HURMA'NIN İSTİFASI!
Hakan Çiftci
Sarı-Kırmızılı temsilcimiz, kendisiyle aynı puana sahip olan Alanyaspor engelini aşarak, zirve yolunda önemli bir galibiyet almıştı.
Geçen hafta ise, yine zirveye oynayan Boluspor’un konuğu olduk.
Evdeki hesap, bu kez çarşıda tutmadı. 3 puan derken, 1 puanı zor kurtardık.
Osmanlıspor maçı öncesinde, hem altın değerinde 2 puan, hem de 2 oyuncuyu da beraberinde kaybettik.
Allah’tan Kupa’da gruplara kaldık ve bu iki oyuncuyu Osmanlıspor maçında oynatabileceğiz.
Daha öncesinde de belirttiğim gibi Kupa maçlarının çok büyük avantajları var. Hem yedek oyuncuların performansını görebiliyorsunuz, hem de ligde cezalı oyuncular, kupada cezalarını çekiyor ve ciddi anlamda artılarınız oluyor.
Gelelim Boluspor maçına…
Kayserispor, alışagelmiş futboluna her ne kadarda sahaya yansıtmak istese de son haftaların golcü oyuncusu Nobre’yi mumla aradı. Bobo ve Turgut’un durgun olduğu haftada Anıl gibi son derece teknik kapasitesi yüksek bir futbolcu ikinci yarıda oyuna girmesine karşın, klasını konuşturdu ve 2 gol birden atarak, takımını ipten aldı. İbrahim Dağaşan’ın cezalı oyduğu bir haftada böylesine bir oyuncu nasıl yedek bırakılır anlamış değilim. Anıl, ortasaha oyuncusu olmasına karşın geçtiğimiz sezon Orduspor formasıyla 17 gol, 15 asitle son derece verimli bir sezon geçirdi. Genç oyuncu, bu performansıyla sezon başında Trabzonspor’a transfer oldu. Karadeniz temsilcisinin eski teknik direktörü Halilhodzic ile yıldızı barışmayan Anıl, Kayserispor ile anlaşarak; büyük bir sürpriz yapmıştı. Süper Lig’de birçok teklifin gelmesine karşın, Kayserispor’u tercih eden Anıl, ne hikmettir bir türlü forma şansı bulamıyor. Ben, Kayserispor’un yerinde olsam, Anıl ile aynı kaderi yaşayan Turgut Doğan Şahin’i de maç kadrosuna gözüm kapalı yazarım.
Anıl, gerçektende Süper Lig’de çok rahat forma giyebilecek bir oyuncu.
Her neyse, olan oldu…
Anıl’ın bu performansından sonra inşallah yine aynı hata yapılmaz ve genç oyuncu Osmanlıspor maçında ilk 11’de şans bulur.
Bu hafta sonu Kayserispor’un şampiyonluk yolundaki en büyük rakibi olan Osmanlıspor maçının vakti geldi çattı.
Bu maç, yardımcı antrenör Cüneyt Dumlupınar’ın ve yönetimin büyük bir sınavı olacak.
‘Ya Tutarsa” denilerek, takımın başına getirilen Cüneyt Dumlupınar yönetimindeki Kayserispor, eğer bu maçtan yenilgi ile ayrılırsa, o zaman ne olacak merak ediyorum.
Cüneyt hoca, futbolu çok iyi bilebilir, ona bir şey diyemem; ama antrenörlük başka, teknik direktörlük çok daha başka bir şey…
Kayserispor için, yazımın başında da belirttiğim gibi, artık sezon yeni başladı. 9 hafta itibariyle galibiyeti bulunmayan, yada 1 maç kazanmış, ligin alt sıralarında oynayan takımların dönemi geçti. Alanya ile başlayan, Bolu ile devam eden ve Osmanlı müsabakasıyla da devam edecek çok zorlu bir viraja girdik. Bu süreçte teknik direktörlük gerekecek. Oyunu okuyabilen, futbolcularına taktik verebilecek bir lider lazım. Bolu maçında özellikle Anıl’ı yedek bırakan Cüneyt Dumlupınar’ın bunu kaldırabileceğine hiç kanaat vermiyorum. Ha, olur ya Osmanlı maçından galip geliriz, belki fikrim değişir. Ama, görünen köy de kılavuz istemiyor.
Diğer yandan Kayserispor Genel Menajeri Süleyman Hurma, klasik olarak yine yaptı yapacağını. Kayserispor’da her zaman dediğim gibi birilerine göre başarılı, birilerine göre de başarısız olan Hurma, Kupa’da oynanacak olan Fenerbahçe maçından sonra istifa edeceğini açıkladı. Geçtiğimiz sezon da takımın küme düşmesi garanti olunca sayın Hurma, yine aynı tribe girmiş ve istifasını vermişti. Hatta, “Geri dönmeyeceğim” demişti. Hurma bey, açıklamasında “Geldiğim günden bu yana Kayserispor’un büyük hedeflere ulaşması için bütün gücümle uğraştım. Bugün geldiğimiz noktada görüyorum ki Kayseri şehrinde hiç kimse için bir anlam ifade etmeyen Kayserispor’a artık benim de yapabilecek hiçbir şeyim yok. Bir tek yöneticisinin dahi maça gelmediği bir telefonla dahi başarı dilemediği bir ortamda tabi ki görevimi sürdürmem anlamsızdır. Şu an için deplasmanda olduğumuzdan dolayı Fenerbahçe kupa maçına kadar takımımla birlikte olacağım. Devamında da görevi bırakacağım. Hakkımı herkese helal ediyorum” dedi.
Bırakın Allah’ınızı severseniz, kaç yıldır milleti kandırdığınız yetmedi mi?
‘Futbolcuları satmayacağız’ dediniz, sattınız!
‘İstifa edeceğiz’ dediniz, etmediniz; ettiyseniz de hemen geri geldiniz!
Lütfen bari bir kez olsun da sözünüzün ardında durun ve Fenerbahçe maçı sonrasında istifanızı verin ve bir daha gelmeyin. Çünkü; bu şehir iki takımı kaldırmıyor (!)
Basını ikiye bölen, taraftarları takımdan soğutan bir yönetim şekli istemiyoruz. Çok uzun bir yazı olduğundan sebep; Erciyesspor, hakkındaki yazımı biraz kısa tutacağım. Mavi-Siyahlı temsilcimiz, ligin son sırasında bulunan Balıkesirspor ile hayati derecede önemli bir maça çıktı. Bu maç, Mustafa Şimşek Özkeş hoca ve yönetim açısından büyük önem taşıyordu.
Özkeş hoca, takımına özgüveni kısa sürede aşılayarak, alkışı hak etti. Bülent Korkmaz’da kesin “Ah keşke inat etmeseydim de Edinho’yu oynatsaydım ve takımda kalsaydım” demiştir. Başkan Ziya Eren’in başka bir teknik direktör aramasına gerek yok, en azından şimdilik…
Taşları yerine koyduğunuz zaman, takım, tıkır tıkır işliyor. Ne yerli, nede yabancı sevdasına gerek yok…