Ahmet ZORLU

DAĞLAR..

Ahmet ZORLU

Bazen o kadar tıkanırsınız ki, yaşananlardan..
Bağırasınız gelir.
Ama bağıramazsınız. 
Zira bağırmaya kalkıştığınızda tüm gözler üzerinize çevrilir.
Evinizde bile mümkün değildir bağırmak.
Komşular rahatsız olur.
İşte o zaman insanın aklına hemen dağlar gelir.
“Şimdi dağda olacaksın, ….. haykıracaksın yaşananlara.” diye geçirirsiniz içinizden.
Zira, ikiyüzlülükler, sahtekarlıklar o kadar net gözünüzün önünde durur ki.
Sadece o kadar mı.
Kişiliğini ayaklar altına almış, gönüllü soytarılar, yağcılar, yalakalar, beş para etmez adamların önünde takla atanlar.
Hedefine koyduğu, önünde engel olarak gördüğü insanları harcamak için yalana, iftiraya aç kişiliksiz kimlikler..

Ya da, ülkede yaşanan olumsuzlukları dile getirenlere karşı yürütülen itibarsızlaştırma ve baskı politikaları..
Bunları görüp de, isyan etmeden, yaşananları görmemezlikten gelebilecek insanın sinirlerinin alınmış olması gerekir.
İşte o zaman özlem duyarız dağlara.
Çünkü siz haykırırsınız, naranıza dağlar cevap verir. Onlar da sizinle birlikte haykırır, söylediklerinizi tekrarlar.
Çünkü, ikiyüzlü, yalaka dağ yoktur.
Hepsi dimdik, hayata ve yaşananlara meydan okurlar.
Erciyes gibi..
Öfkelendikleri de olur. 
Tarihte Erciyes’in öfkelenip ateş saçtığı gibi.
Dolayısıyla sizi en iyi anlayacak olan dağlardır.
Haykırmanıza itiraz etmezler.

Söylediklerinizi tekrarlarlar.

Sizin gibi düşünürler sanki.
Bu günlerde, çok insanın haykırası var. Ama fırsat bulamıyorlar.
Erciyes’e de gidiyorlar.
Ama kalabalık.
Bir türlü yalnız kalıp “Hay lanet olsun sizin gibi adamlara” diyebilecek zamanları yok.
Nereye gitseler insandan duvar var çevrelerinde.
Onların isyanı, yaşananlara değil.
Dalkavuklarının, önlerinde şempanze kıvraklığında daldan dala atlarken arkalarından çevirdikleri dolapları görüp duymalarındandır.
Ne diyelim.
Adı üzerinde.
Dalkavuk.
Yalaka.
Sanıyor musunuz, bu tipler sadece sizin çevrenizde var.

Her yerde, her ortamda, her meslek sınıfındadır onlar.
Kullanır onları her önüne gelen.
Onlar, sergiledikleri kepazelikler, kişiliksizler karşısında aldıklarını ve alacaklarını bilirler.
Onların kitabında yazmaz, onur, haysiyet, kişilik..
Varsa yoksa efendilerinin önlerine atacakları kesedir onlar için önemli olan.
Ve efendileri sırtlarını dönmeye görsün.
Onu da satarlar 3 kuruşa.
Onun için insan seçerken dikkatli olunmalı.
Tamam, ‘Kavun değil ki koklayıp alasın” diyeceksiniz.
Ama bunların alayı kokuyor zaten.
Siz siz olun, insanlığından, kişiliğinden, adamlığından emin olmadığınız, küçük bir menfaatte bile taviz veren insan müsveddelerine itibar etmeyin.
Size sattıkları adamların kapısını çalıp sizi de onlara satacaklarını unutmayın.
Peki, bunca duyumdan bunca dedikodudan sonra ne yapmalı.
Çıkın ıssız bir dağın yamacına ve haykırın.
Boşaltın içinizi.
Unutmayın, sizi en iyi anlayacak olan dağlardır.
İsyanınıza ortak olacak, itirazsız sizi dinleyeceklerdir..

. . . . .

CHP Olağan Genel Kurul yaptı.

Ben bu satırları yazarken genel başkan belli olmuştu, ama parti meclisi için delege sandık baındaydı.

Sadece şu kadarını  söyleyeyim..

Türkiye’de yönetim sorunu vardır ve milyonlar bu anlamda CHP’yi umut olarak görmek istemektedir.

Ama CHP’nin Türkiye diye bir sorunu olmadığını bu kurultay ortaya koymuştur.

Hizipler, klikler, baş olma sevdasına düşenler.

Oysa gün birlik günüdür.

Her siyasi parti için.

Umarım, oluşan çatlaklar onarılır ve CHP, Türkiye’nin sıkıntılarına odaklanır.

Yazarın Diğer Yazıları