ADALET VARMIŞ ...
Güler Ruhsar AKTAŞ
Sevmiş işte kadın kendinden küçükmüşte adam(!) ama sevmiş yürekli olmuş kadın.
O kadar yürekli olmuş ki adamla kaçacak kadar dik durmuş aşkının sevdasının uğruna belki de o dönem ailesinin kızım yapma etmelerine de kulak tıkamış kimbilir...
Aşk ; mahkemede adamı (!) savunan avukat bay’in de dediği gibi meyvelerini vermiş çocukları olmuş.
Hamileyken kadın çok mutlularmış. Fotoğraflarında ikisi de umutla gülüyormuş geleceğe çünkü.
Sonra çocuklar büyümüş zaman geçmiş zaman onlara,ilişkilerine kötü gelmiş.
Kadın adamdan on üç yıl sonra ayrılma kararı almış.
Belli ki kalbine,yanına,yatağına,evine istememiş.
Belli ki bitmiş kadının içinde de birşeyler. Kaçmış uzaklara kafasını dinlemek istemiş,kimbilir belki adamdan(!) Belki sorundan sıkıntıdan kaçmış.
Kimseyi duymak,dinlemek, anlamak istememiş belli ki uzak kalmak belki de yeniden düşünmek istemiş.
Israr etmiş adam(!)
Belli peşini de bırakmamış,musallat olmuş,belki dinlesin istemiş,afeetsin istemiş kadın kendini.
Belki daha öncede dinlemiş inanmış bu kez inanmak istememiş bayağı bulmuş yalancı bulmuş bu çıkışları kadın.
Sonra yuvaya verilmiş meyveler. Meyvenin yuvada işi ne demeyin.
Öyle olur o işler genelde aşk bitince meyvesi çürüktülmek için ötelenir kimse meyve büyüsün, ağaç olsun, o da etrafına güzellik saçsını düşünmez o anlarda, meyvenin kaderi ötelenmektir böyle zamanlarda.
O meyveler de ötelenmiş.
Ama kadının yüreği , ana yüreği ya işte ziyarete gitmiş meyvelerini takip etmiş ardı sıra adam(!)
Yine konuşmak istememiş kadın.
Ayrılmayı bitirmeyi kafasına koymuş, Sonra akşam olmuş adam kapısına dayanmış kadının.
Kadın annesiyle can havliyle itmiş adamı. Adam balkondan girmiş.
Kadını tam 15 kere bıçaklamış bir zamanlar sevdiği adamın hançer yaralarına yenik düşmüş kadın.
Üst komşusuna gitmiş zor bela abla ölecek miyim demiş?
Üst komşunun kucağına yığılırken ben ölürsem çocuklarım ne olacak demiş ve oracıkta teslim etmiş son nefesini.
Arkasından yakalanmış adam(!)
Öldürme hakımı kullandım demiş iyice zalimleşerek.
Kendini savunurken çocuklarımı yuvamı seviyordum derken ne kadar samimiyse hakkını kullanmakta da o kadar samimi olmuş adam(!)
Sonra yetmemiş kadının canına kıymak bir de arkasından kötüydü diye iftiralamışlar kadını.
Yetinmemişler canını almak doyurmamış onların kötüleşmiş zalim kalplerini ölmüş bedeninin,ruhunun hatırasına da saygı duymamış kadını ahlaksız ilan etmeye çalışmakta bir sakrınca görmemişler sevdiği adam(!) ve onun en yakınları bağıra çağıra kumbara diye bahsetmişler kadından mahkeme önlerinde.
Ömür boyu müebbet vermiş adaletli hakim, adama .
Adam(!) vicdanınız rahat mı diye bağırmış yıkmış adliye koridorlarını ama nafile ...
İzleyenler çok şey düşünmüşler o an.
Bir hikayenin nasıl bu kadar kötü sonla bitebileceğini.
Seven bir kadının nasıl böyle sevdiği adamın hançeriyle öleceğini.
Meyvelerin bundan sonra ne olacağını.
Benim kızıma kötü söz söylemeyin diyen annenin gözündeki ifadeyi.
Benim kız kardeşim onun elinden neler çekti diyen erkek kardeşi.
Mahkeme önünde bekleyen enişteyi.
Mehkeme çıkışı adliye önünde bağırıp hakaret eden görümceyi.
Mahkeme salonundan çıkarken Kadın’a hatırasına sahip çıkanlara tehdit savuran adam(!) anasını.
Ve indirimi de ,iyi hali de hak etmiyor vermeyin diyen Kadın avukatı’da
Her cinayetin bir geri planı vardır Kayseri dar bir çevre diyen Erkek avukatı da
Düşünmüş oradakiler...
Ve demişler ki bazen adalet varmış...