RÜZGAR TERSİNE ESİYOR!
Hakan Çiftci
Cleyton, hani bir tabir var ya, ‘Bir çuval incirin içine etti’ diye, aynen öyle oldu.
Evet, 1 kendini bilmez futbolcunun yaptığı densiz hareket, sadece sahada mücadele eden 11 oyuncuyu değil, maçı izleyen herkesi kahretti.
Bu sezon almış olduğu sarı ve kırmızı kartlarla Kayserispor’un karnesini ve başarısızlığını doğrudan etkileyen Cleyton, bu densiz davranışıyla artık bardağı taşırdı. 13 haftada, 1 futbolcu 2 kırmızı 6 sarı kartı nasıl alır bilmem. Buna, kasıtlı yaptı desek abartmış olur muyum bilmem.
Halbuki, maça mükemmel başlayan bir Kayserispor vardı.
Yönetimin yaptığı bilet jesti, olumlu sonuç vermiş, küskünler soğuk havaya rağmen stada dolmuştu.
Cleyton’un bu densiz hareket sonrasında kadro dışı bırakılacağını umuyorum. Tek suçun Brezilyalı oyuncuda olduğunu düşünmüyorum. Adam oynamak istemiyor. Yaptığı sert hareketlerle mutsuz olduğunu gösteriyor, ama korkarım teknik heyet bunu sanırım halen anlamış değil.
Çocuk gelse, maçı izlese Mouche, Biseswar ve Cleyton’un Kayserispor’da mutsuz olduklarını anlar. Oynamak istemeyeni neden tutarsınız takımda onu da ben anlamış değilim.
Hiç kimse bana Cleyton’u savunmasın. Şahsım adına konuşayım, Abdullah’ın olmayışında Taner’in oynatılacağını düşünüyordum. Cleyton’u görünce, ‘Eyvah’ dedim, ama nafile. Prosinecki, Cleyton’u 11’de düşünmüştü.
Böylesine futbolun profesörü olan bir ismin bu denli yanılışı, beni hem çok şaşırttı, hem de çok düşündürdü. Acaba, Cleyton’un oynamasını başka birisi mi istemişti. Aklıma gelmiyor değil, her neyse, Kayserispor, sahasında altın edğerinde önemli 2 puan kaybederek, kendini ateşe attı.
Bir hafta önce deplasmanda 11 hafta sonunda kazanan ve kara bulutları dağıtan bir Kayserispor vardı. Bundan önceki köşe yazımda, Kayserispor’un Akhisar’ı çok kolay geçeceğini, fakat kaybedilecek 1 yada 3 puanda çok büyük sıkıntılar yaşacağını belirtmiştim. Korkarım, dediğim oldu.
Maça mükemmel başlayan bir Kayserispor vardı, 21-23-26 ve 31’inci dakikalarda % 100 gol pozisyonlarını değerlendiremeyen, ikinci yarının sonlarında da 1 net gol pozisyonunu daha cömertçe harcayan sarı-kırmızılı takımın, bundan sonraki sürecte işinin çok zor olacağını söyleyebilirim.
Ha, Kayserispor, tecrübesiyle, yapacağı birkaç takviye ile bu sıkıntılı durumun üstesinden gelir mi, bence gelir, ama evdeki hesap çarşı da uyarmı onu kestirmek güç.
Diğer bir değineceğim konu, böylesine güzel bir stadın neden bu kadar soğuk olmasına yine anlam veremiyorum.
Kayseri’nin kış memleketi olduğu acaba bilinmiyor mu da, ısıtıcılar 38’inci dakikaya kadar açılmadı.
Öylesine keskin bir soğuk vardı ki, maçı sağlıklı izlemek mümkün değildi. İnşallah, bundan sonraki maçlarda maçın kiminle oynandığına bakılmadan böylesine bir soğukta ısıtıcılar açılır. Ayrıca ısıtıcıların bir çoğununda bakımsızlıktan dolayı işlevini gerçekleştiremediğini vurgulamak istiyorum.
Bu kadar olumsuzluk yanında iyi şeyler yok mu, tabiî ki de var. Kayserispor yönetiminin bilet fiyatlarında damping yapması meyvelerini verdi ve stada yaklaşık 13 bin kişinin geldiğini gördük. 10 TL olunca 2 bin, 2 TL olunca da 13 bin kişi maç izlemeye geliyor. İnşallah, bu olumlu durumun ilerleyen maçlarda da devam eder.
Erciyesspor içinde şunları belirtmeliyim. Evet, 2 haftadır kazanan Erciyesspor, Trabzonspor deplasmanından ne yazık ki beklediği sonuç ile ayrılamadı. Trabzonspor’un özellikle kendi evinde çok iyi olduğunu söylemiştik. Fuat Çapa’nında bunu iyi bilerek önemler aldığınıda gördük.
Avrupa’da fırtınalar estiren Trabzonspor’a gücümüz yetmedi desek hiç abartmış olmayız. Erciyesspor içinde, çok kötü oynadı desek, yine abartmış olmayız. Erciyesspor, özellikle maçın ilk yarısında 2 net gol pozisyonundan yararlanamadı. Sonuç itibariyle 3 puan ve galibiyet serisini kaybettik. Kayserispor ve Erciyesspor, 13’üncü haftayı umduğumu gibi tamamlayamadı, tek tesellimiz Şekerspor oldu; bunun yanında da Kaski oldu.
Ne diyelim, inşallah haftaya galip gelir, yeniden çıkış yakalarız.