GÖRÜYORSUNUZ, ANLATMAYA GEREK YOK, MUHTEŞEM!
Cafer ZENGİN
Son günlerde Kayseri’de duyduğum en güzel hizmet, Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) kütüphane açılması.
OSB idari bina içinde yer alan kütüphane içinde Türkiye ve uluslararası istatistikler, ekonomik, sektör ve ülke raporları, süreli yayınlar ve çeşitli danışma kaynakları ile güncel ve tarihi kitaplar yer alıyor.
Süper değil mi?
Yapanların, düşünenlerin ellerine sağlık.
Artık işçiler ekonomik tespitler yapabilecek.
Patronlar yeni yatırımlar ararken, işçileriyle de ortak olduğunu fark edip, iyi ilişkiler kurabilecek.
Bu yüzden şair Ovidius der ki, “Kitap aklın ilacıdır”
Örneğin yatak fabrikasında çalışan işçi Şevket, uluslararası istatistik kitabını alıp, dünya ülkelerindeki işçilerin çalışma koşulları, yaşam standartları hakkında kıyaslama yapabilecek.
Ülkemiz ile diğer ülke işçilerini her alanda tartabilecek.
Bunu daha sonra fabrikadaki diğer arkadaşlarına anlatacak.
Kendi haline bakıp, Şevket’in anlattıklarına inanmayan ve “Yok artık daha neler?” diyen Selami’de, çaktırmadan kütüphanenin yolunu tutacak.
Selami, ustabaşına “kitabım geldi” diyecek ve izin aldıktan sonra yola düşecek.
Oturacak o da dünya ülkelerine yelken açacak.
Ekonomik, sektörel değerlendirmeler yapacak.
Mesela Dünya ülkelerindeki asgari ücretle, kendi aldığı asgari ücreti yaşam koşullarına göre tartacak.
Duruma bakacak, eksikleri, fazlalıkları okuyarak öğrenecek, sadece bir kısım medyanın gazlamalarına mahkûm kalmayacak.
Bu konuda hazırlanmış raporları enine boyuna inceleyip, ufkunu açacak.
Selami daha sonra fabrikada öğle yemeğinde Şevket’in tüm söylediklerinin bilimsel verilere dayandığını diğer arkadaşlarına da aktaracak.
Üretmeden bir ülkenin gelişemeyeceğine vurgu yapacak.
Üretimin temel direğinin alın teri olduğunu anlayacak.
Örneğin fabrikaya gelip, her seçim dönemi kendilerinden oy isteyen siyasileri sadece dinlemeyecek, söyleyeceği birkaç sözün olduğunu, o da bilecek.
Haklarını, olması gerekenleri, yapılması gerekenleri aktaracak.
Verilen sözlerin hangilerinin tutulmadığını bir sonraki seçime hatırlayabilecek, hesabını sorabilecek.
İşte kitap böyle bir güçtür.
İnsanın ufkunu açar, cesaretini toplar.
Kitap, manevi dehadır, insanı onarır.
Bu yüzden bir Japon Atasözü der ki; “Kitaplar ruhun gıdasıdır”
Hem başlamıyor mu Kur'ân-ı Kerîm oku emriyle?
İlk ayet değil mi; oku?
O zaman okumalısın sende.
O kütüphaneyi sakın ha boş geçme.
Uzun lafın kısasında, işte görüyorsunuz anlatmaya gerek yok.
OSB’de muhteşem bir hizmet.
İşçiler okuyacak, okutacak, anlatacak, paylaşacak, aydınlanacak.
Okudukça sorgulayacak, sorguladıkça belki bir gün kızdıracak!
Şimdi sen düşünme birileri kızınca o kütüphanenin hali ne olacak?
İnan, sen okuyunca dünya bir başka olacak.
Bu arada OSB’de mutlaka okuma saati de olacak.
Tüm işçilerin okuduğu hali gösteren o havalı fotoğraf da inanın dünyaya kapak olacak!