KALMADI..
Ahmet ZORLU
Asalet,
Zarafet,
Görgü,
Gusto,
Dürüstlük,
Ahlak,
Kültür,
Adap,
Saygı,
İtibar,
Bunların tamamını mumla arar hale geldik..
Siyasete, hiç birinin izi bile kalmadı.
Ondandır, ‘Eyyy’ dile efelenmeler, ya da ‘Gözlerinden öperim’ küçümsemesi..
Ondandır, siyasetçinin, bürokratın rüşvet alıp almadığını değil, ‘kaç dolar aldı’ merakımız..
Ondandır, kasabın bıçağını yalarcasına, yönetenin dürüstlüğüne değil, başkalarına efelenmesine olan hayranlığımız..
Ondandır, en küçük eleştiriyi yapanı bile ‘hain’likle damgalama merakımız.
Ondandır, insan olmanın erdemlerinden olan demokratik değerleri ülkemize, toplumumuza lüks saymamız.
Ondandır, tepedekilerin görkemli hayatlarına, eleştirel değil hayranlıkla bakmamız.
Ondandır, Fetullah Gülen, Apo, Reza gibi insan müsvedddeleri ile ilgili değer yargılarımızı bile, Reisin bakışına göre ayarlamamız.
Ondandır, karaya ak, aka kara deme kolaycılığımız.
Ondandır, Yüce Kitabımızın emirlerini bir kenara koyarak, Fetullah gibi dolar aşığı, Cübbeli gibi parataparları kendimize rehber seçmemiz.
Ondandır, sorgulama gibi bir değerimizi bile birilerine ihale etmemiz ve onun sorgulamalarından çıkan sonuçlara kayıtsız şartsız baş eğmemiz.
Yukardaki kavramlar siyasette kalmadı ama, Bürokraside de bu kavramlar hak getire.
Yargıda diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
Yargıtay’ın son fetö kararına bakın, anlarsınız.
Ya da Enis Berberoğlu, Ahmet Şık davalarına..
Kokuşmuş, çürümüş, çürütülmüş bir yapı ile karyşı karşıyayız biliyor musunuz?
Sadece 2016 yılında Cumhurbaşkanına hakaretten 46 bin işlem yapıldı. 5 bin dava açıldı. 1080 mahkumiyet kararı verildi. 240 çocuk suçlandı
Oysa, bu davaları açmak yerine, Sayın Cumhurbaşkanı, “Acaba Özal, acaba Demirel, acaba Ahmet Necdet Sezer kaç kişi hakkında dava açtırdı diye bir baksa, sonra da ‘Peki ben nerede yanlış yapıyorum’ sorusunu sorsa, hiç değilse empati kurabilmeyi becerse, 46 bin kişi, hakkında işlem yapılacak bir fiili işlemezdi.
Ama tepede yaratılan gerilim, ister istemez tabana yansıyor, söyleyecek sözü bir araya getirecek kültürden yoksun insanlar, karşıya küfür ve hakaret ederek sonuç almaya çalışıyor.
Ondandır, milletimizi bu gerilim hattından hemen uzaklaştırmamız, yeniden birbirimizi anlamayı öğretmemiz, öğrenmemizin zorunluluğu, gerekliliği.
Hiç düşündünüz mü?
Emniyet Teşkilatına yeni katılanlar için düzenlenen törende, ‘Cumhurbaşkanının can güvenliği için polislerin bellerindeki silahların şarjörlerinin alındığı başka bir ülke var mı?”
Hiç düşündünüz mü?
Her yıl 70 dolayında cezaevi inşa edilmesine rağmen, cezaevlerinin tıklım tıklım olduğu başka bir ülke var mı?
Hiç düşündünüz mü?
Her yıl her kentinde, birkaç tane icra dairesi açıldığı halde, dosya dağlarının eritilemediği başka bir ülke var mı?
Hiç düşündünüz mü?
Eğitim sistemi, yılda bir-iki kez değişen başka bir bir ülke var mı?
Hiç düşündünüz mü?
Resim, heykel, bale gibi sanatların suç haline getirildiği başka bir ülke var mı?
İşte bundandır, yukarıdaki değerlere hasret kalışımız.
İşte bundandır, bu hale gelişimiz..