VALİM'E VEDA...
Güler Ruhsar AKTAŞ
Bugün ki satırlarım hüzün içeriyor…
Vedaları çok sevmiyorum, hüznümü vedalarda dile getirme konusunda biraz sıkıntılı olduğum kesin. Hal böyle olunca yapmayı en sevdiğim iş olan yazmak eylemi ile duygularımı dile getirme yöntemini seçtim. Bildiğiniz üzere Kayseri bir vedaya hazırlanıyor.
Kayseri Valisi Orhan Düzgün Ankara’da Merkez valisi olarak görevlendirildi.
Biz Valim ile o Kayseri’ye gelmeden tanıştık. Kendisine hoş geldiniz ve hayırlı olsun mesajı attığımda geri dönerek teşekkür etmişti. Dün gibi hatırlıyorum.
Sonra Kayseri’ye geldi ve yüz yüze tanışma fırsatımız oldu.
Ben kendisinin makamına duyduğum saygının ötesinde kendi şahsına da hep saygı ,sevgi ve hayranlıkla baktım. Zira vatandaşlarla , valilik çalışanları ile kurduğu iletişimde hep iyi insan olmanın gereğini yerine getirdi ve bir bürokrat olarak fazla mütevazı davrandı hep…
Kendisine ulaşmakta, kendisi ile iletişim kurmakta, haber konusunda bilgi almakta bir gün bile zorlanmadık. Kendisi kapısını da, gönlünü de, bize hep sonuna kadar açık bıraktı.
Kim ne zaman mağdur olsa, ( Bu bazen bir çocuklu sokakta kalmış mahkum eşi, bazen bir atanamayan öğretmen, bazen maddi durumu sıkıntıda olan çocuğu hasta bir vatandaş) kimin devletle halledilecek ne sıkıntısı sorunu olsa kendisine; “ Valim bu konuda ne yapabiliriz ?”desem kimseyi mağdur etmeme konusunda hep başarılı oldu. Sadece o mu öyle çok sıkıntılı zamanlarda bir baba bir ağabey olmayı hep bildi. Devletin yeri geldiğinde bir baba şefkati ve hoşgörüsü ile yaklaşabileceğinin, devletin gülen yüzü olmanın bir örneğiyle Valim Orhan Düzgün…
Kendisinin ardından söylenecek çok şey var esprili, insani vasıfları yüksek, merhameti, vicdanı, çalışma disiplini, anlayışlı yapısı ile Kayseri ,Valim Orhan Düzgün’ü çok özleyecek.
En çok özleyecek isimlerden, en çok üzülen isimlerden birisi olduğumu söylememe gerek yok sanırım. Ben bugün sadece şehrimize güzel ve başarılı hizmetler yapmış bir Vali’ye değil, baba ve ağabey vasıflarını bizzat yaşadığım, en zor zamanlarımda desteğini esirgemeyen, bir gün içerisinde bulunduğum bir zor anı makamında anlatırken gözyaşlarımı tutamadığım ki buna karşın beni tüm duygusu ile gözleri dolu dolu dinleyen kocaman bir yürekli bir adamı uğurluyor olmanın hüznünü , hakkımda hep söylendiğini duyduğum, yakıştırma olan “valinin kızı” olarak daha çok yaşıyorum. Bu satırları yazarken gözyaşlarımın akıyor olmasına da engel olamadım. (Köşe yazarken ağlamakta neyin nesi …)
Neyse… Ey Okur, bu duygularla üzerimizde hakkı olan bir adam Valim Orhan Düzgün. Her birimizin gülüşüyle, merhameti ile duruşu ile gönlüne ayrı ayrı taht kuran ve her birimizin hüzünle yolcu ettiği ama gönlümüzden hayatımızdan ömrünce çıkmayacağına anılarda güzel hatırlayacağımıza ve bir telefonumuzla neşeli sesi ile yeniden merhaba diyerek bizlere gönlünü açacağına inandığım bir isim. Çok Vali ile çalıştık çoğunun da gönlümüzde yeri hala var. Valimin de benim gönlümdeki yeri sonsuza kadar sürecektir.
Sadece onun mu kimsesiz, yurt çocuklarına anne şefkati ile yaklaşan yine kendisi gibi merhametli ve güzel gözlü eşi ( Bunu hep söylemek istemiştim şimdiye kısmetmiş) Gül Düzgün hanımefendinin de gönlümüzdeki yeri baki kalacaktır. Merhamet vurgusunu çok yaptığımın farkındayım lakin benim için insanlar olması gereken en yüce özelliktir merhamet ve merhameti olanlara saygı ve sevgim daha fazladır…
Evet, Valim; Sizinle tanıştığımız ilk günden bu güne kadar, ben sizden hep razı oldum. Allah’ta razı olsun. Devlet adamlığınız, insanlığınızla, güzel yerlerde olun, sağlıklı, mutlu ve huzurlu olun.
Siz nerede olursanız olun, bizim gönlümüzde ve hayatımızda anlamlı bir yeriniz hep olacak.
Sizi çok sevdik hep sevgi ile hatırlayacağız.
Dedim ya; Vedalarda zorlanırım ben .Siz de hakkınızı helal edin bana ,bize… Hayatımızın bir yerinde hep olun, hep kalın olur mu? Sizi çok özleyeceğim, çok özleyeceğiz…
Yolunuz ve bahtınız açık olsun, yüzünüzden gülücükleriniz, cümlelerinizden esprileriniz, kalbinizden merhametiniz, ve anılarınızda güzel olduğunu tahmin ettiğimiz yerimiz ,hiç eksik olmasın.
Ayrılıklar kalpten seven insanlar için bir şey ifade etmez.
Biz de bunu ayrılık saymıyoruz o vakit.
Ama şunu da bilin ki siz giderken sadece ben değil vatandaşı ile, esnafı ile, çalışanı ile, kadını erkeği, genci yaşlısı koca bir şehir üzülüyor…
Dualarımızda ve gönlümüzdesiniz, Allaha emanet olun…