı kazanır, akabinde de ligde kalırsak, Fatih Tekke’nin nasıl bir kariyer sahibi olacağını düşünemiyorum bile. Her neyse fazla hayale dalmak insanı çok daha fazla üzer. 

Zaten yazımın başında üzülmekten bahsederek giriş yaptım.

Erciyesspor’dan sonra ikinci hüznü de ne yazık ki Şekerspor ile yaşadık.

3 yıl önce, 10 yıllık bir çabanın sonucunda 3. Lige yükseldiğimiz Şekerspor’umuz, ne yazık ki küme düştü.

Çok acı oldu. Her ne kadar da Kayserili sporculara yatırım yapan bir takım olmasa da 3. Ligde bir takımımız mutlaka olmalı. Şekerspor’un da en büyük hatası geçtiğimiz sezon takımı kümede bırakma başarısına sahip olan Alaattin Demirözü’nü elinden kaçırması oldu. Eğer Demirözü, takımın başında kalsaydı, şuan takım bırakın küme düşmeyi, 2. Lige bile oynardı. Her neyse, takımın iskeleti bozulmadan BAL’da mücadele eder ve inanırsak, aynen Kayserispor gibi elimizi kolumuzu sallayarak, yeniden 3. Lige dönüş yaparız.

Buna önce inanmak lazım!

Umarım, böyle olur ve daha çok Kayserili gençlere fırsat tanınır ve yeniden Kayserili hocalarla, Kayserili futbolcularla 3. Lige geri döneriz. 

Gelelim AGÜ’ye…

Kırmızı-Beyazlı temsilcimiz, bizlere bu sezon hem Avrupa da, hem Türkiye Kupası’nda, hem de Lig’de o kadar başarılı maçlar çıkararak, göğsümüzü kabarttı ki, şampiyon olamasa da kimse onlara kırılmadı.

Kırılmamayı da bir yana bırakın gönüllerin şampiyonu olduk desem abartmış olmam.

Fenerbahçe, Beşiktaş gibi takımları geride bırakmak çok kolay bir iş değil. Hele ki, Galatasaray gibi bir takım karşısında şampiyon olmak öyle herkese nasip olmuyor. Geçtiğimiz yılın Avrupa Şampiyonundan bahsediyoruz.

Velhasıl, Erciyesspor çok üzdü, Şekerspor, hayal kırıklığı yaşattı, AGÜ’de şampiyonluğu kaçırdı ve başarısız bir sezon geçirdik.

Tabiî ki bu başarısız sezonda yüzümüzü güldüren Kayserispor’u da kutlamak gerekiyor.

Sözde değil, özde olmak gerekir.

Kayserispor’un başarısında Süleyman Hurma gibi bir cefakardan bahsetmeden geçemeyeceğim.

Sezon içerisinde en çok eleştirdiğim Hurma’yı, övmeden de geçersem büyük haksızlık olur. Bizler, hiç kimsenin tarafı olmadan, gördüğümüz ve inandığımız bir şekilde gazetecilik yapmaya çalışıyoruz. Ekmeğimizi Allah’ın izniyle helalinden kazanıyoruz ve inşallah da böyle devam ederiz.

Evet, Hurma dedik ve Kayserispor’dan da birkaç kelam edelim.

10 yıllık bir serüvenin ardından takım, 2013-2014 yılında Süper Lige veda etmek zorunda kalmıştı. Kadro yapısı itibariyle ilk 5’e oynayacak takımın PTT 1. Lige düşmesini kimse beklemiyordu, ama sakatlıklar ve hakemlerin yanlı tutumu Kayserispor’u küme düşürmüştü.

Sezon başında Hurma, “30 puanla geri döneriz” diye söz vermişti. Belki, 30 olmadı, ama Süper Lige aslanlar gibi çıktık. Yönetimin ve teknik heyetin olmadığı, borç batağında olan bir takımı Süleyman Hurma, adeta kulüp başkanı edasında sahiplendi ve yeniden Süper Lige taşıdı.

 Süleyman Hurma’nın bu başarıda ki payını kimse tartışamaz bile.  Fakat, aynı yolda gitmeyen ve Hurma’yı ve takımı yalnız bırakan Recep Mamur’dan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Bir öneki yazımda Mamur’un yeniden gelmemesi için bir çok sebep saymıştım.

