OKULDA NEYMİŞ..
Ahmet ZORLU
Bir üniversiteye rektör mü olmak istiyorsunuz, Prof. olmaya gerek kalmadı.
Adalet sisteminde ‘Hakim’mi olmak istiorsunuz, Hukuk Fakültesi’nde 4 yıl kanun, mevzuat, Çağdaş Hukuk gibi alanlarda dirsek çürütmenize gerek yok.
Kırşehir Üniversitesi’nin 4 yıllık bir fakültesinden mezun olmanız yeterli..
Memleket’e Vali olmayı mı hayal ediyorsunuz, Mülkiye gibi köklü bir okul’da dirsek çürütmenize gerek yok. Cumhurbaşkanlığı kararnamesine adını yazdıracak güçlü bir torpil yeterli..
Şaka değil, bu üç alan Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yeniden düzenlendi.
Yakında, doktor olmak için Tıp Fakültelerinde 6 yıl dirsek çürütmeye gerek yok türünden bir genelge de yayınlanır ve yürürlüğe girerse kimse şaşırmasın..
Nasıl ki, bakan olmak için meclis kürsülerinde ülkenin meselelerini yıllarca tartışmak, araştırmalar yapmak zorunluluğu ortadan kalktı ise, artık vali olmak, hakim olmak da kolaylaştı güzel ülkemde.
Çağdaş Dünya, beyin naklini tartışırken, bizde Sülük ve Hacamatın sağlıktaki önemi yeni yeni keşfediliyor.
Kamuda liyakatın cenazesini kaldırdık.
Artık liyakat değil, biattır esas olan, kamuda yükselme için.
Mesela, Milli Savunma Bakanlığı görevine getirilen, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a, emekli silah arkadaşı Emekli Koramiral Atilla Kıyat’ın sosyal medya aracılığı ile gönderdiği tebrik! Mesajı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ne hale getirildiğini anlatması bakımından hayli ilginç.
Bakın, Orta Anadolu Fabrikası’nda yıllarca yöneticilik yapan Sayın Kıyat, ne diyor mesajında;
“Değerli Kardeşim Hulusi Akar,
Kabine açıklandı ve Milli Savunma Bakanı olduğunuzu, büyük bir mutlulukla öğrendim.
Cumhurbaşkanlığı sistemi ile çağ atlayan demokrasimizde bu makama sizden daha çok yakışacak tek bir kişi dahi olmadığı konusunda, Cumhurbaşkanı ile aynı fikirdeyim. Bu seçimden dolayı hem kendilerini hem de sizi yürekten kutlarım. Mutluluğumun diğer bir nedeni de artık üniforma giymeyecek oluşunuzdur.
“1 . Emrinizde görev yapan binlerce vatan haininin Türkiye’ye 15 Temmuz kara gününü yaşatması.
2. Bu vatan hainlerinin sizi rehin almaları.
3. Harp Akademileri ve Askeri Liselerin kapatılmasına, Harp Okullarının Kuvvet Komutanlıklarının emrinden alınarak, sivil bir rektörün emrine verilmesine, kuvvet komutanlıklarının emrinizden alınarak Milli Savunma Bakanına bağlanmasına sessiz kalmanız...
4. Binlerce askeri öğrencinin, haklarında hiçbir soruşturma açılmaksızın, okullarından atılmasına göz yummanız...
5. Askeri hastanelerin kapatılmasına tepkisizliğiniz...
6. Askeri okullara çalınan suallerle girdikleri kanıtlananlar dışında, 15 Temmuz gecesi amirlerinin emirleri ile ve terörü önlemeye gidiyoruz diye aldatılarak, okullarından çıkarılan öğrencilerin müebbet hapse mahkum olmalarından rahatsız olmamanız...
Muhakkak, daha önemli nitelikleriniz de vardır.
Ben listeyi uzatmayayım. Bu özellikleriniz de, siyasilerin malumudur.
Sizi ve sizi bu göreve layık görenleri yürekten kutlar, başarılar dilerim.
Emekli Koramiral
Atilla Kıyat”
Bu arada, “Reisin Kabinesinde Kayserili bir bakan var” diyenleri de uyarayım.
Genelkurmay eski Başkanı, Milli Savunma yeni Bakanı Sayın Hulusi Akar Kayserili değildir. Ailesi Balıkesirlidir.
Ama Kayseri’de eğitim görmüş bir isimdir.
Yani, yeni hükümet modelinde Kayseri görmemezlikten gelinmiştir.
Zira, Kayseri’de 16 yıldır Milletvekili olarak gönderdiğimiz bazı isimlerin hem Kayseri’ye, hem Türkiye’ye oldukça ağır maliyetleri olmuştur.
Bu millet, Fetö’nün hakim olduğu dönemde ve Fetö’ye operasyon yapılırken yargıya ayar girişimleri tape konusu olan Sayın Elitaş’ı, Doğu ve Güneydoğu’da yüzde 70’leri aşan kaçak elektriğin bedelini bu milletin sırtına yükleyen Sayın Yıldız’ı, Fetullah Gülen’in soyadından esinlenerek gariban çocuklarını ‘Gülen Yüzler’ Projesiyle Fetöcü Dersane öğretmenleri ile buluşturup, beyin yıkama kursları açılmasına vesile olan Sayın Özhaseki’yi, Pensilvanya’da Fetullah Gülen’in dizinin dibinden objektiflere sırıtan Sayın İsmail Tamer’i, 15 Temmuz’dan sonra ilk kapatılan kurumlardan biri olan, ‘Kocaeli Serhat Hukukçular Derneği’nin kurucu Başkanı Hülya Nergis’i, babasından aldığı milletvekilliği görevini oğluna devretmeyi hedefleyen İsmail Emrah Karayel’i nasıl unutur..