Ahmet ZORLU

GERİ VERİN..

Ahmet ZORLU

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki yurseverlerin, ABD Askerine, Türk Topraklarını çiğneme izni vermemesinden bu yana, orduyu yok etme planı, adım adım devreye sokuluyor.

Fetullah Gülen denen çetebaşının organize ettiği operasyonlarla ve cübbeli hainlerin açtığı davalarla, yurtsever Mustafa Kemal’in Askerlerinin büyük bölümü etkisiz hale getirilmiş, hayatları karartılmıştır.

Bu gün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Asli Unsurlarından Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Genelkurmay Başkanlığı’na değil, doğrudan Milli Savunma Bakanlığı’na bağlıdır.

Başta Gülhane Askeri Tıp Akademisi olmak üzere,  yurdum değişik yerlerinde tam 35 Hastane, 600 askeri sağlık merkezi ve 1000 askeri doktor, Sağlık Bakanlığı’na bağlanmıştır.

Oysa GATA sadece bir hastane değildi, terörle mücadelede bir uzvunu kaybeden kahraman gazilerimizin kayıp organlarının protezlerinin takıldığı, bu gazilerin rehabilite edildiği sağlık  kurumu idi. 

Fetöcü Hain kalemlerin, ‘Gatakulli’ alaycılığı ile bu sağlık kurumlarını itibarsızlaştırmak için yazdıkları yazılar hala arşivlerde.

Bu gün Afrin’de yaralanan Kahramanlarımız, ilçe hastanelerinin acil servislerinde, nöbetçi pratisyen hekimlerinin eline kalmıştır.

Oysa, yurdun neresinde olursa olsun, bir asker yaralanıp askeri  hastaneye geldiğinde, buradaki askeri doktor. Günün hangi saatinde olursa olsun, GATA’daki hocasını arar, izlenmesi gereken tedavi yöntemi konusunda danışmanlık alırdı.

Durun daha bitmedi.

Karasularımızda, sahillerimizde 24 saat güvenlik hizmeti veren Sahil Güvenlik Komutanlıkları, Kırsalda huzurun güvencesi olan Jandarma Teşkilatını da İçişleri Bakanlığı’na bağladı bu iktidar.

Kahraman subay ve komutanlarımızın en çetin askerlik bilgilerini aldıkları Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarımız de ‘Milli Savunma Üniversitesi’ kimliği ile YÖK’e bağlandı.

YÖK Deyip geçmeyin, yönetiminde TV ekranlarından,  “Okumuş kesimi düşününce beni afakanlar basıyor, ben cahilin ferasetine güveniyorum” diyebilen ülemalar! görev yapıyor maalesef..

Yakında Orduevleri de otel, motel, sosyal tesis olarak sivillere açılırsa şaşırmayacağım.

Şimdiden Kayseri Orduevinin önüne koskocaman bir reklam panosu yerleştirildi ve Düğün Salonunun sivil düğünlere açıldığı belirtiliyor çünkü.

Şimdi soruyorsunuz değil mi, “Genelkurmay Başkanı Hemşehrimiz ne iş görür” diye..

Öyle ya, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin ita amiri Milli Savunma Bakanı ise, Jandarmanın, Sahil Güvenlik Komutanlığının sorumlusu İçişleri Bakanı ise, Başkomutan da Sayın Cumhurbaşkanı ise..

Merak etmeyin, kendileri koordinasyondan sorumlu.

Beyler, yönetenler, kendinize gelin lütfen.

Yukarda saydığım kurumlar, Mehmetçiğin Moral değerleridir.

Harp Okulları, Askeri Tesisler, Askeri Hastaneler vakit geçirilmeden yeniden emir komuta zinciri içerisinde Genelkurmay Başkanlığına bağlanmalı.

Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları sivil birine değil, derhal yeniden Genelkurmay Başkanlığı emrine geçmeli. 

Sahil Güvenlik komutanlığı ve Jandarma Teşkilatı da aynı şekilde eski haline getirilmeli. 

Unutmayalım, Türk Silahlı Kuvvetleri Dünyanın 5, Nato’nun 2. en etkin muharebe gücüne sahip ordusunun adıdır.

Artık siyasetin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin üzerinden elini çekmesinin zamanı geldi de geçiyor.

Biz artık şehitlerin ardından gözyaşi dökmek değil, Kahraman Mehmetçiğin başarıları ile gururlanmak istiyoruz.

Kahraman Mehmetçiğimizin sadece Afrin’de değil, dünyanın  her noktasında,  dosta güven, düşmana korku veren eski haline getirilmesinin zamanı geldi de geçmiyor mu, sizce de..

Bu duygularla, Kahraman Mehmetçiğimize dünyanın her noktasında muvaffakiyetler temenni ediyor, dün ve bu gün toprağa verdiğimiz askerlerimiz başta olmak üzere, tüm şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum..

Yazarın Diğer Yazıları