Ahmet ZORLU

İŞTE ESERİNİZ..

Ahmet ZORLU

Tamam, dolar dış güçlerin işi.

Faizi rantiye sınıfı yüksek tutuyor.

Et yemesek de olur.

Fasülye, Nohut, Mercimek dışarıdan geldiği için fiyatı yüksek.

Soğan birader, patates, patates..

Soğanın kilosu 7 lira 29 kuruş.

Patatesin kilosu 6 lira..

Teslim aldığınız, ‘gıdada kendi kendine yeten’ Türkiye’yi, ‘Kendi kendine yiten bir Türkiye yaptınız..’

Utanmasa, Tarım bakanı çıkıp, “Soğan ve Patates ithal edeceğiz” diyecek.

Dünyanın en ilkel yönetiminin bulunduğu ülkelerde bile, patates ve soğanın fiyatının 1 yılda 7 kat artmasına neden olacak bakan istifa eder ve utancından sokağa çıkamaz.

Şimdi merak ediyorum, AKP’nin bakanları, AKP’nin adayları hangi yüzle sokağa çıkıp, hangi hizmeti anlatıp oy isteyecek Milletten.

Kendilerine tavsiyem, sakın semt pazarlarına ve manavlara fazla yaklaşmasınlar.

Patates, soğan yağmuruna tutar bu millet onları diyeceğim ama, Patates ve Soğan  artık lüks tüketim maddesi.

Tarım Bakanının Patates-Soğan konusundaki Engin! görüşlerini de merak etmiyor değiliz millet olarak.

Ama kendileri, kendisini eleştiren gazeteci tartaklamakla meşgul olmalı ki, henüz bu konuda almadığı önlemleri kamuoyuyla paylaşmaya zaman bulamadı.

Dün sabah, fiyatları öğrenmek için uğradığım manavın önünde konuşan bir gruba kulak misafiri oldum.

3 Kişilik Gruptan iki kişi, patates-soğan fiyatları üzerinden hükümeti eleştiriyor, üçüncü vatandaş ise şu şekilde savunuyordu iktidarı;

“Kardeşim hükümet ne yapsın, nüfus olağanüstü artıyor. Dolayısıyla elbette fiyatlar da artacak…”

Kendisine söylemek isterdim, ama buradan yazayım, belki okur;

“Eğer gıda maddelerindeki fiyat artışları bir yılda 3-5 kart artıyor ve bu nüfus artışı ile izah ediliyorsa, Çin’de ve Hindistan’da insanların ağaç kökü yemesi lazım..”

Ülkelerde hükümetler,  gelişen durumlara göre üretim planlaması yapmak gibi bir sorumluluk taşırlar.

Çok değil daha Sonbaharda, evimin sokağından her gün 3-5 kamyon geçer, “Patates-soğan” diye anons yapardı. Son aldığım 20 kiloluk soğan çuvalına 10 TL verdiğimi hatırlıyorum. Eğer dokuz ay sonra 10 TL’ye birbuçuk kilo bile soğan alamıyorsam bunun sorumlusu elbette Tarım bakanıdır, elbette hükümettir, elbette iktidar partisidir.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim afişleri var Kayseri’nin hemen her noktasında.

Bir tanesinde “Devlet yönetmek tecrübe ister” diye yazıyor.

Hayır Sayın Cumhurbaşkanı, ülkeyi yönetmek çağın gereklerini günü gününe takip ister.

Ülkeyi yönetmek liyakat ister.

Ülkeyi yönetmek eğitim ister.

Ülkeyi yönetmek kültür ister, bilim ister, sanat ister, ekonomik deneyim ister..

Ve Ülkeyi yönetmek için demokratik bir kafa yapısına ihtiyaç vardır.

Ülkeyi yönetmek, sağlıklı bir dış politika, kazan kazan ilkesine harfiyen uyulan dış ticaret ister.

Ülkeyi yönetmek, üretim ister, teknoloji ister, pırıl pırıl beyinler yetiştiren eğitim kurumları ister.

Ülkeyi yönetmek güçler ayrılığı ilkesi ister, hesap verebilir yönetim anlayışı ister.

Ülkeyi yönetmek, ülkenin Anayasasının verdiği yetkilerin ötesine geçmemeyi gerektirir.

Ülkeyi yönetmek, ülkeyi yönetenlerin toplumu kamplaştırmaması, kutuplaştırmaması, birbirine  düşman etmemesini gerektirir.

Ülkeyi yönetmek, adaletli bölüşüm ister.

Ülkeyi yönetmek, zinde beyinler ister.

Bunlar olmadı mı, doları, faizi kontrol edemez hale gelirsiniz.

Eti, nohutu, mercimeği ve teknolojiyi paranız kadar dışardan alabilirsiniz belki ama, okullarınızda bilim ve teknoloji değil, ölü yıkamayı ve pamuk tıkamayı iyi bilen kayıp nesiller yetiştirirsiniz.

Ve Cahilin feraseti ile bir süre koltuğunuzu korursunuz belki ama sonrasını, sonrasını hep birlikte göreceğiz..

Yazarın Diğer Yazıları