CEYLİN VE NİCELERİ…
Güler Ruhsar AKTAŞ
10 Yaşında 1 kız çocuğu…
Parka gidiyor oyun çağı çünkü…
Sonra yorulur arkadaşının evine su içmeye gider
Sonra günlerce aranır taranır cesedi sandıktan parçalanmış olarak çıkar…
Gerisini yazmaya vicdanım da ellerimde yanaşmıyor…
10 Yaşında 1 kız çocuğu ,Ramazan Bayramında Şeker toplamaya giden Dilruba, Ahmet Türkan, 4 Yaşındaki Irmak, 6 Yaşındaki Gizem ve daha niceleri…
Minik elleri, minicik bedenleri minicik yüreklerinde acı çeke çeke ölen küçücük çocuklarımız, yaşasa hayalleri olacak, ümitleri olacak, ülkenin geleceği olacak çocuklarımız…
İnsanlığından utanmayan, adam zaten değil de erkeğim diye gezen sapıkların, kurbanı çocuklarımız.
Sadece çocuklarımız mı?
Dışarı çıkarken aklımıza başımıza bir iş gelir mi?
Çocuklarımızı dışarı göndermeli miyiz? sorusunu böyle iğrenç ve acı şekilde sokanların bir bakıma hepimiz kurbanız. Ve günden güne daha çok kahroluyoruz…
Sadece o melek yavrularımız acının büyüğünü yaşayıp ailelerine enkaz bırakıp cennete gitti…
Peki cezalarımız ne kadar caydırıcı ?
Kadınlara diyorum, yada çocuklara tacize istismara verilen cezalar ne kadar caydırıcı…
Bırakın pembe otobüsleri, bırakın gece yarısı taksi önlemlerini bizi ötekileştirmeyin suçluların gerçek cezayı almasını sağlayın…
Ve anneler çocuklarınıza öğretin…
Markete rahat gideyim de komsuda dursun 5 dakika demeyin,
Otobüste savrulmayayım vereyim amcanın kucağına demeyin
Çocuklu kadının hakkidir oturmak hakkinizi isteyin, oturanları kaldırın. Gerekirse çocuğunuzla düşün ama kimsenin kucağına bırakmayın. "Aaa yavrum öpsün iste amca bir kere" demeyin. Hayır dediğinde saygı duyun.
Mahremi öğretin küçük anlamaz demeyin. Koşulsuz güvenmesin kimseye evlatlarımız.
Bir şekerle kandırılmalarına izin vermeyin anlatın, konuşun küçük anlamaz demeyin her şeyi anlatın.
Bağırma demeyin ne zaman bağırması gerektiğini öğretin.
Başı dertteyse avazı çıktığı kadar bağırabilsin. Polisle korkutmayın ki başı dertteyken polise sığınmasını bilsin.
Her dışarı çıkışınızda anlatın kaybolursa neler yapmalı, biri onu zorlarsa ne yapmalı anlatın, anlatın ki anlatmadıklarınız ağıtlarınız olmasın.