ÇÖPLÜKTE BİRLEŞMEK..
Ahmet ZORLU
Televizyon haber muhabiri, mikrofon uzatmıştı kendisine.
Suriye’den ülkemize gelen ve çocuklarının ekmeğini çöpleri karıştırıp kağıt, cam gibi atıkları toplayarak temin eden Suriyeli bir vatandaştı.
Ülkesinde yaşananları, Türkiye’ye gelmek zorunda kalmadan önceki durumlarını bir çırpıda özetledi.
Aynen şöyle diyordu;
“Biz Suriye’de önyargılı yaşıyorduk. Birbirimize tahammülümüz kalmamıştı. Suriyeliler arasındaki fay hatları patlama noktasına gelmişti. Şiiler, iktidar olduğu için kimseyi beğenmiyor, Sünniler, çoğunluk benim diye herkese tepeden bakıyor, Hristiyan zengin olduğu için kürdü ezmeye çalışıyor, Arab’ı başka, Türkmen’i başka konuşuyordu. Herkes herkesi beğenmeyip aşağılıyor, sosyal medyada karşılıklı incitici, hakaret edici paylaşımların önü alınamıyordu. Herkes, herkesten uzaklaşıyor, en iyinin kendisi olduğuna inanıyor, başkasını kabullenmiyordu. Hepimiz, en ahlaklı, en namuslu, en dindar kendimizi sanıyorduk. Sonunda ülkemiz paramarça oldu ve Sünnisi, Şiisi, Arabı, Kürdü, Türkmeni birleştik. Ama nerede biliyor musunuz, Gaziantep Çöplüğünde. Çöp toplarken artık tartışmıyoruz, yani birlikte yaşamayı çöplüğe düşünce öğrendik. Ama üzerinde yaşadığımız topraklar artık bize uzak..”
Son yıllarda ülkemizde uygulanan sürece ne kadar benziyor değil mi, Suriyeli Mültecinin anlattıkları..
Ayırımcı söylemler, oy uğruna belli toplum kesimlerinin sırtını sıvazlamalar, belli bir inanç ekolünden olmayanları adeta cezalandırırcasına, hak ettikleri görevlere getirmemeler.
Afedersin ile başlayan iğneli sözler.
Ey Kılıçdaroğlu, Alevi olduğunu neden gizliyorsun çıkışları.
Miting kürsüsünden, Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in Kürtçe mealini sallamalar.
Malatya’da Alevi yurttaşlarımızın evlerine konulan çarpı işaretleri.
Milletimizin birleştirici harcı Atatürk ve ilkelerine yönelik çirkin saldırılar..
Camide içki içtiler yalanları..
Türbancı Bacımıza saldırdılar hezeyanları..
Bağımsız olması gereken basın-yayın kuruluşlarını ‘Ya bendensin ya yoksun’ anlayışı ile baskı altına almalar.
Eli kalem tutan, mesleğin doğruları çerçevesinde işini yapmaya çalışanlara reva görülen zindanlar..
Çağdaş, demokrat bilim insanlarını OHAL Torbasına atarak üniversitelerden, demokrat öğretmenleri aynı torbayla okullarından uzaklaştırmalar.
Ya taraf olacaksınız, söylemleri..
“Benzine gelen zamları biz yapmıyoruz, otomatik oluyor” diyen sorunlara karşı sorumsuz bakanlar.
Gündem değiştirmek için yapılan müftülere nikah yetkisi gibi komik manevralar..
Her şeyi yapıyor, ama huzuru bize çok görüyorlar..
Suriye’nin parça parça edilmesi, lime lime edilmesi öncesi sürecin değişik bir versiyonunu yaşadığımızın hala farkında değil misiniz?
Bir başka ülkenin, bir başka kentin çöplüğünde bir araya gelebiliriz belki ama çok gec olur o zaman.
Gelin birbirimizi dinlemeyi ve anlamayı, hepsinden önemlisi birbirimize saygı duymayı yeniden keşfedelim.
Bunu yaparken de, ortak paydamız, yeniden ‘Demokratik Türkiye’ olsun..
Var mısınız?
. . . . .
Adam 15 Temmuz’dan bu yana tutuklu olarak yargılanıyor..
Kendileri memleket büyüklerinden! biri..
Son duruşmada etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek dosyasına bir fotoğraf koydu.
Fotoğraf Pensilvanya’nın da eklendiği ADB ziyareti sırasında çekilmiş.
Mehmet Özhaseki ilk dikkat çeken isim.
Diğerlerinin bir bölümü tutuklu, bir bölümü kaçak, biri ise bakan!
Mahkeme heyeti, bu fotoğrafı delil dosyasına sunan zat-ı muhteremi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı.
Demek ki, Pensilvan’daki zatın yaşadığı topraklar üzerinde, en büyüklerden biri ile objektiflere göz kırpmak masumiyetin belgesi haline gelmiş.
Bu gelişmeden sonra herkes arşiv karıştırmaya başlamıştır.
Bir en büyük! İle fotoğraf bulabilenler şanslı, bir sonraki duruşmada dosyaya koydururlar.
Ama telefonuna Bylock yükletenler örgüt üyeliğinden cezalarını çekmeye devam eder.
Bu yazıyı yazdığım sırada geldi Mehmet Özhaseki’nin açıklaması.
Hem de 10 Maddelik.
Tam bir çelişkiler beyannamesi..
2012’de Fetullah bilinmiyor muş..
Onca kitap, onca rapor, onca iddia, onca istihbaratı nereye koyacaksınız.
10 maddelik açıklama tehditle bitiyor.
Sayın Bakan, onu-bunu boşverin.
Bu ziyaret sırasında, fotografta yer alan ‘Memleket Büyükleri!’ ile Fetullah’ın Dergahına gittiniz mi, gitmediniz mi?
Bu gün Bylock’tan yatanların kahır ekseriyeti de bu programı 2012’den önce yükletmiş olamaz mı?
Bu mantığa göre onlar da masum..
Sonuç;
ABD ve Pensilvanya fotoğrafları; Rising value (Yükselen değer)
Bylock ise; Date (Demode)..