TATİL ANLAYIŞIMIZ UYAR MI ?
Güler Ruhsar AKTAŞ
Uzun zamandır ihtiyaç duyuyordum aslında…
Ve geçtiğimiz hafta şehirden gürültüsünden stresinden ayarsız insanlarından eş’den dost’tan akrabadan uzaklara kanka tabir ettiğimiz sevdiğim bir kız arkadaşımla kaçtım.
Tatil bana göre iki kişilik olmalı zaten fazla sayılı tatillere de karşıyım.
Zira nerede çokluk hikâyesinin hayat bulduğunu düşünüyorum sayı artınca Ey Okur.
Gidebileceğim kadar uzağa olabildiğince sessiz bir yere gittim.
Televizyon buzdolabı hiçbir şey olmayan odamda kitap okuyarak, balkondan ay ve yıldızların dansını izleyerek. Biraz daha sıkıldıysam yakamozların denize yansıması ve zıplamasıyla huzur bulduğum az insan çok huzur felsefeli bol arınmalı tatilimi yapmış aranıza dönmüş bulunmaktayım.
Sizlerin tatil anlayışı nedir bilemiyorum lakin benim bakış açım son zamanlarda bu tatil konusunda tamamen değişti diyebilirim.
Eskiden bol müzikli kalabalıklı eğlenceli yerleri çok severken şimdi ise sadece sükûnet ve huzur bulacağım yerlere kaçıyorum.
Zira zaten hayatımız bir yıl boyunca yeterince stres altında ve gürültülü geçiyor.
Bunu tatile de taşımanın hatta tatilde bunun dibine vurmanın bir anlamı yok zannımca.
Tatil için otel tavsiyem ise butik otel. Büyük otellerin adeta önünüze yığınlarla sunduğu self servis yemek, çok gürültülü havuz başı animasyonları, sınırsız içecek gibi seçeneklerindense az seçenek çok huzur daha iddialı bir slogan sanki. Ağaçların yemyeşil meyvelerini verdiği yağmur sonrası solucanların cirit attığı kirpilerin kurbağaların doğal atmosferinde olduğu denizin adeta dibinin göründüğü bir atmosferde kız kıza tatilin dibine vurduğumu ilan eder sizlere de tavsiyelerim Ey Okur. Zira Temmuz ve Ağustos sıcağından sonra Eylül tatili çok işe yarıyor.
Yılda bir kere birkaç günlüğüne de olsa Hücre ruh yenilenmesi hepimize lazım ..