Ahmet ZORLU

ÖNCE AHLAK..

Ahmet ZORLU

Medeni Kanun, çocuğun çocukluğunu özgürce yaşaması için her türlü önlemi almış, evlenme yaşını 18 ile sınırlamıştır.

Bu yaş sınırını aşmak adına bu güne kadar olmadık kepazelik sergileyen kesimler, sözde şeyhlerin, sözde müftülerin, sözde diyanet mensuplarının fetvaları ile evlenme yaşının 9’a  kadar inebileceği noktasında hemfikir olmuşlardır.

Sayın Nursaçan’ın ‘Genç Kaynana’ söyleminden tutun da, bu konuda sapıkça söylemler dile getiren o kadar insan var ki, bu söylem sahiplerinin büyük bölümünün arkasında da ‘Cemaat’ dedikleri birer insan topluluğu var maalesef.

Bu kervana, ‘Fadime’ macerasından tanıdığımız Müslüm Gündüz de eklendi ve “Annenin, kızkardeşin kolu bacağı insanı tahrik eder” diyerek, ahlaksız dincilere ‘Ben de hala ayaktayım’ mesajını göndermiştir.

Bu hadsiz ve kendini bilmezlerin topuna bir noktayı hatırlatmak gerekir..

‘İslam Ahlakı’ her türlü Ahlakın üzerindedir ve bunu aşındırmak, yok etmek için hep birlikte çaba sergiliyorsunuz.

İslam ahlakı, nefsi kontrol ve terbiye etmek demektir.

Bundan yoksun bir insan istediği kadar ibadet etsin, benim gözümde tek kelimeyle ‘aklaksızdır..’

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üzerinde çalışılan yeni bir taciz ve tecavüz davası gündemdedir.

Biliyor musunuz, meclise gelecek bu yasa teklifinde taciz ve tecavüz olaylarında çocuğun yaşının dokuzdan küçük olup olmayacağına bakılacak, dokuzdan küçükse en ağır ceza, 9’dan büyük ise kademeli cezalar öngörülmektedir.

Tacize uğrayan, tecavüz edilen kişi 60 yaşında olsa ne yazar.

Bunu yapan 9 yaşındaki çocuğu da taciz etse, tecavüz etse, 60 yaşındaki kadını da taciz etse, tecavüz etse yapanın adı bana göre ‘sapık’tır.

Cezasının da aynı olması gerekir.

Kayseri’de yine bu günlerde sanırım iki özel okulda, beden dersi öğretmeninin tacizleri tartışılıyor.

Yani Ahlakla taçlandırılmamış bir eğitim, ahlaki kuralları ön plana çıkmamış bir din, ahlakla taçlandırılmamış bir sosyal hayat aynı sonuca götürür insanı.

Zira bu gün, ahlaksızlığı destekleyen bir cehalet ile cehaleti destekleyen bir ahlaksızlık kol kola girmiş, güzel ülkemi bir yerlere sürüklüyor..

Yani ceza yasalarına ağır yaptırımlar koyarak, ahlakı beyinlere yerleştiremezsiniz.

Bunun yolu eğitimden geçen.

Siz eğer, ‘Bademleme’ denilen ahlaksızlığı dinin bir gereği olarak gören ve ders sırasında sınıftaki oğlan çocuklarından hangisini bademleyeceğini hesaplayan, ayrıca hiçbir resmi özelliği olmadığı halde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarımıza sokulan tiplere okulların kapılarını sonuna kadar açarsanız, tacizi de tecavüzü de, küçük yaşta evliliği de önleyemezsiniz.

Bu cami imamının, cami girişine astığı bir yazıyı hep hatırlarım;

Der ki bu yazıda;

ÇOCUKLARIMIZA İBADETLER ÖĞRETMEDEN ÖNCE

AHLAKLI OLMAYI ÖĞRETELİM YOKSA ÇOCUKLARIMIZ:

NAMAZ KILAN BİR HIRSIZ

ORUÇ TUTAN BİR SAPIK

HACCA GİDEN BİR YALANCI

KURBAN KESEN BİR TEFECİ

ŞEHADET GETİREN BİR TERÖRİST OLABİLİR.

Türkiye Cumhuriyeti Medeni Kanunu 18 yaşından küçük olan çocukları, ‘çocuk’ kabul eder.

9 yaşındaki tacize uğradığında tacizciye ayrı ceza, 12 yaşında tecavüze uğrayan çocuğun tecavüzcüsüne ayrı ceza, tecavüz ettiği çocukla evlenene ayrı ceza, sapıklığı, tacizi, tecavüzü,  şiddeti önlemez.

Sadece sapıkların, korkunç hayallerini gerçekleştirmeden, çocuğa yaşını sormaları sonucunu getirir..

O kadar..

Dilerim bu yasa meclise geldiğinde, parmak kaldıracak her milletvekili, çocuğunun geleceği için kararını, gelen talimata göre değil, yavrusunun geleceğine göre verir.

Yazarın Diğer Yazıları