Hakan Çiftci

Elde var 1!

Hakan Çiftci

Sergen Yalçın’lı Kayserispor’u izlemeye doyamadım…

Akhisar maçında sahada bambaşka bir Kayserispor vardı.

Takımda yeni transferlerden 4’ü forma giydi, 4 futbolcu da oynamadı, buna rağmen, galibiyeti kaçırdık.

Çok zorlu bir Akhisar Belediyespor deplasmanından 1 puanla dönmek gerçekten de çok güzel ve yabana atılmamalı. Deplasmandan alınan 1 puan, bence altın puan!

Öncelikle takıma Sergen Yalçın dokunuşundan bahsetmek istiyorum.

Ligin ilk yarısında 12 puan toplamış, yönetimi kaçmış, teknik heyetsiz, futbolcular  alacaklarını tahsil edemediği için TFF’ye başvurmuş, 47 Milyon TL borç, maddi ve manevi anlamda darmadağın bir Kayserispor, başkan Erol Bedir’in, taşın altına eline koymasıyla, adeta yeniden dirilişe geçti,

Erol Bedir’in, ilk hamlesi Reşat Çağan, ardından da Sergen Yalçın oldu. Bu ikilinin Kayserispor’a kazandırılması meyvelerini vermeye başladı.

Evet, Sergen Yalçın dedik, bir önceki yazımda futbol profesörünün ayağının tozuyla Antalya kampına katıldığı ilk antrenmanda, “Haydi başlayalım” sözüne vurgu yapmış ve başarının el birliğiyle geleceğine dikkat çekmiştim.

Başakşehir maçında mevcut kadrodan 8 eksik futbolcuyla maça çıkmanın faturasını fazlasıyla çektik. Zaten, bu yenilgiyi kimse umursamadı.

Alınan 5-0’lık yenilgiye rağmen takım, genç oyuncularla elinden geleni yapmış ve forma için kıyasıya mücadele etmişti. Genç futbolcular, tecrübesizliklerinden ötürü, 25 maçtır kaybetmeyen Başakşehir’e karşı, sezonun en farklı yenilgisi alınmıştı.

Başakşehir maçı sonrasında başkan Erol Bedir’in, “Akhisar maçında tam olmasa da Fenerbahçe maçına bambaşka bir Kayserispor izlettireceğiz” sözü, yerine geldi.

Bedir başkan, hafta içi Akhisar Belediyespor'dan savunma oyuncusu Douglas Ferreira, Medipol Başakşehir'den orta saha oyuncusu Rajko Rotman, Osmanlıspor'dan orta saha oyuncusu Raheem Lawal, Karabükspor’dan orta saha oyuncusu Hakan Aslantaş, Boluspor'dan stoper Efe Halil Özarslan, Trabzonspor’dan Güray Vural, Sivasspor’den Erkan Kaş ve son olarak da Porto’dan Silvestre Manuel Gonçalves Varela ile anlaşma sağladı.

Bu transferlerin tamamının Akhisar karşısında sahada olması tüm planları alt üst edebileceği düşüncesinden ötürü teknik patron Sergen Yalçın, kademeli olarak hamle yaptı.

Yalçın, Akhisar karşısında Rotman, Lawal ve Güray’ı ilk 11’de oynatırken, Erkan’ı da ikinci yarı oyuna alarak, sihirli dokunuşu yaptı.

Transferlerin tamamının Kayserispor’a nasıl bir fayda sağlayacağını zaman gösterecek, fakat burada özellikle Lawal’a ayrı bir parantez açmak istiyorum.

Lawal, antrenman ve maç eksiğine rağmen; sahaya çıktı ve 40 yıllık Kayserisporlu gibi oynadı.

Hatta abartayım, sanki Sergen Yalçın sahadaydı. Lawal, ne zaman ki ayağına topu aldı, Sergen Yalçın tarzında, çalımlar ve paslar ile maçı izleyenleri adeta büyüledi.

Antrenman eksiğini gidermiş bir Lawal’ın, neler yapabileceği gün gibi ortada.

Boşuna Nakoulma’nın nazını çekmişiz desem, kimse karşı çıkmaz sanırım.

Gelelim Rotman, Güray ve Erkan’a…

Bu 3 oyuncu da Lawal’dan çok farksızdı.

Onlarda profesyonelliklerini tam anlamıyla gösterdiler ve takıma büyük fayda sağladılar.

Bu oyuncuların yanı sıra, takımda da inanılmaz bir diriliş olduğu görüldü.

İki pası üst üste yapamayan, lige erken havlu atmış, sezon bitse de evimize gitsek diye sahada ruh gibi dolanan futbolcular, Sergen Yalçın’ın gelmesiyle taktik ve tecrübesinden faydalanarak, çok işler yaptılar.

