PARDON SUÇLU BAŞKAYMIŞ ...
Güler Ruhsar AKTAŞ
Ertesi günlerde asıl fail ele geçirildi ve tutuklanan kişinin suçsuz olduğu ortaya çıkınca salıverildi. Sonra savcı açıklama yaptı “yanlış kişiyi tutuklamışız ama yanlıştanda döndük .”
Aslında tutuklanan şahıs olayın başından beri suçsuzluğunu dile getiriyordu lakin kimse ona kulak vermedi ciddiye almadı .
Çünkü iddianame yeterliydi o an ki düşünce sistemine göre..
Tutuklama neye göre verilen 1 karardır diye düşünmeden sormadan edemiyor insan hal böyle olunca şüphelinin dosyasında delillerin somut olması gerekmez mi ?
Masumiyetine neye göre inanılır veya karar verilir?
Polis bu konuda nasıl bir inceleme ve karar mekanizmasını işletip suçsuz olan insanın içeri atılmasına ve yapmadığı bir durumla yargılanıp içerde kalmasına vesile olabilmektedir?
Mesela 1 örnek verecek olursak Esnaflık yapan bir insanın alacak verecek yüzünden çıkan kavgası sonrası cüzdanından çıkan satış yaptığı ve alacaklı olduğu senetleri de gasp’a bağlayıp şimdi yaktım seni gerçekliğini yaşatabilir mi ve bu cümlenin sonrasında o adamın hayatını karartabilir mi cevabı evet olabilir.
Japon turist örneğinde olduğu gibi O adam da suçsuzsa buna rağmen tutuklanırsa üzerine yıllarca süren bir ceza alırsa ve daha vahimi suçsuzluğu ortaya çıkmazsa ...
O zaman hangi vicdan bunu kaldırır hakimin vicdanı mı polisin vicdanı mı savcının vicdanı mı toplumun vicdanı mı sorarım size ?
Savcı ve hakim sadece polisin hazırladığı suça ilişkin kanaatini kullandığı dosya üzerinden nasıl insan hayatında sıkıntının dibine vurduran o cezaevlerine gönderip sadece realite olarak değil manevi anlamda da hayatı zindana çevirebilmektedir.
Adalete güvenmek isteyen insanlar olarak bu güvensizlikleri yaşayacaksak , kime neye güveneceğiz ya feci bir durum olur da herkes kendi adaletini kendi sağlamaya kalkarsa bu güvensizlik sonrasında bunun vebali ne olacaktır.
Maalesef bu yaşanan turislerin başına gelen ve sonrasında masum bir insanın cezaevine girip tutuklanmasıyla sonuçlanan durum hukuk sisteminde bazı durumlarda sıkıntı olduğunu alenen göstermiştir 1 kere daha . Pardon demekle ya da öpünce geçmiyor bazı şeyler hayatta işte...
Sanırım bu olay aslında film diye izlediğimiz repliklerin bazen gerçek olduğunu gösteriyor pardon filmindeki gibi Yıllar sonra askere giden İbrahim dağıtım için İstanbul'a gelmiştir ve geceyi arkadaşı Muzaffer'de geçirecektir. Fakat otobüs garajında bir anlık boş bulunmayla polisten kaçmaya başlayan İbrahim, Muzaffer'in evinde yakalanır ve birlikte göz altına alınırlar.
Sorgulamayla başlayan kördüğüm Taksim'de dönercilik yapan arkadaşları Aydın'ın da gözaltına alınmasına ve birlikte yıllarca hapis yatmalarına neden olacaktır.Hapishanede sol görüşlü siyasi suçlularla kalan ve üzerlerine atfedilen suçlarla hapishanede tutulan bu üç arkadaş yıllar sonra hapishaneden çıkmışlardır.
6 yıl 3 ay sonunda gerçeği anlayan ve suçsuz olduklarını anlayan devlet sadece 'PARDON' demekle yetinmiştir.
Özetle tek 1 pardon insanın senelerinin heba olmasına, yanmasına bir çözüm bulamamaktadır pardon dememek için aklı selimle kuralla sağlam ve somutluklarla ve vicdanla hareket edilmelidir ki adalete tam anlamıyla güvenebilelim.