İSTEYİNCE OLUYORMUŞ
Hakan Çiftci
Çifte zafer yaşadık….
Düşme hattında yer alan Kayserispor, Gençlerbirliğini; Erciyesspor’da Akhisar Belediyespor’u mağlup etme başarısı gösterdi.
Bu galibiyet iki temsilcimiz için hayati önem taşıyordu. Elazığ ve Çaykur Rize yenilgilerinin ardından beraberlik bile işimize yaramazdı.
Öncelikle Kayserispor’u değerlendirmeye alalım. Gençlerbirliği galibiyetinden daha ziyade, kazanılan taraftarların çok daha anlamlı olduğuna dikkat çekmek istiyorum.
Kayseri Kadir Has Stadı, ilk kez 3 büyük maçlar dışında bu kadar yoğun talep gördü. Yaklaşık 25 bin taraftar, Kayserispor’una sahip çıktı.
Özellikle Kapalıkale Taraftarlar Grubu’nun takımı ateşlemesi galibiyeti getiren en büyük sebepti. 90 dakika boyunca hiç susmadılar ve tüm tribünleri harekete geçirdiler ve taraflı tarafsız herkesin alkışını aldılar…
Takım, Kasımpaşa maçında ki gibi çok iyi oynamadı, fakat mücadele üst düzeydeydi.
Domingos, sürpriz bir 11 ile maça başladı. Nobre’nin cezalı olduğu bir haftada Portekizli teknik direktör, Bobo’yu yedek soyundurarak, kadrodışı bırakılan ve kendisine kulüp bulmasını istenen Biseswar ile gol aradı. Biseswar, yüksek teknik kapasitesini her ne kadarda kullanmış olsa da, fizik ve kondisyon olarak yeterli olmayışının dezavantajını yaşadı ve kendisinden bekleneni veremedi. Domingos, Bobo’yu neden yedek bıraktı diye herkes birbirine sorarken, bunun taktiksel olarak gerçekleştiğini hep birlikte gördük. Oyuna ikinci yarıda dahil olan Bobo, sezonun en iyi futbolunu ortaya koydu. Yıldız oyuncu her ne kadarda gol atamamış olsa da, takımın en diri ve istekli oyuncusuydu.
İkinci yarıda Domingos, bitirici hamlesini gerçekleştirdi ve Bobo’yu da oyuna sokarak, Biseswar’ı asıl mevkiineçekti ve Gençlerbirliği’nin direncini kırdı.
Bu maçta yine yer yer kötü oynamış olsak ta, artık tek lazımımız olan galibiyeti kazanarak, özgüveni yeniden yakaladık.
Önemli olanda zaten buydu. Kısacası Kayserispor, Lig’in ilk yarısında 1-1 berabere kaldığı Gençlerbirliğini mağlup ederek, hem rövanşını aldı, hem de üzerindeki kara bulutları dağıttı. Dilekolay, 180 gündür kendi sahamızda galip gelemiyorduk.
Gelelim, Kayserispor ile aynı kaderi paylaşan Erciyesspor’umuza…
Takım, gerçektende takım olmuş…
Kazanmak isteyen, sahada savaşan bir Erciyesspor izledik…
Hikmet Karaman, yeni oyuncuların ve eski futbolcuların karışımından nihayet ideal 11’i tutturarak, haftayı 3 puan ile tamamlamayı başardık.
Bu galibiyet hiç yabana atılmayacak kadar önemli, fakat keşke geçtiğimiz hafta sonunu da 3’er puan ile tamamlamış olsaydık. Kendi rakiplerimize karşı puan kayıplarının telafisi çok daha ağır oluyor. 3 değil, 6, bazen de 9 ila 12 puan değerinde kayıplar yaşayabiliyorsunuz.
Her neyse, olan oldu, geçmişten ders almak en önemlisiydi ve bunu her iki takımımızda fazlasıyla başardı.
Kayserispor ve Erciyesspor, hayati derecede önemli galibiyetler alarak, şeytanın bacağını kırdı ve lig’e yeni bir başlangıç yaptı.
Bu hafta sonu Erciyesspor, sahasında Karabükspor ile, Kayserispor ise, deplasmanda Trabzonspor’a konuk olacak. İki ayrı günde bizlere bu sevinci yaşatan iki takımımızı canı yürekten kutluyorum ve son olarak, isteyince oluyormuş diyerek, yazıma son veriyorum.
Son dedim, ama Erciyesspor, daha doğrusu Yasin için ayrı bir parantez açmak istiyorum. Yasin, Çaykur Rize maçında oynadığı oyun ve değişiklik sonrasında kendisine yakışmayan hareketlerde bulunarak tepki toplamış olsa da, dünkü maçın yıldızıydı. Hikmet hoca, artık Yasin’e, ne dedi bilmiyorum, fakat genç oyuncu kendisini affettirmek adına ne gerekiyorsa yaptı ve takımın galibiyetinde aslan yapına sahip oldu.
Bu bizim için milat olsun, yeni bir başlangıç olsun. Kayserispor’u desteklemeye gelen tüm spor severlerin aynı hassasiyeti Erciyesspor içinde yapacağından hiç şüphem yok. Yoksa üç büyük takımları TV’den izlemek zorunda kalırız, diyerek bu kez yazıma son veriyorum.