MODERNİTE DÜŞMANLIĞI..
Ahmet ZORLU
Haber, geride bıraktığımız Cumartesi Günü Kayseri Olay Gazetesi’ndeydi..
Sanırım Cafer Kardeşim haberleştirmişti..
Kelli felli sendika başkanı ve yöneticilerin fotoğrafları da yer alıyordu.
İktidarın uydusu haline getirilmiş Memursun’e bağlı Sağlık Sendikasının, harekete geçerek büyük bir ayıbı ortadan kaldırmak için çalışmaya başladığı belirtiliyordu.
Konu, Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarının sağlık hizmeti aldığı, ancak kararname ile Sağlık Bakanlığı’na devredilen bir hastanede bulunan Alafranga Tuvaletlerin, Alaturka’ya dönüştürülmesine yönelik çalışmayı içeriyordu.
Gel de bu sendika yönetimini ayakta alkışlama.
Ne büyük! bir sosyal probleme parmak basıp çözümü için adım atmışlardı..
Maalesef, son yıllarda moda haline gelen uygulamalar var.
Üniversitede hoca mısınız. Çıkıp, “Eğitimlilerin halini düşündükçe beni afakanlar basıyor. Bu ülkeyi cahillerin feraseti ayakta tutuyor” diye bir demeç patlatacaksınız, YÖK Yönetiminde yeriniz hazır.
Ya da, başına getirildiğiniz kurumun tuvaletlerindeki pisuvarları kırıp atacaksınız, ardından “Ayakta işemek günahtır” diye bir açıklama, Genel Müdürlükte koltuğunuz hazır, ya daire başkanı ya da genel müdür yardımcısısınız..
Müdürlüğünü yaptığınız okulun giriş-çıkışında kızlarla erkeklerin kullandığı basamakları ayıracaksınız, kıymetli yönetici olarak ödüllendirilirsiniz.
Belediye Başkanı iseniz, toplu taşım araçlarını kadına ve erkeğe özel dizayn ettireceksiniz, bir dahaki seçimde kesin aday gösterilirsiniz.
Yasa ve yönetmeliklerin sınırlarını zorlayarak, sakal-şalvar modasına uyum sağlayacaksınız, bir üst görev sizi bekliyor.
Çocuğunuzu mu evlendireceksiniz, mutlaka harem-selam uygulamalı bir düğün yaptıracaksınız. Bakınız o zaman, nasıl keşfediliyorsunuz.
Hadi onu da yapmadınız, satın oturduğunuz evi, kiraya çıkın ve parasıyla bir umre seyahati gerçekleştirin.
Ama Umre’de Memleket büyükerine gözükmeyi ihmal etmeyin. Gözükmeseniz bile, Kabe’nin önünde bol bol Selfie çektirip her sabah sosyal medyada paylaşın, merak etmeyin sattığınız evin parasının 10 katını kazanma garantiniz var.
Onu da mı yapamadınız, bir memleket büyüğünü ziyaret sırasında, “Namaz vaktini kaçırdım” diyerek, köşede iki rekat namaza durun, bakınız sizden nasıl stayişle bahsediliyor.
Onu da beceremediniz diyelim, okullarda eşofmanla beden dersinin, zina anlamına geldiğini sosyal medyadan paylaşıverin.
Bunuda mı beceremidiniz, Hz. Nuh’un, tufan sırasında oğlunu cep telefonu ile aradığını iddia edin..
Tufan sırasında medeniyetin, 400 metre uzunluğunda gemi inşa edecek, her canlıdan bir klonlanmış yumurtayı bu gemiye koyacak kadar ileri olduğunu söyleyin, hatta işi daha da ileri götürerek, Peygamberimizin, Miraç Mucizesini bu gün bile henüz yapılamayan modern bir uzay aracı ile gerçekleştirdiğini iddia edin.
Hadi daha kolay bir yol göstereyim size, ağzınızı her açtığınızda çevrenizdekilerin duyacağı şekilde ‘Ya allah, Tövbe Estağfurullan, Bismillah, İnşallah, Suphanallah, Allahuekber” gibi kelimeleri salya sümük tekrarlayın.
Korkmayın, ağzı bir karış açık sizi dinleyen, size inanan saf insanlar topluluğu ve milleti uyutmaktaki maharetinizi görecek siyasiler bulabileceksiniz.
Dinin ve inancın, ikbal ve istikbal için bu kadar tahrif edildiği, Arap Halklarının yaşam tarzının Sünnet diye lanse edildiği, kadının bu kadar ötekileştirildiği, din adına insanların inançlarının kişisel çıkarlara ciro edildiği bir dönem yaşamadım bu güzel ülkemde.
Sağlık Sen yöneticilerine tavsiyemdir, klozetlerin yerine derin fosseptik çukurları açtırsınlar.
Tuvalet kağıdının yerine de her gün boşalan bölümü doldurulacak şekilde birer teneke taş koysunlar ki, tuvaletleri kullanacaklar kıçlarını onunla temizler.
Yazıklar olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Dikkat çekmek, görevde yükselmek adına sergilenen bu girişimler, bu çabalar sadece ve sadece utandırıyor beni..
Gerçek İslam’ı, Kur’an Dinini, Peygamber Sünnetini mumla arar hale getirdiler adamlar, hem de Allah diye diye, Kur’an diye diye bunu yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.
Sağlık Sendikası yöneticilerini, bu büyük toplumsal yaraya parmak bastıkları için kutluyor, tüm sendikaların yöneticilerini, böylesine büyük toplumsal sorunlar! için kafa yormaya ve çaba göstermeye davet ediyorum..
Nasılsa çalışanların maaş zamları, çalışma koşulları, taşeron, kadro gibi meseleler onların sorunu değil.