Güler Ruhsar AKTAŞ

İYİ / KÖTÜ / ÇİRKİN

Güler Ruhsar AKTAŞ

Hayat düşündüklerimizle yaşadıklarımızın ciddi uyuşmazlık olduğu bir alan…

Hatta sadece o kadar mı ? Herkesi kendimiz gibi görüp, iyi niyet elçisi merhamet abidesi ,vefa timsali değerlendirdiğimiz bir yer…

Oysa gerçeklik başka ; cenneti yaşamak isteyenler cehenneme çeviriyor dünyayı…

Herkes dürüst, güvenilir, bir dost, bir ikili ilişki arayışında, bulur bulmaz ise ben çok mükemmelim edasında atıyor golünü ve zafere koştuğunu sanarak ve yeni maceralara atılıyor…

O sebeple hatalarınız sayıyorsunuz sizi kullanan, size hissetmediği şeyleri hissediyor gibi davranan, sizi inciten sizi üzen kötüleri…

Yaşantımız boyunca tanıdığımız insanlara baktığımızda, kimin ne vazgeçilmezi varsa, sadece o amaca hizmet ettiğini anlıyoruz aslında.

Hal böyle olunca da bazıları imtihan oluyor , bazıları da iyi bir öğretmen.

İyi yanlarınızı bulan, başarılarınızla gurur duyan, başarısızlıklarınızda yanınızda olanlar kısaca tüm değerliliğinizin farkınızda olanlar , kıskançlık ve kötü niyetten uzak insanlar, zaten kalanlar olacak. Kişilik ve karakter uyuşmazlığı yaşadıklarınız, iyi görünen kötüler, merhametli görünen merhametsizler, vefa abidesi görünen vefasızlar zaten siz düzgünseniz ,misyonlarını tamamlayıp, sizi yeterince incittiklerine ve sizden alacakları bir şey kalmadığına emin olunca, sesiz sedasız kendilerine yakışır şekilde gidecekler…

Bazen gülümseyerek bakacaksınız ,aptallık ettim yazık verdiğim emeklere diyeceksiniz, bazen fevkalade bir acı çekeceksiniz.

Ama bilin ki acı sizi  geliştirecek, acıyla göğüs göğse çarpışmak, anti depresan etkisine sığınmamak, gerçeklerle yüzleşmek, sizi hayata ve hayatınızı zehir etmeye çalışanlara karşı daha güçlü kılacak.

Kötülere bir şey olmaz diyorsunuz belki de bunları okurken…

Öyle değil işte; kötüye bir şey olmuyorsa kötü kendini kurtaracak her yolu kaçışta , üzerinize  çamurla sıçrayışta dahil mubah sayar. Bu yüzden iyilerin başına olmadık şeyler gelir.

Keskin pençeleri olmadığı için kendini iyi zanneden zavallılardan olmayın.

Bütün bunların ardından önemli olan ne biliyor musunuz?

Kötülerden gereken dersi aldıktan sonra aynı hataya düşmemek.  

Kimseyi kendiniz gibi görmemek ve hemen inanıp güvenmemek.

Gerçekten güvenmediğiniz inanmadığınız , hiç kimseye bu insan da acı çekmiş bunun da yarası derinmiş, bu da vefasızlık görmüş, giyimi, kuşamı , makamı mevkisi görmüş geçirmişliğe müsait diye iyi insan muamelesi yapıp ,koruyup kollayıp, güvenip sevip arkadaş edinip, dost edinip ilişki kurarak inanmayın. 

Durun durun hatta, Kimsenin yarasına yara bandı olmayın Unutmayın bazıları yaralarını geçirmeye yara bandı arıyor bu devirde.  İşleri,acıları, yaraları iyileşince / bitince kaldırıp atıyorlar nasıl olsa ne gerek var böylesine çirkin,kötü  insanlara inanmaya acımaya… 

Bir de kalp kırmayın, hayatta bozulan kırılan her şeyin bir tamiri mümkün olabilir ama kalbin yok öyle bir lüksü. Yanan ciğerlere eğer ciğer yangınını bilmiyorsanız üflemeyin ,içini bilmediğiniz , yaşadıklarından haberdar olmadığınız birini ,dışarıdan gördüklerinizle yargılayıp yorumlamayın. Kimsenin sınavından acısından haberdar değilsiniz ve hayatta insanlara dışarıdan gördüğünüzle içerisine girdiğinizde hissettikleriniz hep başkadır. Bunları nasıl bu kadar emin yazıyor bu köşeci derseniz tecrübe hayatta yaşadıklarımızın ismidir. Yaşadım gördüm öğrendim öğrenmeye de devam ediyorum. Mutlu olmak isteyen bazılarının  müptezel olduğu bir dünyada bu tecrübelerimin  size rehber olmasını diliyorum. Selam sevgi dua ile Ey Okur …

Yazarın Diğer Yazıları