Ahmet ZORLU

SAMİMİYET TESTİ..

Ahmet ZORLU

ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in Başkenti ilan etmesi ve elçiliğini bu kente taşıyacağını açıklamasından sonra, dönem Başkanı olarak Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı Üyesi ülkelerin Devlet Başkanlarını olağanüstü toplantıya çağırdı.

Toplantı bu gün yapılacak.

Birleşmiş Milletler Üyesi ülkelerden sonra, en fazla üyeye sahip olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Kudüs Başlıklı toplantısına hangi ülkelerin Devlet Başkanı, hangi ülkelerin temsilci düzeyinde katılacağı hemen hemen belli oldu..

Bu toplantı, İslam Dünyası’nın Kudüs’e bakış açısının belirlenmesinin ötesinde, ABD ve İsrail’in İslam Dünyasındaki etkinliğinin ölçülmesi anlamında da önemli bir organizasyondur.

Zira, bu güne kadar Ortadoğu Coğrafyası’nda boy göstermiş en eli kanlı yapı Işid bile, söz konusu İsrail olduğu zaman, söz konusu ABD olduğu zaman, sanki onların evladıymışçasına hareket etti, İsrail ve ABD çıkarları uğruna mücadele etti.

Onlar için bir Şii, ABD ve İsrail’den daha tehlikeliydi.

İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin, daha önce yaptıkları etkinliklerden birini hatırlıyorum, Sayın Cumhurbaşkanı, o zaman Başbakan olarak kürsüye çıkmış. Üye ülkelerin temsilcilerini, ‘Aidatladınızı bile ödemiyormuşsunuz, ayıptır’ diye eleştirmişti.

Bu tablo bir yana, bu teşkilatın en etkin ve en güçlü ülkeleri hangileri diye sorarsanız, ilk aklıma Suudi Arabistan ve Mısır gelir.

Ki, her iki ülkenin de ADB ve İsrail’in en yakın dostları olduğunu söylemeye bile gerek yoktur.

Bu toplantıya, devlet başkanları düzeyinde katılımın oranı bir gerçeği de ortaya koyacaktır, o gerçeğin adı da ‘Türkiye, İslam Dünyasında ne kadar etkilidir?’ sorusunun cevabı olacaktır.

Mısır ve Suudi Arabistan Devlet Başkanlarının bu toplantıya katılmayacaklarını, ağabeyleri Trump’ı kızdırmayı göze alamayacaklarını burada dile getirmekte beis görmüyorum.

Üye ülkelerin listesine baktığımızda, birkaç tanesi dışında, diğerlerinin küçük krallıklar ve demokrasiyi tanımayan ülkelerden oluştuğunu görmek mümkündür.

Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brunei, Burkina-Faso, Cezayir, Cibuti, Çad, Endonezya, Fas, Fildişi Sahili, Filistin, Gabon, Gambiya, Gine, Gine Bissau, Guyana, Irak, İran, Kamerun, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Komorlar, Kuveyt, Libya, Lübnan, Maldivler, Malezya, Mali, Mısır, Moritanya, Mozambik, Nijer, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Surinam, Suudi Arabistan, Tacikistan, Togo, Tunus, Türkiye, Türkmenistan, Uganda, Umman, Ürdün, Yemen, Suriye (Üyeliği 14-15 Ağustos tarihlerinde düzenlenen 4. Olağanüstü İİT Zirvesi’nde askıya alınmıştır.)

Gözlemci ülkelere göz atacak olursak: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (Kıbrıs Türk Devleti adıyla), Bosna-Hersek, Orta Afrika Cumhuriyeti, Rusya, Tayland.

Sanırım gözlemci statüsünde bu toplantıya ilk kez Çin’de davet edilmiştir.

Göreceksiniz, Azerbaycan dışında altını çizdiğim önemli ülkelerin büyük bölümünün devlet başkanları toplantıda yer almayacaktır.

Zira, bu ükelerin büyük bölümü ile Türkiye’nin, son yıllarda uygulanan sakatlanmış politikalar yüzünden arası iyi değildir.

Yani Kudüs için çıkacak ortak bir kararın altına, altını çizdiğim ülkelerin temsilcilerinin imza koyması, ağabeyleri ABD’yi rahatsız eder ve bunu göze alamazlar.

Nitekim, Trump Kudüs kararını imzalamadan önce altı çizili ülkelerin bazılarının Devlet Başkanları ile telefon görüşmesi yapmış, ama Sayın Cumhurbaşkanını aramamıştır.

Bizim Başbakanımıza göre, korktuğu için Trump Cumhurbaşkanımızı aramamıştır, ama sonuç; aramamıştır.

Ve yukarda saydığım ülkelerin içerisinde İsrail Devleti, ‘Darı ambarındaki mercimek kadar’ hacme bile sahip değildir.

Temennim, bu gün yapılacak toplantıdan, İsrail ve ABD’nin şapkasını önüne koyup bir daha düşünmesini sağlayacak bir karar çıkar.

Ancak pratiğe baktığımızda, 57 üye ülkeye sahip İslam İşbirliği Teşkilatı’nın böylesine  önemli bir konuda bile, İsrail ve ABD’ye karşı bir yaptırımı, bırakın karar altına almasını, konuşmaya bile cesaret edemeyeceği acı gerçeği ile karşı karşıyayız.

Zira ABD ve İsrail, yukardaki listede bulunan ülkelerin topraklarını işgal etmemiştir belki ama, yönetenlerinin beyinlerini işgal altında tutmaktadır.

Her şeye rağmen, bu gün yapılacak toplantıdan güçlü ve karaklı bir sesin çıkması en büyük dileğimizdir.

Yazarın Diğer Yazıları