Ahmet ZORLU

EYT

Ahmet ZORLU

Aylardır feryat ediyorlardı.

Defalarca mektup, telefon ve mesajla ulaşıp, sorunlarının dile getirilmesini istiyorlardı.

EYT Mağdurları olarak adlandırmışlardı kendilerini.

Yani emeklilikte yaşa takılanlar..

Sayıları, Mağdurlara göre 700 bin, Sayın Cumhurbaşkanına göre 6 milyon.

Talepleri, prim gün sayısı dolduğu için yaş nedeniyle beklemeden emekli olmak, maaşa kavuşmaktı.

Dün Sayın Cumhurbaşkanı çıktı ve bu kitlenin beklentilerini ortadan kaldıran açıklamayı yaptı.

Yaparken de her zaman olduğu gibi kırdı döktü..

Dedi ki, "Emeklilikte yaşa takılanlar denilen gruba giren, 6.3 milyon kişi bulunuyor. Bunlardan, 1.3 milyonu hemen emekli olabilecek durumda, kalanları da peyderpey emekliliğini talep edebilecektir. Bu teklifin ülkemize yıllık ilave maliyeti 26 milyar lira. Erken emeklilikten yararlanacakların tamamı göz önüne alındığında bu rakam 750 milyar lirayı buluyor. Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğimiz böyle bir dönemde, böyle bir yükü milletimizin sırtına bindirmeye hakkımız var mı, diye milletime soruyorum"

Sayın Cumhurbaşkanına göre, ortalama ömrün 78 yıl olduğu Türkiye’de 65 yaşında emeklilik ideal bir uygulamadır.

Ben buna katılmıyorum, nitekim gelişmiş dünyaya baktığımızda emeklilik yaşının 65 olduğu ülkeler olmakla birlikte 52 yaşa kadar düşen ülkeler de vardır.

Bir de 38 yaşında emeklilik istiyorlar sözünün doğru olmadığının altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum.

Zira 18 yaşında iş hayatına atılan bir kişi, ara vermeden 25 yıl prim yatırsa bile 42 yaşında emekli olabiliyor ki, aralıksız 25 yıl çalışma alanı bulan birinin babasının ya güçlü bir siyasi, ya da güçlü bir bürokrat olması gerek.

İkincisi, sosyal devlet uygulamalarında, yani emeklilik noktasında uygulanan çifte standart.

Şöyle söyleyeyim, hayatında bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmamış, ama 90’lı yıllarda Şeker Fabrikasına bir romörk pancar, ya da Toprak Mahsülleri Ofisine biraz Buğday sattığını belgelemiş kişi gidiyor, gecikme cezası ve faizden arındırılmış olarak ortalama 25 yıllık Bağkur Primini tek kalemde ödüyor ve emekli oluyor.

2018 yılında onbinlerce  insan bu şekilde emekliliğe hak kazandı.

Ama siz, 25 yıl günü gününe primini ödeyen  insana, “Öl de gel emekli edelim” diyorsunuz.

Dedim ya çok sayıda EYT Mağduru ile görüşmelerim oldu.

Diyorlar ki, “Bizler özel sektörde sabırla 25 yılı doldurduk. İşveren ‘artık yaşlandınız’ diyerek bizi kapının önüne koydu. Ama devlet ‘Daha gençsiniz’ diyerek bizi emekli etmek istemiyor. Arada kaldık. Ne iş bulabiliyoruz, ne de emekli maaşı alabiliyoruz. Madem öyle, devlet bize iş versin yaşımızı doldurduğumuz gün de emekli olalım.. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanının iddia ettiği gibi sayımız da 6 milyon filan değil. 700 bin dolayında insanız ve sosyal devletin sorumluluğu gereği emekli maaşına kavuşmak istiyoruz..”

Tamam genç yaşta emeklilik devleti sıkıntıya sokar, buna ben de katılıyorum.

Ama çıkın özel sektör kuruluşlarını tek tek dolaşın.

50 yaşında bir adam bulamazsınız.

Genç işsizliğin resmi rakamlarda bile yüzde 20 olduğu ülkemizde, özel sektörün  65 yaşına kadar eleman çalıştırmasını düşünmek zaten gülünç olur.

Sayın Cumhurbaşkanının bir sözüne ise çok güldüm.

Diyor ki, “Adam emekli maaşı alacak bir yandan da başka bir işte çalışacak, yok öyle yağma..”

Sayın Cumhurbaşkanım, aldığı emekli maaşı ile geçimini temin eden kaç kişi var sanıyorsunuz Türkiye’de.

70 yaşında çekirdek satan, ayakkabı boyayan, hamallık yapana hiç rastlamadınız sanırım güzel ülkemde..

O insanlar, verdiğiniz emekli maaşı ile karnını doyuramayan insanlardır.

Heralde, İsviçre’nin emeklisine verdiği maaş kadar maaş verdiğini sanıyorsunuz.

Ben emekliyim diyerek köşesine çekilmiş, maaşıyla geçinen var mı bu ülkede?

 

 

Yazarın Diğer Yazıları