KENDİNDEN KAÇAK
Güler Ruhsar AKTAŞ
İnsan istiyor işte bazen sadece dışarıdaki insanlardan yaşadığı stresli ortamdan değil kendinden bile kaçmak istiyor.
Bazen olmayanlar için başaklarını bazense kendini suçlayabilir..
Bazen neyi eksik yaptım da neyi yapmadım da bu böyle oldu sızlanmasına da girebilir, beynini, bedenini uyuşturabilir, asosyalken birden çok sosyal olabilir.
Karşıma geçip parmağını sallar biçimde öğütler düzen insanlardan ziyade saksıyı çalıştırmama vesile olan kitapları ve insanları daha çok sevdiğim doğru aslında. O sebeptendir ki böyle zamanlarda kitap okuma yattığım yerden gece yıldızları seyrederek en sevdiğim şarkıları dinlemek, dua etmek , belki de arkadaşlarımla dışarı çıkıp keyifle laflamak en sevdiklerimden.
Şunu çok iyi biliyorum kimseden hiçbir arkadaştan hiçbir dosttan ailemizin hiçbir ferdinden kendimizden kaçtığımız kadar kaçmıyoruz esasında.
Zira kendi kararlarımızı kendimiz alıp yanlış çıkarsa yine yüz yüze geleceğimiz kendimiz olduğundan her şeyin sonunda yeni kendi kendimize kaldığımızdan olsa gerek kendimizden ivit ivit kaçıyoruz Ey Okur !
Tam yapmanız gereken önemli bir iş var yataklardan kalkamıyorsun uyku çöküyor üzerine ki takatin kalmıyor bahane çok kendi içinde dün erken uyusaydım böyle olmazdı bugün erken yatcam dinlenmek şark olumsuzlukların beraberinde getirdiği uyumsuzluklar işte.
Bu sadece uykuda değil ki ilişki de işte parada pulda imzada hayatta bizde sorumluluk olmasın hatta mümkünse bedenimizin bile sorumluluğunu almayalım ya .
Bir de işkolikler var. İşini sevmek severek önemseyerek yapmak elbette güzel ve takdir edilesi bir durum lakin gece gece evinden sevgilinin karının çocuklarının yanından işkolik olmanın alemi yok ki kardeşim be.
Ya da hafta sonları eşinle ailenle sevdiklerinle geçireceğin güzel zamanları işe boğmanın böylesi durumlar insanın işini sorumluluklarından kaçmak için kullandığı afyon haline getiriyor ki içerisinden daha çıkılmaz hale getiriyor bu durum hayatı.
Sonra ister istemez şu duruma geliniyor: "İşkolik olan insanlar kendilerine sahip çıkamaz, davranışlarını gerçek isteklerine göre yönlendiremez ve işler ve işleriyle ilgili durumlar tarafından yönlendirilirler...
Hafta sonu bunalımlardan bunalım seçerler. Kimi çalışma saatleri dışında hatta belki abartıp ara ara içinde alkole başvurarak içine düştüğü boşluktan kurtulmaya çabalar."
Bu tarife uygun gördügüm insanlar yok değil hani
Özetle kendimize yönelmek yerine kendimizden sorumluluklarımızdan kaçış, en üstü kapalı, en görünmez ve en tehlikeli kaçışımız.
İçine kapanmak, aşırı yemek yemek, modaya sosyal ortama yeni trendlere dadanmak ve bir sürü başka hal bu kaçışa dâhil.
Kendimizden bu kadar korkarken, istek ve beklenti listemizin böylesine kabarık olması da ayrı bir konu değil mi?
Hepimiz sonsuz mutluluk için çabalıyoruz ve peşinden koştuğumuz mutlu son çırpınışında telaşında anlayamıyoruz mutlu son değil aradığımız mutlu sonsuzluk Ey Okur