Hakan Çiftci

HAYRA ALAMET DEĞİL

Hakan Çiftci

Evet sporseverler, bu sorunun cevabını arıyor…
Henüz ligin üçüncü haftası ve puan kaybetmeyen takım kalmadı.
Artık, küçük takım, büyük takım ayırımı kalmadı!
Her bir takım, sahadan galip ayrılabiliyor.
Belki, bu bir bakıma güzelmiş gibi görünse de, bence sonu hiçte hayra alamet değil.
Dilekolay, milyon Euro’ların harcandığı bir sektörde ligin son sırasındaki takım, hedefini şampiyonluk olarak belirlemiş bir takıma karşı puan kaybedebiliyor.
Buna Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’u örnek olarak gösterebiliriz.
Şehrimizin süper ligdeki tek takımı Erciyesspor’u ele alalım… Mavi-Siyahlı takım, geçtiğimiz sezon olağanüstü bir başarı elde etti ve kümede kalmayı başardı. Bu sezon ki Erciyesspor’a baktığınız zaman “olamaz böyle bir şey” diyorsunuz.
Takımdan giden futbolculara bakar isek; Bojan Jorgacevic, Atilla Koca, Ekrem Ekşioğlu , Numan Çürüksu, Pape Diakhate, Erhan Güven, Josef Çınar, Yasin Öztekin, Bakaye Traore Randall Azofeifa, Yiğit Gökoğlan, Turgay Bahadır, Hüseyin Kala ve Fazlı Kocabaş. Bu futbolcuların en azından 3 tanesi şuan itibariyle takımda kalsaydı, eminim Erciyesspor’da işler çokta iyi olurdu.
Özellikle Pape Diakhate, Randall Azofefia, Yasin Özteni ve Bakaye Traore’ye parantez açmak istiyorum.
Bu oyuncular, şuan için var olanlardan çok daha kaliteli durumda.
Diyeceksiniz, Azofefia ve Yasin haricindekiler, kiralıktı.
Evet, bu oyuncular kiralıktı ve bonservislerine yüksek ücret istendi, buraya kadar tamam. Fakat, geçtiğimiz sezon Erciyesspor’un ligde kalmasında Pape Diakhate, Bakaye Traore ve Yasin Öztekin’in çok büyük katkısı var. Azofefia, kendisinden bekleneni veremedi, takımla uyuşamadı ve gitti. Hadi onu eleyelim, yalnız diğer üç futbolcu kesinlikle gönderilmeyip, bu sezon oynatılmalıydı. Eğer az öncede belirttiğim gibi bu oyuncular kalmış olsaydı, durum çok daha farklı olurdu. Diğer isimler üzerinde fedakarlık yapılabilirdi.
Bir sezonda, özelliklede başarı sağlanmışken neden bu kadar büyük değişikliğe gidilir, anlamak mümkün değil. Ha takım düşer, performans elde edemezsiniz, anlarım. Ama, gönderilen oyuncuların 15 tane olması çok büyük bir yanlışın yapıldığını gösteriyor.
Gelen oyunculara da göz atalım…
Gelenler; Zülküf Özer, Anıl Karaer, Mahmut Özen, John Boye, Yacouba Sylla, İlhan Parlak, Necati Ateş ve son olarak ta Jacgues Zoua Daogari.
Necati ve Zoua haricinde giden 3 futbolcuyu, gelenlerle kıyas bile etmem. Diakate, Boye’den 2 gömlek daha üstün. Bakaye’de aynen Yacouba Sylla’dan çok daha kaliteli bir isim. Zaten Yasin’in yeri doldurulamadı. 2 milyon Euro’ya elimizdeki en büyük silahı ne yazık ki bıraktık.
Bu oyuncuların yanı sıra Edinho ve Vleminckx’e de bir parantez açmak gerekiyor..
Edinho, Erciyessporla adeta ikinci baharını yaşadı. Sezon öncesinde şanssız bir sakatlık geçiren Belçikalı golcü, şuan itibariyle geçmişini mumla arar bir halde. Hazır olmayan bir Edinho’dan çok şey beklemek mümkün değil, ama zaman ilerledikçe Edinho’dan yine yüksek bir performans bekliyoruz.
Vleminckx’e gelince o da aynen Edinho gibi 2 sezon önce Gençlerbirliği’ne geldi ve 17 maçta 9 gol atarak, tüm dikkatleri üzerine topladı. Geçtiğimiz sezon tam bir hayal kırıklığı yaşatan Belçikalı oyuncu, bilindiği üzere Avusturya kampına götürülmemiş ve gönderilecekler listesine alınmıştı. Gerçektende beni en çok şaşırtanda Vleminckx oldu. Vleminckx, ya sezon öncesinde gönderilmesi, yada Avusturya kampına götürülmüş olması lazımdı. Madem gönderecektiniz, neden kaldı. Madem kaldı, neden gereken şansı verilmiyor?
Durum böyle olunca da bu kadar değişiklik sonrasında başarı beklenmesi hayal kırıklığı ile sonuçlanıyor.
Ha, bu başarısız olur anlamı da taşımasın. Takım, 4-5 hafta sonra form tutar, işler iyiye gidebilir. Çok karamsar olmanın da bir anlamı yok!
Balık baştan kokar hesabı, geçtiğimiz sezon başarılı olan takımın başında kim vardı onu hatırlayalım.
Evet, kesinlikle şuan için aynı şeyleri düşünüyoruz.
Hikmet Karaman gibi kendisini ispatlamış bir teknik direktörle neden yollar ayrılır?
Hafızamızı yoklayalım ve Karaman ile yolların nasıl ayrıldığına da bir göz atalım. Karaman, takımın başına geçtiğinde, “Bu kadro ile PTT 1. Lige düşeriz. Transfer istiyorum, yoksa kaderimize razı oluruz” demişti.
Yönetim de bu serzlenişe kulak vermiş ve nokta atışı transferler yapmış ve mutlu sonu hep birlikte ulaşılmıştı.
Yeni sezon başlamadan önce ilk olarak Hikmet Karaman ile yollar ayrıldı. Daha doğrusu zoraki bir ayrılış oldu. Yönetim ile ters mi düşüldü, yoksa başka bir şey mi oldu aşikar, fakat durum itibariyle başarılı bir teknik direktör, adeta kovulurcasına gönderildi. Sözü çok uzatmadan sadede gelir isek; başarılı olmuş takımın bünyesiyle bu kadar oynanmamalıydı. Karaman ile yollar ayrılmış olsa bile, Bülent Kormaz ile hemen sonrasında anlaşma yapılmış olmalıydı. Ona göre takımda kalanlar ve gidenler yeni teknik heyetin raporuna göre şekillenmiş olurdu.
Velhasıl; durum bundan ibaret. Bakalım, zaman neyi gösterecek.

Yazarın Diğer Yazıları