YEMEZLER CANIM..
Ahmet ZORLU
Hürriyet’te görevlendirilen ‘İktidarın ve İttifakın sesi’ gazeteci Abdulkadir Selvi, Afrin’de silahlar patladıktan sonra iktidar partisinin oylarının yüzde 55, iktidar kayığında miço olarak görevlendirilen Devlet Bahçeli’nin partisinin oylarının da yüzde 11 dolayında olduğunu, İyi Parti’nin ise barajı aşamadığını, İyi partiye giden oyların ise CHP’den gittiğini iddia etti.
Selvi’nin, yüzde yüzü de aşan seçim tahminine göre, bu gün seçim olsa;
AKP %55
MHP %11
CHP %22-23
İYİ PARTİ %6.5
HDP %9-9.5
DİĞER %3
Oranında oy alıyormuş..
İnsanın, ‘Hadi oradan’ diyesi geliyor, ama ne hikmetse günlerdir TV Kanallarında, yandaş gazetelerin köşelerinde, bu kerameti kendinden menkul zatın açıkladığı kamuoyu yoklamasının sonuçları tartışılıyor.
Açık açık yazıyorum;
Eğer gerçekten AKP ve MHP Oyları yüzde 66 olacak ve Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Liderini davet edip oluşturdukları ‘Kutsal İttifak!’a davet edecek öyle mi?
Yarından tezi yok sandığı milletin önüne koyardı.
Evet, Afrin’e yönelik Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gerçekleştirdiği operasyonu, millet olarak destekliyoruz.
Ama Afrin Operasyonunu kaçınılmaz hale getiren gelişmelerin mimarının bu hükümetin sakat politikaları olduğunu da biliyoruz.
Yani bu operasyondan bir kahraman çıkacaksa, onun adı ‘Türk Silahlı Kuvvetleridir..’
Zira, Abdülkadir Efendinin pompaladığı anket hayal ürünüdür.
Bu gün ülkenin en önemli sorunu işsizlik ve hayat pahalılığıdır.
Hain Fetö yapılanması ile mücadelede uygulanan çifte standarttır.
Ev kiralarıdır.
Asgari ücrettir.
Emekli maaşlarının, sulu kar gibi emeklinin cebine girmeden eriyip gitmesidir.
Kamu personel politikalarında uygulanan çifte standarttır.
Yargının içine düşürüldüğü acınası durumdur.
Özgür olmayan, çalıştırılmayan, yazılarından dolayı baskı altında tutulan gazetecilerdir.
Cumhurbaşkanlığı Makamının tarafsızlığını bir kenara bırakarak, bir siyasi parti merkezine dönüştürülmesidir.
Muktedirlerin, lüks ve şatafatlı yaşamıdır.
Eğitim kurumlarında, kalitenin katledilmesi, bilimselliğin ortadan kaldırılmasıdır.
Devlet Büyüklerinin, Atatürk ve Cumhuriyet Düşmanı birinin ayağına kadar giderek geçmiş olsun dileklerini iletmesidir.
Sağlıkta gelinen tıkanmışlıktır.
Liderlerin, toplumu parçalayan, birlik ve beraberliği dinamitleyen kürsü konuşmalarıdır.
Ve biliyor ki iktidar, bu sorunlar yumağına sarmalanan Türkiye’de, Millet yaşananların hesabını sormak için önüne sandığın gelmesini beklemektedir.
Ve biliyor ki iktidar, Türk Milleti alt üst edilen Parlamenter Demokratik sistemin yeniden inşasını istemektedir.
Ve biliyor ki Millet, adına yerli ve milli denilen ittifak ne yerlidir ne millidir.
Ve biliyor ki Millet, Türkiye’nin yeniden üreten bir Türkiye haline gelmemesi durumunda, bağımsızlığı da tehlikededir.
Unutmayalım, bu ülkenin Kurucu Lideri, bu günleri görmüş ve neredeyse 100 yıl önce bizi uyarmıştı;
"Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar."
Dış itibarımız bitti, Beka sorunu var diyenler hala iktidar koltuğunda, istiklal ve istikbalimiz risk altında.
Ve iktidar ile yaması yüzde 66 halk desteğine sahip öyle mi?
Hadi canım sende..