NEDİR YOLSUZLUK?
Ahmet ZORLU
Bir zamanlar, Milli Kahraman! haline getirdiğiniz Reza Zarab için herkes seferber oldu farkında mısınız?
Neymiş, konuşturacaklar, milli birliğimiz tehlikeye girecek, suçlu ilan edileceğiz diye..
Hiç sordunuz mu kendinize, Reza’ya konuşacak malzeme veren, dolarcıkları uğruna önüne yatan, tv’ye çıkıp “Türkiye’nin bütçe açığını tek başıma kapatıyorum” ukalalığı yaparken kendine gel demeyen, kendisine plaket vermek için bakanların birbirini ezdiği bir dönemde, bu ihanet taşeronunu sırtlayanların hiç mi suçu yok?
Literatüre Ayakkabı kutusunda dolar, çikolata paketinde rüşvet, elbise kılıfında para gönderme gibi kavramlar kazandıran, bakan çocuklarının evlerine rüşvet için para kasaları, para sayma makineleri yerleştirmesine vesile olan bu adam bu herzeleri yerken önünü açanlar hiç mi sorumlu değildir diye..
Şimdi ne diyor ABD Adaleti.
“Reza’nın önüne yattınız, ülkesine uygulanan ambargoyu delmesine öncülük ettiniz ve nemalandınız..”
Yani, ülkenizi yönetenler ve yolsuzluk zincirine birer halka oldular.
Peki, hiç düşündünüz mü, yolsuzluk illa ki çalmak mıdır?
Yolsuzluk illa ki rüşvet almak mıdır?
Günlerdir buna kafa yordum, yolsuzluk tanımına girecek bazı uygulamaları bir bir kafamda şekillendirdim ve sizin huzurunuzda kağıda döküyorum.
Yolsuzluk; Kamu malını, yöneten koltuğunda oturanların, kendi lüksleri, rahatları için kullanmasıdır.
Yolsuzluk; Durumu malum ülkenin, durumu malum olması gereken yönetenlerinin Brunei Sultanının hayat tarzına özenmeleri ve uçak filoları, araç filoları, koruma orduları ile gezmesidir.
Yolsuzluk; Yönettiğin ülkenin, Milli Gelirinin yüzde 15’ini 100 aileye taksim etmektir.
Yolsuzluk; Yapılacak bir işin, fizibitesi bile yapılmadan hayata geçirilmesidir.
Yolsuzluk; Doğa ve Yeşil katliamına seyirci kalmak veya bu katliama öncülük etmektir.
Yolsuzluk; "Bu milletin a... koyacağız" sözleri her yerde yankılanırken, o milletin temsilcisi olduğunu unutup, öyle bir pisliğin elini sıkıp ödüllendirmek, ihaleye boğmaktır.
Yolsuzluk; Hukuk kurumlarını emir eri haline getirmemektir.
Yolsuzluk; Yasama, Yargı, Mit, Emniyet gibi Anayasal kurumların, olması gerektiği çalışmasına tahammül edememek ve o kurumları paralı asker konumuna getirmektir..
Yolsuzluk; Ülkenin onyıllardır varolan dış politika çizgilerini ortadan kaldırarak, kişisel egoları dış politika haline getirmektir.
Yolsuzluk; Başka bir ülkenin ayrılıkçılarına el altından lojistik destek sağlamaktır.
Yolsuzluk; Ortaya saçılan para kasaları, ayakkabı kutularına rağmen bu tür şaibe bulaşmışlarla kol kola yürümeye devam etmektir.
Yolsuzluk; Devleti ele geçiren bir ihanet örgütüne, daha fazlasını istediğinde “Ne istediniz de vermedik” demektir.
Yolsuzluk; Resmi göreviniz bitmesine rağmen 45 hizmetli, 55 güvenlik görevlisi ve devletin 18 aracı ile, devletin köşkünde safa sürmektir.
Yolsuzluk; Ülkenin eğitim sistemini alt üst ederek, hiç bir şey bilmeyen okumuşlar oluşturmaktır.
Yolsuzluk; Dünyanın bildiği doğruları, yanlış bilgi kırıntıları ile ambalajlayıp topluma sunmaya çalışmaktır.
Yolsuzluk; Herkesin yöneticisi olduğunuzu unutup, hoşnutsuzları "Terörist, vatan Haini," gibi göstermeye çalışmaktır.
Yolsuzluk; Demokratik rejimin olmazsa olmazı, hür basını baskı altına almak, basın özgürlüğünde yönettiğiniz ülkeyi Uganda’nın bile getirisine getirmektir.
Yolsuzluk; Parası olmayan ölsün anlayışı ile paralılara, para karşılığı tezkere ve çürük raporu dağıtmak, fakir çocuklarını ise cepheye sürmektir.
Yolsuzluk; Halkı gibi yaşamamaktır.
Yolsuzluk; Yırtık ayakkabı ile göreve gelip trilyoner yöneticiler listesine adını yazdırmaktır.
Yolsuzluk; Misak-ı Milli kavramını pazarlık masasına koymaktır.
Yolsuzluk; Analar ağlamasın ambalajına sararak, hakkında bir kaç kez ağırlaştırılmış müebbet cezası bulunan bir vatan hainini devletle aynı pazarlık masasına oturtmaktır.
Yolsuzluk; Devlet ihalelerini, "Sen-ben-bizim oğlan" anlayışında birilerine peşkeş çekmektir.
Yolsuzluk; Devlet düşmanlarının tükettiği ama bedelini ödemediği elektriğin parasını vatandaşın omuzlarına yüklemektir.
Yolsuzluk; 2 liraya satılması gereken benzini, dolaylı vergilerle 6 küsur liraya vatandaşa satmanın adıdır.
Yolsuzluk; Tarımsal alanda kendi kendine yeten bir ülkeyi teslim alıp, saman bile ithal etmek zorunda bırakmaktır,
Yolsuzluk; Komşu ülkelerde 5-10 liraya satılan eti 60 lira yapıp, o başka ülkelerden insanların vücutlarına et sarıp Türkiyeye getirmesine yol açmaktır.
Yolsuzluk; Kontrol edilemeyen işsizliği, ateşini yükselttiğiniz enflasyonu, Dolar ve Avronun Türk Lirasını bitiren yükselişini Dış Güçlerin oyunu olarak halka sunma becerisidir.
Kısacası;
Yasalara, devlet geleneğine uymayan, vicdanınıza hesap veremediğiniz her uygulamanın adıdır yolsuzluk.
Ayrıca bir kaç suç tanımı daha vardır.
Bunlardan birincisi, kupon arsa peşinde koşmanın adı hırsızlıktır.
İkincisi, ihale karşılığı komisyon almak ise hem hırsızlık, hem de görevi suistimaldir.
Ülkenin sınırlarının bir bölümünü pazarlık masasına koymanın adı ise vatan hainliğidir.
Masum, demokratik hakkını kullanmak için sokağa çıkanları çıktıklarına pişman etmenin adı ise despotizmdir.
İnceleyin dünya tarihini, bir çok ülkede yukarıdaki tanımlardan birine mutlaka uyan yönetici profili vardır.
Neyse ki; Çok şükür, bizde yukarıdaki tanımların içine koyabileceğimiz yönetici çıkmadı, çıkmaz..