Hakan Çiftci

TAŞLAR OTURUYOR!

Hakan Çiftci

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün memleketinin takımı Kayserispor; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın şehrinin temsilcisi Çaykur Rizespor’u 2-0 gibi net bir skor ile mağlup etme başarısı gösterdi latifesiyle yazıma başlıyorum. İki takımında şiddetle galibiyete ihtiyacı vardı. Lig’e iyi başlayan Çaykur Rizespor, son haftalardaki başarısız sonuçlara dur deme adına sahaya çıkarken; Kayserispor ise, olmazsa olmaz bir mücadele için ter döktü.
Rize’de kaybetmek demek; telafisi olmayan depresif günlerin başlaması anlamına geliyordu. Önce yönetimin, sonra da teknik heyetin istifasının ardından çalkantılı günlerin yaşandığı Kayserispor, 196 gündür hasret kaldığı galibiyete Salih ve Nobre’nin attığı gollerle son verdi. Bu galibiyet, o kadar önemliydi ki, az öncede belirttiğim gibi telafisi mümkün değildi. Kadro yapısı ve futbolcu kalitesi olarak karşılaştırdığımız zaman Kayserispor’un Rizespor’a oran 2 gömlek daha büyük geldiğini söyleyebilirim.
Her neyse, zor bir karşılaşma oynandı.
Şahsım adına söyleyeyim, Bobo’yu ilk yarı oyunda görmek beni son derece şaşırttı. Prosinecki’nin Nobre ile başlamasını düşünüyordum; ama sanırım taktiksel olarak Rıza Çalımbay’ın planını bozma adına yapılmış akıl ötesi bir hamleydi diyebiliriz. Dilekolay, Bobo, 187 gün sonra ilk resmi maçına çıktı. 2,5 ay gibi yeşil sahalardan uzak kaldı. Her neyse, Bobo’nun tam olarak hazır olmadığını gördük, yedek kulübesi zengin olunca takımında futbol kalitesi düşmüyor ve daha dinamik bir şekilde mücadele veriliyor. Kazanılan galibiyette herkesin büyük katkısı var; ancak bir kişiyi parantez açarak ayırt etmek istiyorum.
Evet, tahmin ettiğiniz gibi o kişi Jaja!
Böylesine teknik kapasitesi yüksek ve etkili bir isim, Kayserispor’un galibiyetinde aslanpayına salip oldu desem kimse itiraz etmez. İki golde de Jaja’nın imzası vardı. Jaja, çok koşmayan, pres yapmayan bir karaktere sahip; lakin topu ayağına alınca tam bir cambazı. Bu tarz oyunculardan çok koşmalarını ve mücadelerini beklemek yanlış olur. Dinlenirler, kendilerini unuttururlar, fırsatını da bulunca, skora etkili bir hamle yaparak işi bitirirler, ondan dolayı Jaja’nın değerini ve kalitesini tartışmak yanlış olur.
Bobo’nun iyileşmesi, Jaja’nın da formunun artması, ileriki günlerde bu takımın çok daha fazla başarı elde edeceğini gün gibi gösteriyor. Maçın ilk yarısında ev sahibinin daha etkili olduğunu gördük, yalnız Salih ile kazanılan gol bizim daha temkinli ve kontrollü oynamamızı sağladı. Maçın ikinci yarısında da yine Nobre ile 2-0’lık skor avantajını elde edince çok rahat ve stressiz bir galibiyet elde ettik. Bu galibiyet futbolcularında belirttiği gibi Prosinecki’nin hakkıdır. Maç sonrasında Gökhan aynen şöyle diyor, ‘8 yıldır profesyonelim, böyle bir isim ile karşılaşmadım. İstifa etti ve tüm futbolcular ve yönetim hocanın kararının değişmesi için adeta seferber oldu. Galibiyeti hocamıza armağan ediyoruz’ diye konuştu. Sonuç olarak Kayserispor, şeytanın bacağını kırdı ve eski günlerini hatırlatır bir galibiyet aldı. Takımın tek ihtiyacı özgüvendi. Bu galibiyetin devamının gelmesini temenni ederek, acilen Ceyhun’un yeniden alınması için girişimlerin hızlandırılmasını söyleyerek, dün son üç maçını kazanarak alt sıralardan uzaklaşan Genlerbirliği’ni mağlup eden Erciyesspor’dan da bahseredek yazıma devam etmek istiyorum. Gençlerbirliği’ni çok iyi tanıyan Fuat Çapa, Elazığ maçının kadrosunu bozmadı ve sahadan galip ayrılan taraf oldu. Daha önce futbolcu seçiminde duygusal davranan deneyimli adam, doğru hamlelerle istikrarı yakaladı. Bu maçın ayrıntılarını yarın yazacağımı söyleyerek köşemi bitiriyorum.

Yazarın Diğer Yazıları