ÖLÇÜLMEK..
Ahmet ZORLU
İnsan yaşadığı toplum içindeki yerini zaman zaman ölçmeli bence.
Çalışmaları, toplumla paylaştığı düşünceleri, çizgisi, mesleki itibarı hangi noktada, bunu görmeli, buna göre kendisine gerekiyorsa çeki-düzen vermeli..
Yaklaşık 20 gün önce basımı tamamlanan ve ilk olarak Ankara Kitap Fuarı, ardından Kayseri’de piyasaya çıkan Fetözedeler-Fetözadeler isimli kitabımın imza günü vardı geride kalan Cumartesi günü.
Sizi bilmem ama ben, bu tür sosyal etkinlikler öncesi bir gerilirim “Ya hayal kırıklığı yaşarsam, beklentilerim boşa çıkarsa” diye..
6,5 saatlik bir zaman diliminde dostlarla, kitap dostları ile bir araya gelecek, sohbet edip kitap imzalayacaktım çünkü.
İmza etkinliği noktasında da, bir iki dostun işyeri vitrinine astığı afiş, sosyal medyada duyurduğum program ve ikinci adresim olan Kayseri Olay Gazetesi’ndeki haber ve 38 Kent TV’deki söyleşi dışında çok fazla çaba sergilemedim. Hemen hakkını vermeliyim, Deniz Postası Gazetesi’nde de bir söyleşiye ver verdi, kardeşlerim.
Cumartesi öğleye doğru bir hayli gergin olduğumu hisettim.
Ama imza programının saati bile gelmeden oluşan sirkülasyon bu gerginliği mutluluğa bıraktı.
Zira, saat 13.30’dan itibaren grup grup insanlar gelip bir yandan sohbet ettiler, bir yandan kitaplarını alıp imzalattılar.
Saat 19.00’a geldiğinde belki dünyanın en mutlu insanı bendim.
Zira, yaptıklarımın, yazdıklarımın, görüşlerimin bu kentte bir karşılığı olduğunu gördüm.
Hayal kırıklıklarım da oldu.
Ama önce, teşekkür etmem gerekenlerle başlamak istiyorum.
Yoğun etkinlik programlarına rağmen zaman ayırarak, imza etkinliğimi onurlandıran Kayseri’nin Ali Paşası, Jandarma Bölge eski Komutanı, Fetö Kumpası Mağduru Ali Aydın Paşa, Kayseri’nin sevgi ve saygısını kazanmış Prof. Dr. Abdulkadir Yuvalı, İyi Parti İl Başkanı Sayın Hüseyin Tekin ve İyi Parti yöneticileri, CHP Yöneticileri ve üyeleri başta olmak üzere, yerel ve genel siyasette rol almış çok sayıda insanı ağırlama imkanı buldum.
Kitabın her aşamasında yanıbaşımda bulduğu Tevfik Eraslan Kardeşimin katkıları unutulmaz düzeydeydi.
Kitap sürecinde, her zaman yakın ilgisini yanımda hisettiğim, Sahabiye ve Karadeniz Ailesine ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Patronlarından ve muktedirlerden azar işitmekten çekinmeden etkinliğime katılan meslektaşlarımın zaten gönlümde ayrı bir yeri var.
Ve neredeyse 40 yıldır, bu kentin kültür trenine lokomotif olarak hizmet veren Aydın Çetinkaya, Ayhan Çetinkaya ile Kıvılcım Kitabevlerinin, bu kente, bu kentin kültürel gelişimine ne büyük hizmetleri olduğunu da bir kez daha vurgulamakta yarar görüyorum.
Bu arada seçildiği günden bu yana Fetö ile ilgili yazılarımda sık sık kulağını çınlattığım bir isim olmasına rağmen Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mahmut Hiçyılmaz ile Yönetim Kurulu üyelerinin ziyareti de, eleştirel gazeteciliğin hala bir çok kesimden saygı gördüğünü göstermesi açısından bana göre önemli ayrıntıydı.
Ama beni bu programda en çok mutlu eden nedir derseniz?
Hayatta hiç karşı karşıya gelmediğim, ama yazılarımı gazeteden, sosyal medyadan takip eden, tanışmak ve kitap imzalatmak için gelenler. Onların, köşe yazılarım ve kitap hakkında dile getirdikleri övgüler. Bu bana mutluluğun ötesinde, yeni projeler geliştirmek, doğru adına yeni şeyler yapmak noktasında da sorumluluk verdi. Onlara teşekkürüm, çok daha içten ve çok daha sammi.
Fetözedeler-Fetözadeler Kitabında, kumpas mağduru olarak örnek verdiğim 3 kurum vardı. Bir Kayseri Şeker Fabrikası, iki Kayseri Ticaret Odası ve Par Grup. Yani Türker ve İlker Horoz.
Tamam, halen AKP’ye, özellikle yerelde hakim olan Fetözadeler’in bu kitaba, imza gününe ilgi göstermelerini beklemek yanlıştı. Ama biliyor musunuz, bu 3 kurumda Fetö’nun mağdur ettiği insanlardan tek bir tanesi eve yanlış duymadınız tek bir tanesi gelmedi imza gününe.
Tamam Horoz kardeşlerini anlarım, hala iktidar kayığına tutunmuş işlerini yürütmeye çalışıyor.
Ticaret Odası eski Başkanı Hasan Ali Kilci’yi de anlarım.
Niye anladığımı kendileri benden iyi biliyor.
E be kardeşim, Par Operasyonunda, Ticaret Odası Operasyonunda, Şeker Operasyonunda mağdur olan 3 kişi miydi.
Onlarca ismin onuru ile haysiyeti ile oynanmadı mı?
Bu korku, bu sinmişlik devam ettiği ve Fetözedeler, yani sırf Fetö yapılanmasına teslim olmadıkları için görevlerinden edilenlerin sesi gür çıkmadığı sürece, kumpasları koordine edenler siyaset ve bürokrasi basamaklarını üçer beşer tırmanmaya devam edecektir.
Sonuç; Geride bıraktığımız Cumartesi günü gerçekleştirdiğim imza gününde, çizgimin, yazdıklarımın, yaptıklarımın karşılığının fazlasıyla bu kentte varolduğunu gördüm.
Mutluyum, herkese gönülden teşekkür ederim..