Akhisar maçında sahaya kazanmak isteyen bir Kayserispor vardı. Tek eksiğimiz goldü.

Gol yollarında o kadar beceriksizdik ki, keşke Umut olmasaydı diyenleri duyar gibiyim.

Welliton’u, Akhisar karşısında çok aradık.

Brezilyalı futbolcunun bir an önce karar vermesi gerekiyor.

Ya çek git, ya da adam gibi takıma katkı sağla.

Her şey para değil!

Welliton demişken, Umut Bulut’a da ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Umut Bulut, geçtiğimiz sezondan bu yana ligde gol atamayarak, rekora gidiyor.

Burada Umut Bulut’u suçlamak istemiyorum; ama böyle devam edersek, ne Erol Bedir’in, ne Sergen Yalçın’ın, ne de transferlerin faydasını görürüz.

Takım forvetsiz oynuyor!

Buna Umut’u da eklersek, sahada 10 kişi mücadele ediyoruz, diyebilirim.

Umut Bulut ısrarının takıma büyük zarar verdiğini benle birlikte tüm spor severlerde görüyor.

Gerek Ankaragücü, gerek Trabzonspor, gerekse de Galatasaray’da uzun yıllar forma giymiş, hakeza Milli takımda da sayısız başarılara imza atmış olan Umut Bulut’un, acilen futbolu bırakması gerekiyor.

Umut’un, hem kendine, hem de takıma büyük zararı olduğunu tez zamanda anlaması gerekiyor.

Neyse konu anlaşıldı, fazla da bu konu üzerinde yorum yapmak istemiyorum, her şey ortada!

Kayserispor, Süper Lig’de 9 maçtır gol atamıyor.

Sergen hocanın forvete oyuncu istediğini de eklersek, tren kaçmadan, takımın ahengi bozulmadan bu probleminde ortadan kalkması şart!

İnanıyorum ki, bu takım forvet sorununu çözer ise; kupada Beşiktaş’ı, Ligde de Fenerbahçe’yi mağlup edebilir.

Diğer yandan, Erol Bedir ve Mehmet Çakmak Uyar’a da yine ayrı bir parantez açmak istiyorum.

Bu iki yürekli insan, anne ve babasını yakın zamanda kaybetti. Anne ve babaları yoğun bakımda olan Erol Bedir, Naci Bedir ve Mehmet Çakmak Uyar’ın, böylesine zor günlerinde Kayserispor’u yalnız bırakmamasını bu Kayseri asla unutmaz.

Buradan bir kez daha Erol Bedir, Naci Bedir ve Mehmet Çakmak Uyar’a bir kez daha başsağlığı diliyorum.

Başkan Erol Bedir, değil elini, tüm vücudunu taşın altına koyarak, takımın uçuruma gitmesini engelledi.

Bundan ötürü Kayserililer, ne kadar teşekkür etse az.

Düşünün, bir de başkansız bir Kayserispor’un Akhisar karşısına çıktığını.

8 futbolcu sözleşmesini feshetmiş, Erciyesspor gibi gençlerle çıkan, puan silme cezaları gelmiş, PTT Birinci Lig’e düşmeye aday bir Kayserispor!

Burada Erol Bedir’in olmadığını; eski başkan Recep Mamur’un devam ettiğini de hayal edelim.

Mamur, Trabzonspor’un, ısrarla istediği Deniz Türüç’ü satardı, yine eski borçları ödemez ve yine uçurumun kenarında olan bir Kayserispor’u görürdük!

Recep Mamur, 8-9 tane futbolcu alacaktı da, Kayserispor düzlüğe çıkacaktı, vay anam vay!

PTT Birinci Lig kapasiteli oyuncuları alan, 47 Milyon TL borç bırakıp giden bir başkanı bundan sonra kimse istemez.

Neyse, geçen ki yazımda bundan çokça bahsettiğimden ötürü Mamur için fazla bir şey yazmak istemiyorum.

Gelelim Erciyesspor’a…

Yönetimsiz, kayyum bilmecesiyle sahipsiz kalan, tüm rakiplerinden 5-6 fark yiyen, 3. Lige düşmeyi neredeyse garantileyen Mavi-Siyahlı takım, ne yazık ki, gün geçtikçe eriyor.

Kayserispor’u ayağa kaldıran Mehmet Özhaseki’nin, Erciyesspor’a da el atmasının zamanı gelmiş, geçiyor bile!

Eski başkan Ziya Eren’in, kulüple alakalı olan her şeye temlik koydurması, alacaklarından vazgeçmemesi Erciyesspor’un, sonunu getirdi.

Bu hamurda çok su götürür, ondan ötürü ne yazsak, ne çizsek, Erciyesspor’a bir fayda getirmiyor.

Yazıklar olsun demekten başka bir şey yazmak, içimden gelmiyor.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları