OLMADI, YAKIŞMADI..
Ahmet ZORLU
Cumhuriyet Halk Partisi’nin il kongresi yapılıyor.
Deniz Baykal genel başkan..
Tam 3 aday var, il başkanlığı için.
Listelerini hazırladılar, ama hiç biri bu kente 3 dönem seçilerek belediye başkanı olarak hizmet etmiş bir ismi, Niyazi Bahçecioğlu’nu kurultay delegesi listesine yazmamıştı.
Oysa o yıllarda Niyazi Bahçecioğlu, “Beni bu kent ve bu parti 3 kez belediye başkanı yaptı, hayatta olduğum sürece bu partiye ve bu kente hizmet etmekle mükellefim” diyerek, amatör bir ruhla kongre için koşturuyordu.
O zaman, bir köşe yazımda, İl Başkan Adaylarına, “Kayseri Halkının, CHP Seçmeninin 3 dönem bu kente belediye başkanlığı için uygun gördüğü bir isme nasıl listelerinizde yer vermezsiniz? Bu ayıp partinizin adının yanında bir olumsuzluk olarak hep asılı duracaktır” demiştim.
Geride bıraktığımız hafta sonu CHP Melikgazi İlçe Kongresi vardı.
İki isim, il eski başkanı Mustafa Ayan ve İl Kadın kolları Başkanı Şehriban Peker, il delegesi yapılmadı.
Bu iki ismin, bir tanesi halen il başkanı.
Yani il kadın kollarının örgütlenmesinden sorumlu bir isim.
Harıl harıl ilçeleri gezip, ilçe kadın kollarının kongre çalışmalarına nezaret ediyor.
Son iki yıldır izlediğim kadarıyla, sabahın kör karanlığında, evini, eşini ve çocuklarını ihmal etme pahasına, yanında bir grup kadınla ilçe ilçe, köy köy geziyor.
Partisi adına, imkansızlıkları boş vererek siyasal çalışmalar yürütüyor.
Ama ilçe başkanı seçilen zat, ya da partinin önünden bile geçmeyen, ama kongreden kongreye gelip kendisine dikte ettirilen isim ve isimlere oy kullanan bir avuç delege onun il başkanlığı seçiminde delege olmasını bile çok görüyor.
Ve il eski başkanı Mustafa Ayan.
Beğenelim veya beğenmeyelim, en kritik dönemlerde partisinin seçim çalışmalarını yürüten bir isim.
İl Başkanlığı sırasındaki bazı olumsuz uygulamalarını ben de eleştirdim
Ama il başkanlığı yaptı, partisine katkı vermeye çalıştı, imkânları ölçüsünde.
Yani Sayın Cetin Arık’ın özel şoföründen daha çok katkısı oldu partiye..
Şimdi o da il delegesi değil.
Ayıptır kardeşim.
Yazıktır kardeşim.
Günahtır kardeşim..
. . . .
Bu gün köşemizi muhalefete ayırdığımıza göre, bu bölümde sizi Meclise bütçe görüşmelerine götüreceğim..
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Tarım Bakanlığı Bütçesi görüşülüyor.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, partisi adına söz alıyor.
Amacı, hükümetin yanlış tarım politikalarını gündeme getirmek.
Ama Malum.
Hükümetin başı ve partisinin başı kanka..
Tarım Bakanlığı ile ilgili bölüme gelene kadar, rica mahiyetinde sulama projelerini anlatıyor.
Sonra önce bir noktanın altını kalın çizgilerle çizip, “Buraya muhalefet etmek için değil, bir çiftçi olarak çıkıp söz aldım..” diyor.
Ve tarımın içler acısı halini birkaç cümleyle özetliyor.
Türk Çiftçisinin, dünyanın en pahalı gübresi ve mazotunu kullandığını söylüyor ki, haklı.
Sonra, tam buğday hasadı başladığında bakanlığın buğday ithalatın yöneldiğine dikkat çekiyor ki haklı.
Ve Sayın Bahçeli belki inanmaz diye, bir kez daha muhalefet yapmak için konuşmadığını, yemin billah şu sözlerle tekrarlıyor:
" Eğer muhalefet yapmak için konuşuyorsam Allah belamı versin, ben çiftçiyi korumak için konuşuyorum. Mısır çıktı bir ay önce, mısır fiyatı 900-800 lira, hasat başladı bir ithalat kararı fiyat düştü 700 liraya. Üreticiyi korumak yerine aracıları, tüccarı, faizcileri koruyorsunuz, paradan para kazananları koruyorsunuz."
Biri Sayın Varlı’ya, muhalefet partilerinin ve muhalefet partisi milletvekillerinin, yanlışı savunmak veya yanlışa sessiz kalmak için değil, genel başkanına rağmen yanlışı gündeme getirmek için seçildiklerini hatırlatsa iyi olacak.
Neyse ki, Sayın Varlı’ya TV Kanalları ve sosyal medya geniş yer verdi.
Yani genel başkan gazabından şimdilik kurtulduğunu sanıyorum.
Bu örneği neden mi verdim..
Bir liderin, partisinin milletvekillerini ne hale getirdiğini örneklemek için..
Kişiliksiz, kimliksiz, teslimiyetçi politik söylemler ve uygulamalar MHP gibi bir partiye yakışmıyor.