NAPIYIM TABİATIM BÖYLE Mİ ?
Güler Ruhsar AKTAŞ
Napıyım tabiatım böyle dizelerinin sebebi olduğu yazı ile karşınızdayım Ey Okur.
Takıldığım nokta son günlerde şu ki; bir kısım insanların eleştirilen veya uyarılan tüm yanlış davranış ve duygu bozukluklarına, dengesizliklerine karşı bu tip cevapları veriyor olması.
Huy bu değişir mi?
Bu yaştan sonra nasıl değişeyim?
Onu mu değiştireceksin? Cümleleri de bu kişilerden şikâyetçi olanların aldığı cevap…
Bence başkalarına karşı bencil davranmanın onları kendininmiş gibi görüp ne istersem kabul ettiririm demenin huy, duygu bozukluğu vs gibi konularla cevabı verilemez.
Keşke biraz empati ( Kendimizi karşımızdakinin yerine koyma) yeteneğini geliştirse böyle insanlar.
Birisine ben empati yaparım dediğimde çok yoruluyorsundur, ben bunun için vakit kaybetmem, çaba da sarfetmem demişti. Çok yorulduğum doğru… Hatta üzüldüğüm, incindiğim, kırıldığım…
Ama karşımdaki insansa Allah onu yaratmaya layık gördüyse benim vaktim onun için her zaman vardır. Anlaşılacağım yere kadar anlatmayı, empati yaparak onu anlamayı denerim. Fakat bütün çabalarımın sonunda anlaşılmamış olduğumu gördüğümde vazgeçerim.
Çağımızın vebalarından birisi de egoistlik, ben merkezcilik bana kalırsa.
Zira bastığınızda yere toprağı sallar gibi giderken o toprağın altı olduğunu unutmakta ayrıca gaflettir bilin isterim…
Beni de böyle kabul edinciler var bir de.
Size istediği gibi hakaret edebilir espri karışık , hatta hadsizliğin zirvesini görür, kendi eğleniyordur çünkü ama sen hayırdır dediğinizde; Aaa bilerek yapmadım ki ben böyleyim, beni de böyle kabul edin zırvalamasından utanmaz. Niye seni de öyle kabul edelim ki? İnsan kendine ağır gelirken bu iki insan tiplemesine niye bu kadar tahammülkar olsun ki ? Mecbur muyuz? Altın mısınız? Özelliğiniz diyorum ne yani?
Sizi bilmem ama ne kadar değer verirsem vereyim, napıyım tabiatım böyle şımarığı tiplerle , beni de böyle kabul edin ukalası tiplere gerektiğinde haddini bildirerek yol vermekte tarzımdır.
Sizler de öyle yapın bize bahşedilen cennet gibi dünyayı kimsenin kişisel kaprisleri ile harmanlanarak üzerinize geldiği cehennem haline getirmesine izin vermeyin.
Bu duygularla iyi insanlarla geçen bir ömür dilerim Ey Okur…