Ahmet ZORLU

KIRAATHANE..

Ahmet ZORLU

Sayın Cumhurbaşkanı ve AKP’nin, daha doğrusu AKP, MHP ve BBP’nin Cumhurbaşkanı adayı, ilim ve bilim dünyasını alt üst eden 21. Yüzyılın projesini açıkladı.

Projenin adı; Kıraathane..

Üstelik, Kıraathanede çay da kek de bedava olacakmış.

Durun, tavlacılar ve okeyciler hemen heveslenmeyin.

Bu proje tavlacılar için değil, taklacılar için..

Özer dilerim ama Sayın Cumhurbaşkanım, gerçekten en büyük projeniz bu ise yazık size, yazık bu güzel ülkenin güzel insanlarına.

Neymiş efendim, bu kıraathanelerde oyun oynanmayacak, kitap filan okunacak.

Kusura bakmayın ama zaten Türkiye’nin her yanı Kıraathane oldu.

ABD ve Avrupanın ünlü kahve markaları,  cafe zincirleri oluşturdu.

Emekli camiasına da, AKP’li belediyelerce cami yakınlarında sohbet evleri kuruldu.

Daha düne kadar, bizim toplum geleneğimizde olmayan Cafe kültürü bizi o kadar sardı ki, hacı emmiler, hacı anneler bile dostları ile cafelerde buluşmaya başladı.

Okulu kıran, işe mazeret bildirenler ve iş aramaktan ayaklarına kara sular inenlerin ortak buluşma merkezi oldu cafeler, sohbet salonları.

Hanımlar günlerini evlerde değil, seçkin! ve yabancı markalı cafelerin cafcaflı salonlarında yapar hale geldi.

Oldu olacak okey ve tavlayı da serbest bırakın.

Kitap gibi zararlı şeyleri de sokmayın açacağınız bu mekanlara.

Maazallah millet uyanır.

Zira kitap gibi zararlı! alışkanlıkların, insanlardaki sorgulama yetisini geliştirdiğini anlatmadılar mı size..

Dünyanın teknolojide gelişmiş ülkelerinde her bir dakikada yeni bir buluş ortaya konuluyor.

Bizde ise, 16 yıllık iktidar, 5 yıl daha görevde kalmak için vatandaştan destek isterken, ‘Kıraathane’ açma vaadi ile çıkıyor milletin karşısına.

Sayın Cumhurbaşkanı, bir başka ‘Büyük Projesini’ ise, CNN Türk, KanalD Ortak yayınına saklamış, burada milyonların karşısına geçip aynen şöyle diyor;

"Seçim sonrası OHAL'i masaya yatırıp onu kaldırma gibi bir durum söz konusu olabilir. Onun çalışmasını da yapmış olacağız

Daha net şekilde OHAL’i kaldıracağız bile demiyor, diyemiyor,  ama ‘Söz konusu olabilir’ diyor.

Sayın Cumhurbaşkanı, Demokrasi, İnsan Hakları, Özgürlük, hür düşünce,  insanca yaşam, Sosyal Adalet, senin bu millete verdiğin lütuflar değildir.

Adına Demokrasi dediğimiz yönetim biçimi ülkeye hakim olduktan sonra kazanılmış haklardır.

Sen ve arkadaşların, ilan ettikleri OHAL ile bu hakları paketleyip milletin elinden aldınız.

Şimdi ise bize lütuf sunuyormuş gibi, ‘kaldırabiliriz’ diyorsunuz.

16 yılda söylenebilecek her şeyi söylediniz, vadedilebilecek her şeyi vadettiniz.

Ama söylediklerinizin ve vadettiklerinizin tersini yaptınız.

Kopenhag Kriterlerine karşılık ‘Ankara Kriterleri’ dediniz.

Ankara kriterlerinizin birinci maddesi OHAL’miş, bunu söylemediniz.

Maascrih Kriterleri’ne karşılık Ankara kriterleri dediniz.

Ankara kriterlerinizin, açlık, sefalet, işsizlik, yüksek enflasyon, eriyen Türk Lirası, üretmeyen Türkiye, Peşkeş çekilen kamu tesisleri olduğunu söylemediniz.

Şimdi ise yarattığınız aç ve işsiz gençliğe ‘Millet Kıraathanesi’nde, bedava çay ve kek taahhüt ediyorsunuz.

Bu projenizi uygulamaya, geleceğin işsizlerinin yetiştirildiği Üniversitelerden başlayın.

Hiç değilse, okulu bitirdiklerinde, işsiz kalacak gençlik eğitim sırasında stajlarını yapmış olur, Kıraathanelerinizde.

Kusura bakmayın.

Millet Kıraathanesi Projenizi duyana kadar, bir nebze umudum var idi, sizin yöneteceğiniz geleceğin Türkiye’sinden.

Ama artık umudum yok.

Sizin ufkunuz kararmış.

21. Yüzyıl Türkiye’sine ufuk açmak artık sizin haddiniz değil.

Kıraathaneymiş, yazık, yazık.

Herhalde bu projeniz, Nobel Bilim Ödülüne aday gösterilir.

Elin ülkelerinde Başbakanlar Üniversite kürsülerinde Kuantum anlatıyor, yapay zeka tartışıyor.

Bizdeki asrın buluşu Kıraathane..

Sizen rica ediyorum, bu büyük projenizi çağdaş dünyaya anlatmaya kalkışmayın.

Zaten yeterince alay konusu olduk, daha fazla rezil etmeyin bizi.

Yazarın Diğer Yazıları