Güler Ruhsar AKTAŞ

BONZAİ ALANA ÖLÜM BEDAVA !

Güler Ruhsar AKTAŞ

Esrar, extacy, eroin derken yeni bir uyuşturucu çeşidiyle daha geçtiğimiz günlerde tanıştık Ey Okur..

Yeni uyuşturucumuz Bonzai, sentetik bir uyuşturucu olan bonzai Kayseri’de geçtiğimiz günlerde iki kişinin ölümüne neden oldu.  

Eski bir bağımlının bonzaiyi anlattığı "Midemiz boş olduğu halde sürekli kusuyorduk. Ciğerlerimiz ağzımızdan çıkacaktı, en son tövbe ettik. Böyle bir kafa yok. Bunun bir krizi var, geldi mi her şeyi yaptırır."  Sözleri tehlikenin boyutlarına aslında dikkat çekiyor

Bonzainin adı Japon süs bitkisi Bonsai'den geliyor. Bon (tabak) ve Sai (ağaç) kelimelerinin birleşmesiyle "tabakta ağaç" anlamına gelen bu süs bitkisinin rahatlatıcı etkisine atıf için bu maddeye bonzai adı verilmiş. Narkotik dilindeyse, bonzai ya da jamaikan olarak bilinen uyarıcı ve halisünatif etkiler yaratan kimyasal madde anlamına geliyor.  Bonzai, Türkiye de dahil özellikle Avrupa ülkelerinde gençleri hedef alıyor. Yaydığı nane, kekik kokusuna aldanan gençler, çoğunlukla sigaraya katarak içtikleri sentetik türevli bu maddeyi soluyor ve bağımlılığa adım atıyor. Bonzai içildikten sonra iki, üç saat içinde etkisini gösteriyor. Nane, kekik kokusu veriyor. Genç yaşta kalp krizlerini tetikliyor. Ayrıca kalp ritmi bozukluğu, kan basıncının artması ve böbrek yetmezliği gibi semptomlara yol açıyor.Bonzai kullanıcılarında ağız kuruluğu, çok sıvı tüketimi, aşırı şekerli madde tüketimi, kilo kaybı, paranoya, halisünasyon, endişe, kaygı çok fazla görülen belirtiler. görüşmelerde bonzai kullanıcıları, diğer uyuşturucu türlerinde de olduğu gibi içine düşmüş oldukları boşluğu doldurmak için içtiklerini söylüyor. Genelde söyledikleri ‘Uçuyorum sanmıştım ama düşüyorum” oluyor.

Yüzde 60’tan fazlası bağımlı olduğunu kabul etmeyen bonzai kullanıcılarının kollarında, yüzünde ve iç organlarında sivilceler görülüyor. Türkiye'de hatta Kayseri’de son günlerde gençlerin ölümleriyle sık sık gündeme gelen bu maddenin nasıl bu hızla yaygılaştığı ve tehlike haline geldiği merak ediliyor. Uyuşturucu kullananlar her ne kadar hükümet bizimle değil satanlarla mücadele etsin dese de bu konuda herkesin sahip olduğu bilgiyi emniyet mensupları ile paylaşması şart. Yükü üzerimden ben atarım kim ne yaparsa yapsın mantığı maalesef işleyen bir mantık değil, sonucu sağlık yerine ölüm getirecek bir mantıktır, göz ardı edilmemeli.

Bonzai satışı iki şekilde yapılıyor; ya tek sigara içinde ya da hap olarak. Hap yönteminde antidepresan, ağrı kesici ilaç adı altında satılıyor. Bu haplar uyarıcı ve halisünatif etkilere neden oluyor. Özellikle bu konuda satış yapılabilecek bitkisel ürün satan esnafın da uyarılması şart.Bütün bunlardan farklı olarak bu tip  insanlar uyuşturucuyu kimden, nereden, hangi yollarla temin ediyor konusu da özellikle Emniyet Müdürlüğü Narkotik büro ekiplerinin illa ki üzerinde durduğu dikkatle takip ettiği bir durum olmalı.  Yani demem o ki bugün bu şehirde bir sokakta uyuşturucu satılıyorsa bir mahallede 5 liraya isteyen istediğini temin ediyor ve güzel sandığı kafasıyla kendine çevresine zarar veriyorsa hatta bütün bunların ötesinde bir evde iki insan bonzaiden hayatını kaybediyorsa bunun için önlem alınma zamanı gelmiş hatta geçmektedir. İnsan ömrü 5 lira kadar ucuz olmasın. Bugün 2 kişi ölür yarın 10 kişi ölür. Bilenleriniz var mı bilmiyorum ama Uyuşturucu Madde Bağımlılığı ve Alkolizm ile Mücadele Federasyonu bir yıl içerisinde 116 bağımlının hayata yeniden başlamasına vesile oldu kullandıkları psiko-sosyal rehabilitasyon (Narconon) programı kapsamında hiç ilaç kullanmadan, kamu yararına ücretsiz hizmet ediyorlar. Gençleri kıskaç altına alan bu yeni sentetik uyuşturucu ile toplumun tüm kesimlerinin el ele vererek bu illetle mücadelesi şart. Baro Başkanı Fevzi Konaç’ın dediği gibi Uçaklarımızla gurur duyuyoruz, Uzaya gidiyoruz ama gençlerimizin 5 liralık bir hapla ölümüne göz yumuyoruz. Benim de demem o ki: Beş liraya bonzai alana ölüm bedava !

 Bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılar yılan 900 yüz küsür yaşına geldi size de yaklaşıyor bilginize… 

Yazarın Diğer Yazıları