CHP
Ahmet ZORLU
Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, kurduğu Cumhuriyet ve Demokrasi’nin son ve en güçlü kalesidir.
Türk Demokrasisin emniyet subabıdır.
Öyle ucuz koltuk manevralarına kurban edilecek bir kurum değildir.
Son günlerde yaşananlara baktığımda, kişisel hırs ve hesaplara malzeme yapıldığını görüyorum.
Muharrem İnce’yi Haziran Seçimleri için Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkardığında herkes, ağzı laf yapan CHP Ocağında yetişmiş, CHP Kültürü ile yoğrulmuş bir ismin aday yapılmasından mutluluk duymuştu.
Cumhuriyete, Demokrasiye bağlı sessiz kitle ilk kez Muharrem İnce Mitinglerinde meydanlara çıkmış, Demokrasi Şöleni gibi geçen bu mitinglerde haykırmış, demokrasiye sahip çıkmıştı.
Seçimler bir demokrasi yarışıdır, kimi ipi göğüsler, kimi umduğunu bulamaz ve bir dahaki seçimlere hazırlık yapmaya başlar.
Ama görüyorum ki Muharrem İnce 24 Haziran Gecesi, kendisine umut bağlayanlara yaşattığı hayal kırıklığını bir kenara itmiş, “Ben Atatürk’ün CHP’sinden fazla oy aldım. CHP Genel Başkanı olmak benim hakkım” havasında, zikzaklar çizmeye başlamıştır.
24 Haziran Gecesi’nin hesabını vermeden, CHP Liderini eşiyle akşam yemeğine davet ederek, ve eşinin yanında, nezaketsiz bir üslupla ‘Seni Onursal Genel Başkan seçtireyim. Partiyi Bana bırak’ teklifi getirmiştir.
Hemen şu gerçeğin altını çizeyim, ‘CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bulunduğu makama senin gibi zor zamanda ortaya çıkıp kırgın, küskün kitleyi coşturarak değil, dişiyle tırnağıyla mücadele ederek, Şaban Dişli, Dengir Mir Mehmet Fırat ve Melih Gökçek’i TV ekranında perişan ederek, devletin malına sahip çıkarak, yapılan her yolsuzluğu, usulsüzlüğü dillendirerek, CHP ilkelerini ölümüne savunarak, Hukuk ve Adalet için Gandi’leşerek gelmiştir..’
Gelelim CHP’nin oyunun düşük çıkmasının sebebine.
Bu güne kadar konuştuğum CHP’lilerin bir bölümü, Mecliste HDP’ye bilerek oy verdiklerini söylüyor ve ekliyorlar, “HDP Barajı aşamasaydı, AKP tek başına Meclis çoğunluğunu da alacaktı. Sırf bunun önüne geçmek için oyumuzu bilinçli olarak HDP’ye verdik.”
Bununla birlikte Merkez Sağ’da yeni bir siyaset yapılanmasının ortaya çıkmasını sağlamak için İyi Parti ve Meral Akşener’e destek olan CHP’lilerin de oranı, hiç de küçüksenecek miktarda değil.
Yani CHP’lilerin emanet oyları ilk seçimde kendi partilerine dönecek, CHP Klasik oranı yine yakalayacaktır.
Ama sen ve senin gibiler 24 Haziran gecesi, Züccaciye Dükkanına girmiş bir fil gibi ne var ne yok harap ettiniz.
Sen önce 24 Haziran Gecesi ne halt ettiğini, milleti seçim kurullarının önüne çağırırken kendin nereye sıvıştığının hesabını ver.
Önümüzde yerel seçimler var ve ilk kez CHP, uzun bir aradan sonra Ankara ve İstanbul gibi illerde, Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanma hesapları yapıyordu, yapıyor.
Ama sen bunu bile hesaplamadan, ‘Sen neymişsin be abi’cilerin gazına gelip partiyi darmadağın ettin.
Senden beklenen olgunluğu, ‘Önce partim’ beklentisini yerle bir ettin.
Sen önce, 24 Haziran’da sana destek verenlerde yarattığın düş kırıklığının hesabını ver.
Vermediğin sürece, sen artık siyasi bir mevtasın.
Senin için gecesini gündüzüne katan, sabahır kör karanlığından gece yarısına kadar sandık başında nöbet tutanlar “Bir daha mı, Muharrem İnce mi, asla’ diyerek geziyorlar.
Ve bu saatten sonra CHP’nin yaşayacağı her olumsuzluğun faturası sana kesilecektir.
Ayrıca, tanıdığım kadarıyla CHP bu delege yapısıyla, çıkacağın kurultay arenasında seni yine sandığa gömecektir.
Zira, sen sana bağlanan umutları hayal kırıklığına dönüştürdün.
Sana oy verenler, “Hani nerde 50 bin avukat, Muharrem İnce gerçekten o gece bir otelin kral dairesini mi kapattı?” diye sorular soruyor.
İlk kez bu seçim sonrası CHP’ey gönül verenler kendilerini bu kadar ‘yalnız’ hissetti, hissediyor sayende.
Evet bu seçimde CHP beklenen başarıyı ortaya koyamadı, aldığı oy oranına bakılınca.
Ama, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Topal ördek’ tanımlamasının altını kalın çizgilerle çiziyorum.
Adına ne derseniz diyin.
Hangi tanımlamayla tanımlarsanız tanımlayın.
Bu iktidar ve seçilen Cumhurbaşkanı bu anlayışla bu ülkeyi idare edecek nitelikleri çoktan kaybetti.
Haziran Enflasyonuna bakarsan sen de bunu anlarsın.
Yani diyeceğim, Sayın İnce;
Sen artık, sana oy verenler için bir hayal kırıklığısın ve sana verilen krediyi 24 Haziran gecesi tüketmiş bir mirasyedisin.