Onursal Başkan Mehmet Özhaseki’nin de bu konu üzerinde çok dikkatli olmasını buradan bir kez daha vurguluyorum.

Sayın Özhaseki, eğer Recep Mamur’u yeniden takımın başına getirirsen, tüm suçlu sen olursun. Devre arasında “Takım düştü, Recep bey gitti. Süper Lige çıkarsak yeniden gelir” sözlerini şuan olduğu gibi sürekli hatırlatırım. 

Önemli olan gemiyi fırtınalı bir zamanda karaya sağlam bir şekilde  getirmektir. Gemi su aldığında kaçmak değildir.

Özhaseki başkan, takıma her zamanki gibi sahip çıktı. Bunu inkar etmek haksızlık olur, fakat Mamur’u yeniden getirirse o zaman işler değişir.

Sayın Özhaseki, Kayserili spor severlerin Recep Mamur’u istemediğini kendisi de çok iyi biliyor. Noter aracılığıyla kendisini ve Kayserispor’u yalnız bırakan bir insanın bu kulüpte işi yok. Bir önceki yazımda detaylara indiğim için aynı konu üzerinde çok fazla yorum yapmayacağım.

Özhaseki, gerçekten de Kayserispor’u ve Erciyesspor’u sahiplenerek, bulara kadar getiren isimlerin başındadır. Ama, az öncede belirttiğim gibi Mamur’u yeniden getirirse çok büyük bir kariyer kaybeder, hatta oy kaybeder. Ayrıca Kayserispor aşığı olan ve takıma küsen binlerce insanın olduğunu hatırlatmak isterim.

Takım, hedefe giderken futbolcu satan, kulüp kümede düşünce yönetimden ve görevden kaçan birisine pirim vermek, en az onun kadar suçtur.

Gelelim Erciyesspor’a…

Takım yüzde 90 küme düştü…

Ha olur ya futbol bu, belki de mucizevari bir şekilde ligde kalabiliriz. Şuan için düştüğümüzü varsayarsak, önümüze bakmalıyız. 

Ziya Eren gibi fedakar, cefakar bir insanı kaybetmemek gerekiyor. Takım, düşer, geri çıkar; ama böylesine maddi manevi her şeyini kulüp için harcayan birisini de bir daha bulamayız.

Ziya Eren’i, aynen Süleyman Hurma olayında ki gibi en çok eleştirenlerin başında bulundum. Yanlış yaptığını da söyledim, doğru yaptığını da. Her neyse, zaten siz değerli okuyucularımız bunun çok iyi farkındasınız.

Demem o ki, Erciyesspor ile birlikte Ziya Eren’i de düşürmeyelim. Bu takıma tüm Kayseri halkı olarak sahip çıkalım.

Ziya Eren gibi takımı 2. Lige düşmekten kurtaran ve Süper Lige taşıyan bu fedakar ismi, PTT Birinci Lig’de de başkan olarak görmek istiyoruz.

Başkan Eren’in de bu doğrultuda adım atacağına da canı yürekten inanıyorum. Sezon başında özellikle hoca konusunda büyük hatalar yapmıştır. Hata yapmak insana mahsustur, ama önemli olan tekrarlamamaktır.

Ziya Eren’in aynen 1 yıl önce olduğu gibi İstanbul Başakşehir ve şuan Kayserispor gibi önünde doğru yolu gösterecek bir pusulası var.

Kayserispor, kadrosunu bozmadı ve PTT 1. Lig tecrübeli olan birkaç oyuncuyu takviye ederek, yeniden Süper Lige çıktı.

Erciyesspor, henüz düşmedi, ama eğer ki düşerse yeniden çıkması çok kolay olur.

Bir kez daha vurguluyorum öncelikle Ziya Eren’in devam etmesi şart!

Eren, devam ederse ve kadroyu bozmazsa Erciyesspor’da aynen kardeşi olan Kayserispor gibi PTT 1. Ligi misafir olarak görür ve selametle Süper Lige dönüş yapar. Ama, Eren devam etmezse, bu takım 2. Lige bile düşer, demedi demeyin.

Kusura bakmayın, insanın içi acıyınca düşüncelerini kaleme alıyor ve uzun bir yazı ortaya çıkıyor. Hakkınızı helal edin diyerek, yazıma son veriyorum…

 

Yazarın Diğer Yazıları