KUL HAKKI..
Ahmet ZORLU
Kime sorarsanız sorun..
İçinde zerre kadar Allah Korkusu olan her yönetici kul hakkında kaçınır.
Zira Yüce Yaradan, "Bana kul hakkı ile gelmeyin" buyuruyor.
O zaman kul hakkı kavramını geniş şekilde irdelemek gerekir.
Nedir kul hakkı?
Kul hakkı, kamunun malını özel sektöre peşkeş çekmektir.
Bir şekilde, binilen helikopterin hatırına, kalınan misafirhanenin hatırına ihalede birilerini gözetmektir kul hakkının en büyüğü.
İkincisi, Ali"nin kullandığı kamu imkanının bedelini Veli"den tahsil etmeye kalkışmaktır.
Üçüncüsü, yönettiği kurumda ihmal ve sorumsuzluktan kaynaklanan kazalarda çok sayıda insanın yaşamını yitirmesine sessiz kalmak; bir özür bile dilememektir.
Dördüncüsü, hizmet vermekle yükümlü olduğun alanda, halkın aldığı hizmetten memnun olmaması, madur durumda kalmasıdır.
Güzel ülkemin elektrik hizmetinden yola çıkarak irdeleyeceğim kul hakkını.
Çünkü bunlar bilinçli tüketici, hak arama gibi kavramları safsata sayarlar.
Bunlara dinimizin kul hakkına verdiği önemden örnekler vererek anlatmak lazım düştükleri gafleti, delaleti..
Değerli yönetenler, Doğuda, Güneydoğuda görevlinin sayacına bakmaya cesaret edemediği, bunu fırsat bilerek elektriği doğrudan evine, ahırına, inşaatına sayaçsız bağlayan sözde vatandaşların yaktığı elektriğin parasını ben artık ödemek istemiyorum.
Yani bu anlamda da bizi yönetenler bir kul hakkı kavramı ile karşı karşıya..
Ama sayın bakanlar konuşmaya geldiğinde, elektrikte Avrupa standartlarının çok üzerinde gösteriyor bizi.
Sözleriniz hala kulaklarımda.
2014 yılında kayıp kaçakta Türkiye Ortalamasının yüzde 10"un altına ineceğini söylemiştiniz.
Gelen bilgiler, bazı bölgelerde hala yüzde 70"lerden bahsedildiğini gösteriyor.
Sadece kaçağı önleseniz, iki yıl elektriğe zam yapmak zorunda kalmayacaksınız.
Tamam, oy kaygısı devlet otoritesine dur diyor.
Peki bu insanlar müslümansa neden kendilerine kul hakkının önemi anlatılmıyor.
Sevgili Memleket yöneticileri, bize ederinin iki misline sattığınız elektriği birilerine bedava verdiniz, veriyorsunuz.
Daha doğrusu onlar, aldıkları hizmetin parasını vermiyor siz ise seyrediyorsunuz.
İkincisi, elekrik hizmetinde milleti özel sektörün insafına terkettiniz.
Üçüncüsü, kendi memleketinizde bile elektrik hizmeti noktasında vatandaşı yaka silker duruma getirdiniz.
Varın başka bölgeleri siz düşünün.
Sadece bu kadar mı?
Sayın Cumhurbaşkanı, Devlet Bahçeli’nin isteği doğrultusunda Ahlat’a Cumhurbaşkanlığı Köşkü yaptıracaklarını açıkladı.
Vatandaşın, değer yitiren paranın pençesinde kıvrandığı bir dönemde, yapacaksanız Ahlat’a 1071 kişinin istihdam edileceği bir fabrika kurun. Kurun ki hayırla yad edilesiniz.
Üçüncü Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesinde kısıntıya gidilirken Diyanet İşleri Başkanlığı için bütçeden ek ödenek tahsis edilmesini, yönetimin eğitimi önemsemediği şeklinde yorumladım, haklı değil miyim.
Öncelikli sorunumuz eğitim olmalı bence.
Omuzlarınızda kul hakkı taşıyorsunuz ve bu miletten hellalik isteyiniz.
Vereceklerini sanmıyorum ama..