Hakan Çiftci

BEŞİKTAŞ RAKİBİMİZ DEĞİLMİŞ (!)

Hakan Çiftci

Düşünün iç sahada 7 maç oynuyorsunuz, hiç galibiyetiniz yok ve sadece 2 puan toplayabilmişsiniz!

Bunun da yanı sıra bu sezon Kayseri’de, sadece 2 gol atabilmişsiniz!
Bunu bir başarısızlık olduğunu kabul edip istifa etmeniz gerekirken çıkıp, “Beşiktaş bizim rakibimiz değil” diye pişkin bir tavır ile bahanelerle milleti uyutuyorsunuz!
Bunu da geçin, bir Allah’ın kulu, “Hocam sen ne diyorsun, hangi maçı kazanacaksın, Beşiktaş bizim rakibimiz değil ise, neden karşılaşıyoruz” diye hesap sormuyor.
Yazık gerçekten de çok yazık!
Ha, Beşiktaş’ı yenebilir miydik?
Tabiî ki de evet…
Fark yiyebilir miydik?
Evet, Beşiktaş biraz daha sakin olabilseydi, tarihi fark yememiz bile mümkündü!
Başta da belirttiğim gibi, şöyle olsaydı, böyle olsaydı gibi bahanelere gerek yok.
İç saha da galip gelemeyen, 2 puan toplayan ve sadece 2 gol atabilen bir takımız!
Şapkayı önümüze koyup, bu başarısızlığı bahanelerin arkasına sığınarak geçiştirmeye de gerek yok.
Güneş balçıkla sıvanmaz, yer şey gün gibi ortada!
Hakan Arıkan gibi bir tecrübeli isim, eminim Sosa’nın attığı 2’nci golü kesinlikle yemezdi. Düşme hattında bulunan bir takımın Hakan Arıkan gibi bir eldiveni böyle kritik bir dönemde hangi akıl gönderir inanın düşünemiyorum!
Takım geriden oyunu kuramıyor!
Eliniz de Simic gibi üst düzey bir futbolcu varken, halen sırf bir inat uğruna Sırp futbolcu oynatılmıyor ve Mustafa Akbaş gibi her an hata yapmaya müsait bir oyuncuyu nasıl sahaya sürüyorsunuz?
Bu takımın öncelikle sorunu takım olamamak!
Bunu sağlayacak olan da teknik direktör Tolunay Kafkas!
Fakat, Kafkas’ın şu ana kadar ki görüntü içinde sorunu çözebilecek kapasiteye sahip mi siz değerli okuyucularımızın yorumuna bırakıyorum. Duran top vakasını Beşiktaş maçında olduğu gibi Konya maçında da yine yaşadık. Kayacan Erdoğan’ın inanılmaz hatası, maçı kaybetmemize neden oldu.
Deplasmanda iyi, fakat kendi sahasında adeta “1 puan olsun, benim olsun” mantığıyla oynayan bir Kayserispor’un maç kazanması gerçekten de çok zor.
Geride kalan 13 haftaya oran gerçekten de mücadele gücü artmış, kazanmak isteyen bir Kayserispor vardı sahada…
Hücum gücü artmış, kaleye daha çok şut atan, korner kullanan, sağdan soldan bindiren ve yer yer galip gelmek isteyen bir Kayserispor’u izlemedik desem olmaz, bunu inkar etmem yakışmaz.
Fakat devamlılık yok.
Bir kez daha söylüyorum ‘Beşiktaş bizim rakibimiz değildi’ gibi 3. sınıf bir bahane, gerçekten de Kayserispor’un hocasına yakışmadı.
İlk golden sonra dirilişe geçen Kayserispor, 60’ncı dakikadan sonra çift forvete dönerek, beraberliği aradı. Keşke her maç da çift forvet oynasak, ama nerede!
Doksan dakika boyunca gösterilen mücadele ileriki maçlar için yeşil ışık gösteriyor, fakat o zamana atı alan Üsküdar’ı geçer mi bilinmez!
Lafı çok fazla uzatmaya gerek yok, Kayserispor’u, sadece skora göre yorumlamamak gerek. Hülasa, Beşiktaş maçında iyi bir Kayserispor vardı, ama dediğim gibi devamlılık olmadığından ötürü eksiklerimiz de bir hayli fazlaydı.
Bunun yanı sıra bilet fiyatlarının bu kadar fazla olmasını biri çıkıp açıklasın. Az olsun sürümden kazanalım ve kendi sahamızda deplasman havası yaşamayalım, ama nerede!
Diğer yandan Sosa’yı kutlamak gerekir. Hem gol attı, hem de attırdı. Attığı gol de büyük bir ustalık vardı. Ustalığın yanı sıra uyanıklığı da atlamamak gerekir. Sosa, hakem Bülent Yıldırım’ın topun kullanılacağı yeri sprey ile çizememesinden ya da çizmemesinden ötürü, uyanıklık ederek, topu sağa çekti, açıyı düzeltti ve klasını konuşturdu. Acaba Sosa, topu en az 20 santim daha sağ tarafa çekmesiydi gol olur muydu bilemem! Her neyse, Bülent Yıldırım’ın Kayserili olmasından onlar korktu, ama olan bize oldu, ne diyelim…
Bu pozisyonun faul olmadığını da ayrıca belirtmek lazım… Eski hakemlerden Serdar Tatlı, Bülent Yıldırım’ın Kayserili olduğuna dikkat çekti ve Sosa’nın attığı gol öncesinde faul olmadığını söyledi. Tatlı, “Bülent Yıldırım, Kayserili. ‘Bunun ne sakıncası var?’ diyebilirsiniz. Hele hele üst düzey ve profesyonel bir hakem için sorun olmaması gerekir. Maça baktığımızda hakemin bilinçaltında Beşiktaş aleyhine hata yapma korkusunu çok net gördük. Özellikle ikili mücadelelerde...
Mesela 40’ta Zeki Yavru ile Gökhan Töre arasında omuz omuza bir mücadele varken, hakem yanlış bir şekilde faul düdüğü çaldı. Beşiktaş’a serbest vuruş kazandırdı. Devamında da Sosa golü attı! Sonuçta eğer senin hakemlerin bu durumlardan etkileniyorsa MHK olarak daha titiz davranıp ona göre atama yapmak zorundasın.”
Bülent Yıldırım Kayserili, ama Serdar Tatlı değil. Olaylara objektif bakmalı, aldığının paranın hakkını vermeli. Ne diyelim, maç öncesinde hakemin Kayserili olduğunu gündeme getirenler, şimdi ne düşünür acaba? Bunun da yanı sıra önümüzdeki hafta sonu Akhisar’ı konuk edeceğiz. Allah korusun o zaman da mağlup olursak Kafkas, çıkıp demesin “Akhisar bizim rakibimiz değil” diye. Olur mu olur, vallahi olur… Şu ana kadar iç sahada Trabzonspor, Başakşehir ve Fenerbahçe karşılaşmalarında 1-0’lık skorlarla mağlup olduk. Beşiktaş maçında da yine iç sahada yüzümüz gülmedi ve 2-1 yenildik.
Konyaspor ile (1-1), Çaykur Rizespor ile (0-0) ve Kasımpaşa ile de (0-0) berabere kaldı. Hangisi rakibimiz bilemedik...

Yazarın Diğer Yazıları