#DİRENBASIN
Güler Ruhsar AKTAŞ
Her fırsatta haberini yaptıkları halka seslerini duyurdukları siyasetçiler ,yöneticiler bu olaya adeta sağır, adeta kör, ‘duymadım, bilmiyorum, görmedim’ havasındalar.
‘Gazeteler birleşmeyi sağladığında ilanları açılacak ve gazeteciler güzel şartlarda çalışacak’ hayalini kurduran ve aylardır denetim üzerine denetim yapan, sonucu açıklamayan Basın İlan Kurumu ise hala ‘ilanların açılmasının ötelendiğini, illa ki açılacağını’ belirterek ‘ilanlar açılacak’ dediği günlerin gelmediğini gazeteciler görmüyor anlamıyor sanıyor.
Gazeteciler, mesleğini onuruyla yapabilmek için gece gündüz çaba sarfederken, hakkı olanı bile alamazken, bir de bu ilan açılması ve ilandan pay alabilmek ironisini yaşamak zorunda kaldı.
Neresinden bakarsanız bakın bu büyük bir haksızlıktır.
Gazete patronları biraraya gelemezken, gazetecilerden nasıl bir fedakarlık beklenmektedir sorarım . Tek sorun bu mu ? Elbette ki hayır...
Cemiyet Başkanı’nın bu konuda girişimi olacak mıdır? Cemiyete üyeliğimiz daha ne kadar ertelenecektir ? Yönetimi toplayamıyorum mazereti nereye kadar gidecektir?
Mesleğimi icra ediyorum ,sarı basın kartım var ama yönetim toplanamadığı için mesleğimin cemiyetine üye olamıyorum. Bu konuda Cemiyet Başkanı, başkan seçildiği seçimlerin hemen akabinde kapıdan çıkarken, “Söz senin üyelğini hemen gerçekleştireceğim” cümlesinin üzerinden iki seneye yakın zaman geçmesine rağmen dilekçelerim işleme konulmamış , üyeliğim sağlanmamıştır Vebalim kalsın demekten başka 1 şey demiyorum , benim gibi kaç insan daha üyelik beklemektedir.
Ben ev falan da istemiyorum Veli Bey sadece mesleğimi yaptığım Cemiyete üyelik hakkımın verilmesini istiyorum. Sizin yönetimi biraraya getirememeniz benim problemim değil. Takdir edersiniz ki bu sizin olayınız ve siz şikayet edecek bir makam da oturmuyorsunuz, çözüm üretmesi gereken bir makamdasınız .
Hal böyle olunca insan sormadan edemiyor Cemiyet Başkanı’na, gazetecilerin sıkıntı ve sorunlarıyla ilgisi bilgisi var mıdır ?
15 yıldır gece gündüz demeden, soğuk kar kış sıcak demeden, haberde başıma gelen her türlü saldırıyı da göze alıp bu mesleğin hakkını vermeye çalıştım bütün arkadaşlarım gibi.
Şimdi birçok gazeteci evine ekmek götürmek adına ne iş yapacağız biz sorusunu sormaya başladı. İyi de biz başka iş bilmeyiz ki... Çünkü gazetecilik bir yaşam biçimidir bir idealdir öyle dükkan açıp akşama hasılatı alıp cebine koyup eve gitmeye benzemez.
Yeri gelir uyku uyumazsın, yeri gelir soğukta sıcakta koşturursun, yeri gelir hakarete ve saldırıya uğrarsın. Bütün bunların ödülünü de hiç beklemeden yaparsın mesleğin adına aldığın para astronomik bir rakam da değildir. Baştan razı olursun çünkü karşılıksız 1 aşktır gazetecilik. Dışardan bakılığında çok keyifli ortamlar, keyifli para kazanan tip gibi görünür gazeteci lakin bu ezberde bozulmalıdır.
Aşksız yapılabilecek maddi kazanca endeksli bir iş değildir gazetecilik.
Bütün bunları senelerdir yaşayan insanlara biraz daha zulmedelim bakalım nereye kadar direnecek nereye kadar ezeceğiz diyorsanız gazeteci pes etmez ekmeğini de kalemini de böylesi bir durum için bırakmamak için sonuna kadar direnir.
Farkında mısınız, ey ilanımızı açmayacağıma direnen yöneticiler! Okullar açılıyor, kış geliyor, herkesin ödemesi gereken taksitleri var, çocuğuna alacağı ihtiyaçları var, bakmakla yükümlü olduğu ailesi var bütün bu sıkıntıların içinde bir de sizin bizleri sıkıntıya sokmaya oyalamaya psikolojimizi bozmaya ne hakkınız var. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Artık özgür olmak adına sesimizi tepkimizi gerek güncel hayatta gerek sosyal paylaşım sitelerinde yükselteceğiz. Çünkü gazetecilik keyfi uygulamalarla yürütülüp dikta edilecek bir meslek değildir. Biz gazeteciliği böyle bilmiyoruz böyle yapmıyoruz.
Sözlerimi sosyal medyada gazeteci arkadaşım Cafer Zengin’in paylaştığı bir alıntıyla bitiriyorum.
“Kayseri basınının yaşadığı sıkıntılara kulak kapatıp benim memurum işini bilir anlayışı ile yoluna devam eden siyasetçileri kınıyorum. Ekmek davaları için bir araya gelemeyen gazete patronlarını da protesto ediyorum. Ve buradan tüm gazete patronlarına sesleniyorum. Siyah sayfa ile çıkmanın tam zamanıdır. ‘Ekmek için meslek için yastayız’ eylemi başlatılmalıdır. Basın kuruluşları ile alay edenler o basın kuruluşları sayesinde keyifteler...”
Evet sevgili meslektaşlarım:
“Yaşasın meslek onurumuz için direnişimiz , yaşasın protestomuz.