PTT 1. LİG'E EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ
Hakan Çiftci
Öylesine kötü bir hafta geçirdik, neresinden bakarsanız bakın, PTT Birinci Lig!...
Çıkmadık candan umut kesilmez, lakin, görünen köyde kılavuz istemiyor. Erciyesspor’a bakıyorsunuz, değişen hiçbir şey yok; Kayserispor’a gelince zaten içler acısı…
Lig’in ilk yarısında deselerdi, Kayserispor düşme hattında, Erciyesspor Lig’in son sırasında, sanırım kimse inanmazdı.
Takımlarımızda eksik olan tek şey ‘Ruh’…
Beceriksiz desem, futbolcular çok ama çok kaliteli, formsuz desem, o değil. Peki bizi, bu durumlara düşüren sebepler neler…
Erciyesspor’dan başlayalım…
Evet, ‘Yönetim, geçmiş yıllardaki hataları tekrarlamayacağız ve paraları har vurup harman savurmayacağız’ diyerek yola çıktı. Kesenin ağzını açmış gibi görünse de, öyle olmadı. Tüm transferleri Fuat Çapa’nın yaptığı gibi bir hava oluşturuldu. Aslında işin aslı böyle değildi. Fuat Çapa, yönetimden nokta atışı transferler istedi, fakat durum böyle gerçekleşmedi. Yönetim, transferde ilk istenen isimlerin haricinde, ikinci ve üçüncü tercihleri yaptı. Fuat hoca, buruda suçsuz anlamı da çıkmasın. Yarım yamalak ismi cismi belli olmayan futbolcular, Erciyesspor’un sonunu hazırladı desem, abartmış olmam. Tabi şu da var ki, ismi cismi belli olanlar vardı da ne oldu…
Mavi-Siyahlılarda az öncede belirttiğim gibi ‘ruh’ yoktu. İkinci yarıda takımın hemen hemen yarısı gönderildi ve bir o kadarda oyuncu transfer edildi. Edildi de ne oldu derseniz, ilk yarıya oran daha aklı selim futbolcular alındı. Alındı da ne oldu ki, durum ortada. Bu oyuncular, devre arasında alınıp kamp görseydi, görüntü hiçte böyle olmazdı. Velhasıl, iğneyi de, çuvaldızını da kendimize batırmamız lazım. Şapkayı alıp, önümüze koymanın zamanı geldi de geçti bile. Erciyesspor’un en büyük transferi Hikmet Karaman oldu. Onun haricinde yapılanlar günü kurtarmak adına gerçekleştirildi. Hikmet Karaman’ı da anlamak mümkün değil. Devre arasından önce ki, iki hafta takımın başındaydı. Nokta atışı transferler gerçekleştirip, mevcut kadrodan oyuncuların performansının arttırılmasıyla takımın düzlüğe çıkacağını kendisi söylemişti. Elinizde Turgay, Azofefia ve Bakaye gibi silahlar varken, bunlar neden Çaykur Rize maçında değerlendirilmedi aklım almıyor. Takımın en büyük derdi gol atamamak ve, yine tek forvet olarak sahaya çıkıyorsunuz. Azofefia, Bakaye ve Turgay’ın ölüsü, emin olun Yasin’den, İbricic’ten, Ekrem’den ve Cem Can’dan çok daha iyidir. Diyeceksiniz, takımın neresi iyi ki, bunları kıyas yapıyorsunuz?
Evet, bu soruya, sizde haklısınız demekten başka çare yok. Sezon başında yapılan yanlış transfer politikası, ikinci yarı da yapılınca durum çokta şaşırtmadı. Peki Hikmet hoca, bu durumun böyle olacağını bilmiyor muydu? İstediği oyuncuların alınmaması durumunda neden tepkisini koymadı, o da ayrı bir soru işareti. Madem, yönetim sizin istediğinizi almıyor, bırakın gidin efendim..
İş işten geçince, ağlamanın, sızlamanın mantığı da yok!
Hülasa, Erciyesspor’un bu durumdaki en büyük sorumlusu Ziya Eren’den başkası değil. Yönetimde tek ses, transferde tek sorumlu olunca böyle oluyor. Kimse kurusa bakmasın. Bu takım, dilim varmıyor, ama % 90 düşer. Kendi rakibinizi yenemiyorsanız, kimi yeneceksiniz?
Gelelim, Yasin efendiye…
Sen kimsinde oyundan alınınca kramponunu sahaya fırlatıyorsun…
Böyle dengesiz bir hareket yaparsan, tokadı da yersin..
Bu konuyu hafta içi farklı bir parantezde işleyeceğim.
Yasin efendi, Engin Bayrak, pardon Baytar, taraftara hareket çekerken, tribüne, ‘susun, yapmayın’ gibi telkinde bulunuyorsun; sonrasında da oyundan alınınca, sanki sahanın yıldızıymış gibi, yine Engin vari bir harekette bulunarak, ayakkabını sahaya atıyorsun. Böyle ruhsuz oyuncuları kadro dışı bırakmak Erciyesspor için en mantıklı hareket olur kanısındayım…
Gelelim Kayserispor’un 11 ruhsuz adamına…
Erciyesspor için ne yazdıysam, aynılarını Kayserispor içinde söylüyorum.. Erciyesspor puan kaybediyor, Çaykur Rizespor kaybediyor ve düşme hattında yer alan Elazığspor ile karşılaşıyorsun. Kazansan, her şey değişecek ve sanki orta sıralarda oynayan bir takım edasında bulunarak, vurdum duymaz davranıyorsun. Maç sonunda da Gakkoş tokadını böyle yersin. Sözün özü, iki takımda kendi ipini çekti. İşimiz çok ama çok zor. Maç öncesinde iki takımımızın da kazanacağını düşünmüştüm, ama onlar benim ve Kayserili spor severler gibi düşünmeyerek, kendi sonlarını hazırladılar. Yazımın başında belirttiğim gibi PTT Lig’e emin adımlarla ilerliyoruz, hayırlı olsun…