Ahmet ZORLU

PARANİN İZİ..

Ahmet ZORLU

Fetullah Gülen İhanet Şebekesi ile ilgili bu güne kadar yazdığım bir çok yazıda olduğu gibi, yakında çıkacak kitabımda da bir çok ilişkiyi gündeme getirmiş ve “Bu yapıyı çözmek istiyorsanız, paranın ve rantın izini sürün” demiştim.

Kayseri’nin ün büyük Fetullahçı yapı davalarından biri devam ediyor.

Yapılan duruşmalarda sanıkların verdikleri ifadeleri büyük bir dikkatle izliyor ve ifadelerin beni ne denli haklı çıkardıklarını bir kez daha görüyorum.

Salı günü hakim huzuruna çıkan Halil Akyurt, ilk kez para trafiği ile ilgili çok değerli bir bilgi verdi mahkeme heyetine ve dedi ki, “Bankalar yoluyla yapılan transferleri boşverin. Asıl büyük para nakilleri Marmaris’ten yatlarla yapılıyordu. Yargılanan sanıkların içinde yatı olanlar var. Paralar yat ile kaçırılıyordu..”

Daha önce de bir sanık, bölgeden toplanan paraların Kazancılar Çarşısında bir Sarrafta toplandığını, gerekli dağıtımın da buradan yapıldığını hatırlatmıştı.

Türkiye gibi ülkelere tır ile bile para getirseniz, “Bu para neyin nesi” diye sorulmaz.

Nitetim, Kara Parayı izleme örgütlerinin raporlarına bakıldığı zaman Türk Ekonomisi içinde her yıl 10-12 milyar doların serseri mayın gibi bir dövize, bir faize, bir borsaya yöneldiğine dikkat çekiliyor.

Ama Amerika Birleşik Devletlerine kanunların çizdiği sınırın üzerinde parayla girmeye kalkışırsanız, Reza Zarab örneğinde olduğu gibi savcılar yakanıza yapışır ve paranın hesabını sorar.

Demek ki, toplanan bağış ve himmetlerden Fetullah Gülen’in payı yasa dışı yollarla ABD’ye ulaştırılıyordu.

Bu sistemi çözmek için de Halil Akyurt’un sözünü ettiği yat sahiplerinin bu anlamda etkili bir kurum tarafından sorgulanmaları önemlidir.

Davanın ilk gün ifadelerine baktığımızda, mahkemenin de herkesin malumu dışında örgütle ilgili geniş bilgiler vermeyenlere karşı uyandığı gerçeğini sanıkların da kabul ettiğini ortaya koyuyor.

Buda önümüzdeki süreçte, bu davaya konu isimlerin sayısında artış olacağı, bir-iki bilgi kırıntısı ile de etkin pişmanlıktan yararlanıp bazı sanıkların elini kolunu sallayarak dolaşamayacakları gerçeğini de ortaya koyuyor.

Örneklemek gerekirse.

Sanıklardan birini ele alalım;

Ömer Dengiz, AKP’de, yani iktidar partisinde uzun süre il başkanlığı yaptı.

Siz inanır mısınız, Dengiz’i oraya getiren yapı onun il ve ilçe yönetimlerini kendi iradesi ile belirlemesine izin verdi. Ya da il başkanlığı yaptığı dönemde, fetöcü kadroların kilit görevlere getirilmesi için çaba harcamadı. Veya belediyelerden, fetöcü şirketlere iş almaları konusunda, imar düzenlemeleri konusunda aracı olmadı.

Demek ki neymiş, yargı Ömer Dengiz’in iktidar partisi il başkanı olduğu dönemde, Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinde yapılan tüm ihaleleri mercek altına almak durumundadır.

Sadece bir ilçemizde, sahibi tutuklu bir inşaat şirketinin yaptırdığı onlarca binanın daha ruhsatı olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor.

Kayseri Park ile ilgili süreç irdelenirse, Fetönün en büyük kaynağı AVM ayağına dokunulmuş olur.

Nitekim, bu ilişkiler ağını ortaya koyan somut bir de ihale vardır, tanıklardan birinin mahkemeye sunduğu.

İldem Bölgesi Dere yatağı ihalesi.

Bilirkişi heyeti bu ihaleyi incelerse, bu satıştan fetöcü yapının kazanacağı büyük paralar da kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

Büyükşehir Belediyesi’nin Burç Eğitim Vakfı’nı sağladığı büyük imar kıyağı zaten mahkeme dosyasında var.

Dönemin Özel İdare Genel Sekreteri Mustafa Atsız’a, dönemin İl Genel Meclisi Üyelerinin yaptığı arsa tahsisi baskıları için Atsız’ın söyleyecek çok şeyi vardır.

Fetö yapılanmasının Kayseri’de bu kadar güçlü bir konuma gelmesinin tek nedeni de bu muazzam para ve rant kaynaklarıdır. Zira Kayserili girişimci, kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen bir yapıya sahiptir.

Türk Yargısı, 2010 yılına kadar giderek KPSS ve ÖSYM sınavlarını araştırıyorsa, Kayseri Yargısı’nın da  7-8 yıl geriye giderek para ve rant ilişkilerini irdelemesi gerekir.

Bunun için ABD’yi yeniden keşfetmeye gerek yok.

Mesela, Cemaat döneminde Fetöye bağlı olarak yayınlanan Zaman Gazetesi’nin, zaman zaman yaptığı Kayseri eklerindeki tam sayfa firma ilanlarına bakarsanız, parasal ilişkiler kabak gibi ortaya çıkar.

Yoksa, Ticaret Odası’nın Kimse Yokmu Derneğine verdiği 3-5 bin liralık bağışlarla oyalanırsanız ki, bununla oyalanmanız isteniyor, aysbergin gövdesi suyun altında kalmaya devam eder ve yargılamalar toplumun gazını alma çabasının ötesine geçmez.

Siz sanıyor musunuz, Fetö defteri Kayseri’de kapandı.

Bazı memleket büyükleri! Yüzlerine yeni maskeler takarak bu yapıya büyük paralar kazandırmaya devam ediyor.

Benden söylemesi..

Yazarın Diğer Yazıları