Ahmet ZORLU

OLMADI SAYIN BAHÇELİ..

Ahmet ZORLU

MHP Lideri Devlet Bahçeli, iki gece önce, Meral Akşener ve İyi Parti için istihareye yatmış, önceki gün sabah saatlerinde de gözünün çapağı ile kameraların karşısına geçerek, siyaseten kalan zerrelerini de milletin gönlünden kazımak adına, demokrasinin seçim öncesi sandığa yansıması adına, Milletvekili oylarıyla değil, millet oylarıyla aday olmaya karar veren Meral Akşener için imza vereceklerin Fetöcü soruşturmasına tabi tutulmaları gerektiğini ilan etmiş.

Etmekle kalmamış, “Bu imza atacaklar için İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı ne yapacak acaba?” diyerek baskı uygulanması adına adeta resmi olmayan talimat vermiştir.

Sayın Bahçeli, fetönün yuvalandığı siyasi ayağı arıyorsan önce kayığına sığındığın iktidar partisinin 16 yıllık icraatlarını göz önüne getir.

Sonra da stok ettiğin ne kadar tursil varsa, ne kadar arap sabunu varsa onları kullan ve ortağının Fetö kirlerini temizle.

Ayıptır, yazıktır, günahtır..

Pensilvanva Haini’nin İyi Parti Genel Başkanı için bir talimat verip vermediğini bilmiyorum.

Ama 2010 referandumunda, “İmkan bulsam da mezadakileri de kaldırıp Evet için oy vermelerini sağlasam” diyerek, iktidarın yanında yeraldığını bu millet çok iyi biliyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin neredeyse en kıdemli siyaset adamı olarak yaptığın bu çıkışla, hala senin yanında olan insanların bile başını bir kez daha yere eğdirdin.

Biliyor musun, sen bu açıklamayı yaparken, bir çok ailede “Gidip hep birlikte Akşener ve Karamollaoğlu’nu aday gösterelim” kararları alındı.

Bir çok insan ise Seçim Kurulu’na gitmekten vazgeçti.

Ama gönlünde demokrasi olan insanları harekete geçirdiniz.

Zira, bu gün Türk Siyasetinde İyi Parti diye bir siyasal hareket varsa bu sizin eserinizdir.

MHP’de görev talep eden ama arka kapıdan kovularak partiyle bağları koparılan insanların başlattığı İyilik Hareketi, Merkez Sağı yeniden ayağa kaldıran bu siyasal yapı haline gelmiştir.

Unutmayın, siz gerçekten tartışılmaz bir lider olsaydınız, her kurultayda bir yol arkadaşınız ‘Ben daha iyi yaparım’ diye karşınıza çıkmazdı.

Merhum Alpaslan Türkeş’in genel başkanlığını bir düşünün.

Bir tek kişi çıkıp da Merhum Türkeş’in karşısına genel başkan adayı olmuş mudur?

Sizin kaygınız, 24 Haziran seçimlerinde sandıktan çıkacak sonucun, partinizin de sonu olduğunu görme kaygısıdır.

Öyle olmasaydı, bu milletin derdini kendinize dert bilseydiniz bu gün siyaseten durduğunuz yerin inandığınız davaya ihanet çizgisinin ötesi olduğunu görür, ona göre kararlar alırdınız.

Kabul edin, Meral Akşener’in bu millete güvenerek, yeni kurduğu bir partinin lideri olduğuna bakmaksızın kendisini Türk Milletine emanet ederek, partisinin milletvekilleri tarafından değil, millet tarafından aday gösterilmesi talebini hazmedemiyorsunuz.

Fetönün siyasi ayağını arıyorsanız, şöyle bir çevrenizdekileri gözden geçirin.

17-25 Aralık Erdoğan adını Sayın Cumhurbaşkanına siz taktınız.

Ergenekon, Balyoz gibi uydurma soruşturmalarla cezaevlerine sokulan birlerce Şerefli Türk Askerinden utanmıyorsanız bile, Engin Alan’dan da mı utanmıyorsunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsilcisi olmayan Temel Karamollaoğlu, hatta Doğu Perinçek Cuhurbaşkanlığı adaylığı için milletten imza toplarken, kendiniz aday olacağınıza, partinizi ve partililerinizin oylarını iktidara ipotek ettirmek mi size ağır gelmiyor mu?.

Biliyorum, korku dağları sardı.

Ama akıbetten kimse kaçamaz.

Hele hayatı yanlışlarla dolu olan yöneticiler hiç mi hiç kaçamaz.

Sayın Bahçeli’nin bu beyhude hamlesinden sonra, demokrasiye inanan, seçmen iradesini her şeyin üstünde tutan, bu güne kadar Türk Milliyetçiliğini MHP Çatını altında başarıyla temsil eden, onurlu haysiyetli MHP Kurmaylarının durumlarını ve konumlarını bir kez daha gözden geçireceklerine inanıyorum.

Zira, bu son hamle siyasi zübüklüğün nirvanasıdır.

 

Yazarın Diğer Yazıları