Hakan Çiftci

MESLEKTE 14'ÜNCÜ YIL!

Hakan Çiftci

Evet, 14 yıl önce bugün mesleğe başlamıştım.
Öz Ağabeyim Osman Çifci’nin ziyaretine sık sık giderdim.
O zaman Büyük Kayseri Gazetesi’nin spor müdürü Erhan Kan’dı.
Erhan ağabey, “Hakan, biz amatör spora önem veren bir gazeteyiz; sende sporu seviyorsun, istersen hafta sonları maçları takip et’ diye bir teklifte bulunmuştu. Bende hiç düşünmeden, ‘neden olmasın’ demiştim.
Bir hafta geçti geçmedi, Erhan ağabey, ‘Hakan, istersen hafta içi de gel, hem mesleği öğrenir, hem de bu işte ilerlersin’ demişti. Ben yine hiç düşünmeden, ‘Tabiki’ cevabını vermiş ve hayatımın dönüm noktasını belirlemiştim.
Büyük Kayseri Gazetesi’nin benim için çok büyük bir önemi var. İşin garip tarafı Erhan Kan ağabeyimiz, halen gazete’nin spor müdürü!
Gazetecilik, emek isteyen ve bir kez başladığınız zaman kolay kolay bırakamayacağınız bir meslek. Maddi ve manevi anlamda çok zorluklarla karşılaşabileceğiniz bir meslek.
Bu mesleği sevmeyen yapamaz!
Aşk lazım, sevmek lazım, emek lazım ve her şeyden ziyade haddinizi bilmek lazım!
Bunları yaptınız taktirde başarıda kendiliğinden geliyor.
Yeri geliyor, hafta sonunuz çok yoğun geçiyor, hiç tatil yapamıyorsunuz; yeri geliyor, yıllık tatile bile çıkamıyorsunuz, yani gecesi gündüzü olmayan bir halet içerisinde oluyorsunuz.
Maddi anlamla çok geliri olmamasına karşın; çok büyük sosyal aktiviteler içinde bulunuyorsunuz. Şunu da açık bir şekilde söylemek istiyorum; bir kez daha dünyaya gelsem, yine gazeteci olmak isterim.
Büyük Kayseri Gazetesi’nin ardından Anahaber, Kayserihaber, Meydan Gazetesi ve son olarak ta şuan sahibi olduğumuz Kayseri Olay Gazetesi’nde çalışmamızı sürdürüyoruz.
Hayatta en çok önem verdiğim şey; vefa’dır…
O sebepten ötürü, her yıl 15 Mayıs tarihinde bir köşe yazısı yazarak, benim bugünlere gelmemde emeği olan insanları elimden geldiği kadarıyla onore etmeye çalışıyorum.
Dedim ya, öz ağabeyim Osman Çifçi’nin bende o kadar emeği ve hakkı var ki, ödenmeyecek derecede büyük.
Kendisi tam bir basın emekçisi!
İnanmadığı hiçbir şeyi yazmayan ve inandığı şeyler üzerinde de sonuna kadar giden bir gazeteci.
Benim idolüm Osman Çiftçi ve onunda idolü olan Şemsettin Çetinsöz’dür.
Az öncede dedim ya, vefa çok önemli!
İnsan nereden geldiğine bakmalı; bunu unuttuğu ve kendini bir halt sandığı zaman tükendiğinin en büyük göstergesidir.
Buradan bir kez daha Şemsettin Çetinsöz ağabeyi rahmetle anıyorum, yazımı okuyanlarında kendisine bir Fatiha okumasını istiyorum.
Gelelim, 14 yıl içerisindeki zaman tüneline.
Bu süreçte çok zorlular çekmedim değil!
Ama, az öncede dediğim gibi benim ağabeyim olan Osman Çiftçi’nin gölgesi yetti bana.
O olmasaydı, ben şuan bu burada olmazdım, olamazdım. Bu konuyu çok fazla irdelemeden, sonuca gelmek istiyorum.
15 Mayıs 2000, benim için dönüm noktası oldu. Yıl oldu 2014 Mayıs 15 ve halen bu meslekte elimizin geldiğince helalinden bir şeyler yapmaktayım.
Şuan Osman Çitci, Arif Gündüz, Nejdet Kala, Cafer Zengin ve Ahmet Oğuz Gündüz ile bir kader birliği içerisindeyiz. Tabiî ki buna Güler Ruhsar Hatip ablamızı da eklemezsek nakıs olur.
Burada şunu da açık bir yüreklilik ile belirtmek istiyorum, her haber yazışımda, her köye yazışımda ve her sayfa tasarımı yapışımda ilk günkü heyecanı duyuyorum. Hata yapmamak ve daha iyisini siz değerli okuyucularımıza sunmak için sürekli istişare içerisinde bulunuyorum. Bu konuda da Kayseri’nin en iyi habercilerinden olan Cafer Zengin arkadaşımızın da emeği çok büyük!
Hakkını helal etsin, haber anlamında çok büyük yardımları oluyor, diyerek kendisine buradan da bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum.
Gazetecilik için; Aşk lazım dedim ya, o bittiği zaman meslekte biter, diye düşünüyorum.
Emekliliği olmayan bir meslekte çalışmaktan ötürü Yüce Allah’a sonsuz şükür ediyorum.
İyiki varsınız Kayseri olay Gazetesi’nin emekçileri, iyi ki varsınız Kayseri’nin değerli okuyucuları…

Yazarın Diğer Yazıları