SORGULA(MA)..
Ahmet ZORLU
Ülkemizde, grip virüsünden daha hızlı yayılan bir hastalık yaşanıyor bu günlerde.
Bu hastalığa yakalananlar, düşünceye, sorgulamaya, bilimsel olan her konuya önyargılı, düşman.
Onlara göre, ‘bırak düşünmeyi, senin yerine düşünenler var’ nasılsa..
Onlara göre, bırak sorgulamayı, zaten birileri senin adına sorgular.
Suriye’de devam eden Zeytin Dalı Harekatı Suriye’nin toprak bütünlüğünü hedefliyorsa, adına ÖSO denilen Devşirmelerin burada ne işi var. Zira adamların bir bölümü Suriyeli bile değil. Başlarında Çeçen Komutan var..
Cevap hazır.
“Hain..”
Elektrik Faturalarında, tükettiğimiz elektriğin bir misli de kayıp kaçak adı altında teröristin, vatan haininin yaktığı elektriğin parası, bunu biz ödemez zorunda mıyız?
El Cevap, ‘Niye bu kadar Tayyip Düşmanısın?’
Efendim, son yıllarda yaptırılan köprülerin, havaalanlarının bedellerini, bu hizmetlerden yararlananlar ödesin, hayatımızda hiç geçmeyeceğimiz köprünün parasının benden alınmasına karşıyım..
Cevap, “Bu CE HA PE zihniyeti sana da bulaşmış.”
İstanbul’da insanlık örneği göstererek 150 dolayında çocuk yaşta hamilenin hastane kayıtlarında örtbas edildiğini ortaya çıkaran kamu görevlisini başka yere süreceğinize bu iddialar için neden yasal işlem başlatılmıyor?
Dediğiniz an, densizler korosu her birlikte başlıyor, “Ne olacak Kemalist kafalı adam..”
Kadın cinayetleri ve kadına şiddet zirve yaptı, neden önlem alınmıyor? diyeyse sakın sormayın.
Çünkü, ülkemizde her geçen gün yaygınlaşan anlayışta ‘Kadının yeri yok, kadın insandan bile sayılmıyor..’
Çünkü onlar biliyor ki, ‘Medeniyet, kadın ve erkeğin yan yana, omuz omuza olması ile’ yerini sağlamlaştırır..
Zira onlar biliyor ki, “Kadın öğrenirse, çocuklarına da öğretir ve aydın bir neslin yetişmesine öncülük eder..”
Zira yukarıda tariflendirmeye çalıştığım ve sayıları gittikçe artan tipler, okumaktan korkar, hatmetmeyi tercih eder..
Onlar öğrenmez, inanır..
Onlar düşünmez, başkalarının empoze ettikleri düşüncelere şartlanır.
Onlar sorgulamaz, yargılar ve onların yasalarında tek bir ceza vardır, ‘Meydanda sallandırmak..’
Çünkü onlarda hoşgörü yoktur, ‘Katletme kültürü ile yoğrulmuş beyinleri vardır..’
Onlar, sosyalleşmekten nefret eder, ilkelliği seçerler.
Türkiyem maalesef son zamanlarda, bu türlerin sayısının her geçen katlandığı bir dönem yaşıyor.
PKK ile Masaya oturana ‘Aferin, analar ağlamıyor bak.’
PKK bizi kandırdı diyen aynı adama, “Yaşa Varol..”
Işid’e ‘öfkeli çocuklar’ diyene, ‘Bravo’
Öso’yu Kuvayı Milliye ile özdeşleştirene ‘Helal olsun sana..’
Fetö’ye, ‘Nolur gel artık bitsin bu hasret’ diye gözyaşı dökene, ‘Allah seni başımızdan eksik etmesin..’
Fetö’ye ‘hain’ diyene, ‘Yaşa Varol, iyiki varsın..’
Enteresan olan nedir biliyor musunuz?
Yukardaki çelişkili ifadeler aynı makamlardan geliyor, bu çelişkili ifadeleri, çelişkilerine bakmadan,elleri patlarcasına alkışlayan da aynı mahallenin çocukları.
Ondandır, düşünceye düşman, düşünene düşman bir ekolün her geçen gün cephesini genişletmesi..