Ahmet ZORLU

KABUS..

Ahmet ZORLU

Pazar gecesi saat 22.10..

Yaklaşık bir saat önce Sayın Cumhurbaşkanı, Trabzon’da bir konuşma yapıyor.

Sanayiciyi, taciri hedef alarak diyor ki;

 "Bankalara saldırarak, oralardan döviz alma yoluna gitmeyin. 'Battık, bittik, işi sağlama alalım.' gibi yollara lütfen tevessül etmeyin. Eğer böyle bir yola tevessül ederseniz, yanlış yaparsınız. Bilesiniz ki bu milleti diri tutmak, ayakta tutmak sadece bizim görevimiz değildir. Sanayicinin de görevidir, tüccarın da görevidir. Aksi takdirde, başta şahsım B planını, C planını uygulamak zorunda kalırım. Bunu da böyle biliniz." 

Bu konuşmanın yapıldığı saatlerde ABD’de Pazar Gününün Mahmurluğu, tembelliği var.

İş Dünyası, yönetenler ya golf sahalarında spor yapıyor, ya da Barbekü Partilerinde ‘Pazar’ın keyfini çıkarıyor.

Uzakdoğu’da, yani Japonya ve Çin’de ise Pazartesi  sabahı ve piyasalar yeni açılıyor.

Birden bire Dolar Türk Lirası karşısında 7 lirayı aşıyor.

Türkiye’de yayın yapan bazı TV Kanalları ekranın altında anlık verdikleri döviz fiyatlarını gösteren bölümü kapatıyorlar.

Önce Maliye ve Hazine Bakanı Damat Bey, ardından Cumhurbaşkanlığından yazılı bir açıklama yapılarak, bankalardaki döviz mevduat hesaplarının güvence altında olduğuna dikkat çekilerek, “Aksiyon planımız hazır, pazartesi sabahından itibaren uygulamaya konulacaktır” deniliyor.

Bu açıklamalar, doların ateşini düşürüyor ve yeniden 7 liranın altına iniyor.

Bu ayrıntıya neden mi dikkat çektim, anlatayım efendim.

Ekonomi öyle bir olgudur ki, lüzumsuz her kelime döviz ve borsa üzerinde etkisini anında gösterir.

Sayın Cumhurbaşkanının, Trabzon’da kullandığı bir cümle, Japonya’da, Çin’de anında yankı bulmuştu.

Hani dolarımızı ABD ve Trump manüple ediyordu.

Hayır kardeşim, kendimiz manüple ediyoruz.

Pazar gecesi bile kullandığınız bir cümle, dünyanın öbür ucunda yankı bulabiliyorsa, bu işin sorumlusunu başka yerde aramaya gerek yoktur.

O halde yapmamız gereken, yapılması gereken kürsülerden höykürmek yerine, ekonominin gereğini yapmak, gerekli yapısal önlemleri alıp tek tek hayata geçirmektir.

Ve elbette, ehil olanların görüşlerine başvurmak, bu görüşlerin toplamından ortak bir uygulama oluşturmaktır.

Beyler, kendinize gelin.

Sarfettiğiniz gereksiz her cümle, her demeç, her söylem dünyanın öteki ucunda anında yankı buluyor, artık bunu kavrayın ve aklı selimi alın gündeminize.

Siz ABD’nin dayattığı Rahip ile ilgili haklılığınızı, ‘Ver papazı, al papazı’ dediğiniz gün kaybettiniz.

Zira hukuk devleti ilkelerinin geçerli olduğu ülkelerde,  bu tür durumlarda hukukun üstünlüğü geçerlidir ve ‘Ver papazı al papazı’ dediğiniz anda hukukun sizin görüşleriniz doğrultusunda karar verdiğini deklare etmiş olursunuz.

Siz gazeteci Deniz Yücel tahliye olmadan,  özel uçağın gelip Havaalanında bekletilmesi ile hukuka müdahale ettiğinizi uluslar arası alanda tescil ettiniz.

Geçmişi tartışmak yerine, bu global saldırıdan en az hasarla nasıl çıkarız sorusuna hep birlikte cevap aramak durumundayız.

‘Yaparım’, ‘Alırım’ gibi kelimeler yerine ‘yaparız’, ‘alırız’ gibi kelimeler seçerek Türkiye’nin hala bir Demokratik ülke olduğu gerçeğinin mesajını tüm dünyaya vermek zorundayız.

Evet, Türkiye Cumhuriyeti 5 bin yıllık bir devlet geleneği olan devlettir tamam.

Evet, Türkiye Cumhuriyeti bir “Çatladıkapı Ülkesi değildir” tamam.

Evet, Türkiye Cumhuriyeti’nde Demokratik Hukuk Kuralları işler kabul.

O zaman, hangi hukuk kurumu yerine kendinizi koyup “Ver papazı, al papazı” diyor, diyebiliyorsunuz.

AKP Takası’na sonradan yanaşan ve tüm çabalarına rağmen, bir kenarda bekletilmeye devam edilen hemşehrimiz Sayın Ayhan Ogan diyor ki;

“Dolar bu saatten sonra tabeladaki bir rakamdır gerçekliği yoktur 24 yılda 4 kriz gördüm Türkiye de ekonomi hiç olmadığı kadar sağlam ve gerçektir, temelsiz operasyonlardan etkilenmez, psikolojimizi bozmak istiyorlar, sağlam duralım yeter.”

Hayır Sayın Ogan,  dolar tabeladaki bir rakam olmaktan çoktan çıktı.

Bu tablonun müsebbibi ise, yönetenlerdir.

Sağlam durmanın ötesine geçtik.

“Bizi yönetenler çenesini tutsun yeter” derseniz katılırım.

Baksanıza, gecenin bir saatinde edilen ölçüsüz bir laf, ‘C Planı, B Planını uygularım’ sözü ta Japonya’da, ta Çin’de yankı buluyor ve dolar 1 lira artıyorsa, ya da Türk Lirası dolar karşısında erimeye devam ediyorsa, reçete bellidir;

Çağdaş demokrasi, Çağdaş Hukuk, Çağdaş bir Devlet yapısı..

Bu konuda kitleleri ve dünyayı ikna etmediğimiz sürece, önümüzde sıkıntılı günler, aylar ve hatta yıllar var.

Ben bu nedenle çok karamsarım..

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları