SIFIR ÖLÜM BOL PRESTİJ
Güler Ruhsar AKTAŞ
6 aylık hamile kadını hiçbir hastane kabul etmedi. Gerekçeleri ise; "yer yok", "çocuk yoğun bakım ünitesi ve küvez yok"; "ciddi bir sağlık sorunu yok"...
Daha geçtiğimiz gün yeni doğan ünitesi olmadığı için hastane hastane gezerek bebeğini kaybeden bir annenin dramına şahit olduk. Ondan birkaç gün önce köy yolu kardan kapalı olduğu için hastaneye yetiştirilemeyerek hayatını kaybeden Muammer bebeğin soğuk bedenini çuvalda sırtında taşımak zorunda kalan babanın dramını gözyaşı ile karışık izledik.
Bu günlerde ise Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Muammer bebek ile ilgili soru üzerine, "Türkiye'nin sağlık alanında yakaladığı prestiji, istisnai bir fotoğrafla zedelemeye kimsenin hakkı yok" dedi. Ne yani sadece bir fotoğraf mı prestiji zedeleyecek?
Biz acil sağlık hizmetlerinde dünya ya örnek olacak hizmetleri yapabilen bir ülkeyiz. Diye de ekliyor… Madem dünyaya örnek olacak hizmetleri yapıyoruz bu kadar bebek ölümü, bu kadar sağlık alanında skandal nitelikli sonuçları niye alıyoruz, niye anneler evlatsız kalıyor, niye babalar çocuklarının soğuk bedenini çuvallarda taşıyor?
Madem o kadar iyiyiz de bu alanda niye bu ölümler bu trajediler yaşanıyor insanlar evlatlarını niçin kaybediyor sayın bakan diye sormaz mı kimse acıya bu kadar tuz biber ekmek niye?
Yani acıya saygıda mı yok?
Allah aşkına evlat acısından daha büyük bir acı yokken neden prestijin peşindeyiz hala hangi prestij bu acıyı örter diye sormadan edemiyor insan…
Bu bir hatadır hatanın bedeli ödettirilmelidir her kimin sorumluluğu olursa olsun cana mal olan bir yaklaşımın profesyonellikle uzaktan yakından alakası yoktur.
Bazıları evlatlarına ihtimam sağlarken bazı evlatların parasızlıktan ölmesi adaleti temsil etmez bu apaçık adaletsizliğin resmidir.
Ve ne yazık ki ülkemizde son zamanlarda öyle çok anne evladını yitirdi ki haksızlıklarla..
Doğrusu bu kadar ölümlü prestijin bize ne getireceği tarafımın da merak konusu
Kısaca sıfır ölümlü bol prestijli günler dilerim Ey Okur …