KÜLTÜR MESELESİ..
Ahmet ZORLU
Eylül sekiz yaşında taciz ve tecavüz edildikten sonra öldürüldü.
Türkiye bu olayla çalkalanırken, Develi İlçesi karıştı.
6 yaşında çocuğa taciz girişimi polis baskını ile ortaya çıktı.
Daha gerilere gitmeye gerek yok.
Karaman Vakası hala ilk günkü gibi hafızalarda.
45 Çocuk, bir Vakıf Yurdu’nda sistemli olarak taciz ve tücavüze uğradı.
Eylül olayının ortaya çıkmasından sonra Milletin büyük bölümü koro halinde ‘İdam’ çağrısı yapmaya başladı.
Toplum olarak yakalandığımız en büyük hastalık, nedenleri değil sonuçları konuşur olmamız.
Eylül’e tecavüz edip öldüren için idam diye bağırırken hiç birimiz, Eylül’ün yaşındakilere nikah düşer derken sesimiz çıkmadığı gibi bu ahlaksız güruhun önünde düğme ilikledik.
6 yaşında kız çocuğuna nikah düşer dedi bu ülkedeki çakma alimler, hanginiz tepki gösterdi, hanginiz “Allah senin belanı versin sapık’ diye haykırdı.
6 Yaşında çocuğa nikah düşer demek sapıklık değil midir, sapkınlık değilmidir.
Erkek çocuklarına yönelik cinsel istismarın dinde yeri olduğunu, buna bademleme dendiğini bile söyledi bazı kara kafalılar.
Hangimizin sesi çıktı.
Karaman’da 45 çocuğun taciz ve tecavüze uğradığı yurdun bağlı olduğu vakfın başkanı şimdi mecliste vekil.
Hanginiz, ‘Yahu bu kadar da olmaz.” dedi.
Karaman’daki yüz kızartıcı olay ortaya çıkınca ne demişti hükümetin Bakanı, “Bir seferden bir şey olmaz” demişti hatırlayın.
Bakan Bozdağ çıkıyor ve cinsel suçlarla ilgili hadım uygulamasından bahsediyor.
Siz önce, küçük yaşta çocuğu cinsel obje hale getirecek sözde fetvaları verenlerin beyinlerini hadım edin.
Gelelim idam tartışmalarına..
Adaleti sağlam, yargısı güçlü ve bağımsız bir ülkede gerektiğinde ölüm cezası caydırıcı bir özellik taşır.
Ama Türkiye’de bunun hoyratça kullanılacağından, ilerde beraat edecek insanların bile darağacına gönderileceğinden kuşkuluyum.
Şöyle 3-5 yıl geriye gidelim.
Bu ülkenin ordusunda komutanlık yapmış, genelkurmay başkanlığı yapmış insanlar Fetullahın Mahkemelerinde en ağır cezalara çarptırıldılar.
İdam Cezası olmadığı için en ağır hapis cezaları aldılar.
Aradan 3-5 yıl geçti, bu insanların tamamı beraat ettiler.
Eğer yasalarda idam olsaydı, bunların büyük bölümü darağaçlarında sallandırılacaktı.
İstediğiniz cezayı getirin, bu ülkedeki toplumsal kültür değişmediği ve gelişmediği sürece maalesef bu tür ilkelliklere daha çok tanık olacağız.
Şöyle bir düşünün, 10-15 yıl önce bu tür iğrençliklere rastlanıyor idiyse de tek tüktü bu ülkede.
Şimdi Vaka-ı Adiyeden, yanı sıradan olaylar haline geldi çocuk yaşta çocukların istismarı.
İktidarın bakanı gece yarısı bu ahlaksızlar ordusunun affı için torba yasaya madde koymaya kalkışmadı mı.
O halde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde oluşturulacak bir Soruşturma Komisyonu, bu komisyon işinin ehli insanlardan oluşacak ve son 10 yılda yaşanan ve ülkemizi kirleten bu olaylar silsilesini tek tek yeniden ele alacak.
Sonra da, 6 yaşında kızla evlenilebilir diyen gıdığı kıllı, kara beyinlilerin adalet önüne çıkıp hesap vermesini sağlayacak.
Sonra bu ülkedeki eğitim çağındaki tüm çocukların ya aile yanında ya da devletin güvenli yurtlarında eğitim almaları için gerekli önlemleri alacak.
Yani çocuklarımızı, bir takım sözde dini yapıların elinden kurtaracak.
Ve içerde küçük yaşta çocuğa cinsel tacizden yatanlara sırayla bir hadım programı başlatacak.
Ailelerin duyarlılığını artıracak.
Çocuğun bir ülkenin geleceği olduğunu tüm millete düzenleyeceği eğitim programları ile yeniden benimsetecek.
Zira, bu gün idam cezası getirseniz bile, dün işlenen taciz ve tecavüz olaylarını kapsamayacağı gibi, yukarıda da dikkat çektiğim üzre, bu cezanın vahim sonuçları olabilir.
Son söz;
Çocuğu cinsel obje haline getiren, çocuğa ana okulunda dini nikah, kadının erkeğe nasıl hizmet etmesi gerektiğini öğreten zihniyet hadım edilmedikçe, bu çirkinlikler devam edecektir.
Yani kültür meselesi bütün mesele..