NİYE SAYIMIZ AZDI
Güler Ruhsar AKTAŞ
Geçtiğimiz hafta Cuma Günü Mahkûm aileleri olarak bildiğiniz üzere bir basın açıklaması yaptık.
Basın açıklamamızda hükümete defalarca talebimizi iletmiş olmamıza rağmen bir çözüm sunulmayan hatta sürekli görmezden gelinen af meselesiydi. Bugüne kadar çeşitli suçlardan cezaevinde bulunan birçok insan tahliye edilmesine rağmen bizim yakınlarımız hala cezaevlerinin küf kokan duvarlarıyla her gün yüz yüze gelmektedir. Bunun vebali adaletsizlik yapan ve ayrımlarla yakınlarımızı mahkûm edenlerindir. Ogün orada sayımızın neden az olduğunu izah etmek ve vazgeçmeyeceğimizi belirtmek için bu yazıyı kaleme alıyorum. O gün orada sayımızın az olması birçok mahkum yakının eşlerinin tutuklu veya hükümlü olduğunu ailelerinden yakınlarından gizlemesi ve çalışmaya başka ülkeye gitti demesinin sonucudur. O gün orada az olmamızın sebebi mahkumların ailelerinin içerdeki çocuklarının bu açıklama sonrası sıkıntı çekeceğini düşünmesi bundan korktuğu için yanımızda duramamasıdır. O gün orada az olmamızın sebebi İnsanların birisi çıkar nasılsa yapar biz de nasipleniriz tembelliğidir.
O gün orada az olup olmamamız benim için önemli değil çünkü ben o gün orada tek başıma da olsa özgürlük istemeyi göze almıştım. Kimin ne düşündüğü ne dediğine de çok takılmıyorum. Bütün bunların ötesinde af istemimizde tecavüzcüleri ,tacizcileri ayrı tuttuğumuz için en ağır cümlelerle ,hakaretlerle eleştirildik bazı sosyal ortamlarda. Bunun için de söyleyeceğim cümle şudur :
Unuttunuz mu bu ülkede her gün kadın cinayetleri tecavüz ve taciz yaşanıyor. .Bazı acımasız, utanmasını yitirmiş insanlar demiş ki ; kendi eşi öyle bir suçtan içeri girseydi görürdük .Siz hangi ara bu kadar rahat oldunuz ya sizin kızınız, yok mu ; eşim böyle yüz kızartan, böylesine adi bir suçtan girseydi boşardım ,ve siz taciz ve tecavüzü bu suçları işleyenlere af istemediğim için bana hakaret edenler tacizci ve tecavüzcüleri savunanlar sadece bunu görürdünüz.Tecavüz ve tacizcileri o gün yaptığım basın açıklamasında af istemimizden ayrı tuttum.Hala aynı fikirdeyim yarında hep aynı fikirde olacağım
Ben bugün mahkum eşi, yakını olabilirim ama her şeyden önce bir kadınım !
Ben iki hafta önce Özgecan Cinayeti için yakama siyah kurdele takıp, o cinayete isyan edip, protesto edip, iki hafta sonra taciz ve tecavüzü de affedelim ne olacak canım diyecek kadar iki yüzlü olmak istemiyorum.
Ve evet bizler artık dağılan yuvalarımızı, eşlerimizi istiyoruz, çocuklar cezaevlerinde büyümesin, sevdiklerimiz cezaevi şartlarında hastalanmasın, oralardan ölüleri çıkmasın istiyoruz, bunun için af istiyoruz.
Bütün bunların ötesinde bu süreçte bizler yine unutulursak, bizlerin yakınları yine unutulursa içeride, yine özgürlük bizi es geçerse geçirilirse bunun artık geri dönüşümünün çok ağır olacağından bizlerin sesinin gür çıkacağından, özgürlük için açlık grevi dahil her türlü protesto hakkımızı sonuna kadar kullanacağımızdan kimsenin endişesi ve şüphesi olmasın. Artık ötelenmek, umutlarımızla oynanması, ha bugün ha yarın diyerek sürekli beklemek , hükümet yetkililerinin ağzından çıkacak bir af kelimesini bin bir umutla karşılamak ve umutsuzluklarda boğulmak istemiyoruz.
Artık sesimizin duyulmasını istiyoruz, eşit adalet istiyoruz, bunların olmaması durumunda kimse kapımızı çalıp oy istemesin.
Bizler sevdiklerimiz özgür kalmadan, onlarla özgür günlerde buluşmadan, kimseye inanmayacağız.demiştim hala da aynı fikirdeyim, fikirdeyiz…