ÇOCUKLAR GÜLSÜN DÜNYA GÜLSÜN
Güler Ruhsar AKTAŞ
Çok güzel bir paylaşım gördüm çok etkiliydi açıkçası…
23 Nisan’da çocuklar büyüklerin yerine geçmesin büyükler çocukların yerine geçsin diyordu.
Örneğin Başbakan sanayide çalışan 12 yaşındaki çırağın yerine geçsin.
Mesela Cumhurbaşkanı Çocuk Esirgeme kurumunda kalsın.
Mesela Aile sosyal politikalar Bakanı 2 saatliğine çocuk gelin olsun.
Sağlık Bakanı tinerci çocukların semtine bir uğrasın.
O çocukların sizin halinizden anlamasına gerek yok.
Siz onların halinden anlayacaksınız.
O yüzden koltuklarınıza çocuk oturtmak tiyatrosundan vazgeçin diyordu. Düşünsenize bugün ülkenin geldiği noktada sigara ve alkole ayrıca uyuşturucuya başlama yaşının o çocukların yaşı düzeyine çoktan indiğini.
Sonra çocuk işçilerin sayısını.
Sokakta yaşayan çalıştırılan çocukları.
Hani o hur türlü istismara, sömürüye ve kötü davranışa maruz bırakılan çocuklar.
Dilencisi, tartıcısı, ayakkabı boyacısı, karton toplayanı, aile veya yasal yakınlarıyla bağları kopmuş kötü davranışa maruz kalan, kötü insanlara karşı korumasız olan çocuklar.
Çoğu zaman gece evlerine dönmekle birlikte sokaklarda da sabahlayabilen, uyuşturucu ve sokak kavgalarına açık olan kullanılmaya suiistimal edilmeye müsait olan çocuklar.
Bütün bunların sorumlusu bu çocuklar değil elbette.
Ekonomik nedenler ve yetişkinlerin olumsuz tutumları da bu çocukların bu kıvama gelmesinde oldukça etkili. Yeryüzünün en masum en günahsız fotoğrafıdır çocuklar. Ne ister ki çocuklar şekeri, dondurması ,uçurtması, salıncağı ve oyuncağı olsun yeter. Çocuklar şeker toplamaya giderken , ekmek almaya giderken, okul yolunda ya da ölmesin yeter. Çok şey istemez çocuklar efendiler ve geleceğin ışığıdır çocuklar onlar ne kadar mutlu ve huzurlu olursa gelecek o kadar parlak olur.
O halde son sözü ben değil usta şair Nazım Hikmet Ran söylesin;
Çocuklara kıymayın efendiler
Koşuyor 6 yaşında bir oğlan,
Uçurtması geçiyor ağaçlardan,
Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman,
Çocuklara kıymayın efendiler,
Bulutlar adam öldürmesin.