CENNET. . .
Ahmet ZORLU
Tercih senin kardeşim..
Ya güzel ülkende, sana dayatılan vergi ve zamları sineye çekecek, şükürden vazgeçmeyecek, ibadetine itaati de ekleyecek, sıkıntılı bir hayatın sonunda belki cenneti hak edecek, öte dünyanda rahat edeceksin..
Ya da, ‘ben öte dünyayı bekleyemem’ diyorsan, önce zengin bir babanın mahdumu ya da damadı olacaksın, o treni kaçırdı isen siyasette sınır tanımayan birine yanaşacaksın, Malta gibi bir Vergi Cenneti’nde Off-Shore hesapları açtıracaksın. Şirketlerini oraya taşıyacak, cennet hayatını bu sahte ama şaşaaalı dünyada yaşayacaksın.
Tabii arada bir de Singapur’a uçup, kumar masasında onbinlerce dolar bırakacaksın ki, sana yeni cennetler! yaratılsın, keyfince yaşayabilesin..
Ha unutmadan, deniz ticareti ile uğraşıyorsan önce gemine, sonra da seyahat ve keyif için aldığın yatına da Malta Bayrağı çekeceksin ki, vergi memurları seni taciz etmesin.
Malta’da Sayın Başbakanın ailesinin çok sayıda şirketi ve yatırımı olduğu ortaya çıkınca, ABD’ye yola çıkmak üzereyken kendisine “Cennet Belgeleri” soruldu, bakınız ne kadar samimi! bir açıklama yaptı;
“Çocuklarım kendi işlerini yapıyor. Ben siyasete başlarken, çocuklarıma bir tavsiyem oldu, devletle iş yapmayacak, devlet bankalarından kaynak kullanmayacaksınız, dedim. Denizcilik küreseldir, onlar denizcilik faaliyetinde bulunuyor. Bunun gizli saklı bir yanı yok. Bu şirketler açık şirketlerdir”.
Sayın Başbakan devam ediyor;
“Benim dokunulmazlığım var, ama oğullarımın yok. Her türlü araştırma ve inceleme yapılabilir. Vergi vermiyorlar, diye itham ediyorlar. Geçen yıl en yüksek vergi ödeyenler arasında yer aldılar”.
Fesat Gazeteciler yok mu, fesat gazeteciler.
İşi gücü bırakıp kısa bir araştırma yaptılar. Hem de Sayın Başbakanın gösterdiği yöntemi kullanarak ve Ticaret Sicillerini inceleyerek.
O da ne;
Kamu İhalesi Kurumu kayıtlarına göre, Başbakan’ımızın Singapur’dan aşina olduğumuz oğlu Erkam Yıldırım, devletten hem de 8 ay önce tam 7 Milyon Dolarlık ihale almamış mı..
Hem de Kamu İhale Kurumu’nun ‘İstisna’ Maddesi uyarınca verildiği için bu ihale şikayet konusu da yapılamıyor.
Sayın Başbakan, bu çocuklar böyledir işte.
Baba nasihatı bile dinlemezler.
Eeee napsınlar, onlar için kıyı ülkelerinde yaratılan Cennetlerde! Yaşamak hem pahalı, hem de riskli..
Espri bir yana, dökülüyorsunuz beyler..
Helal-Haram, doğru-yanlış, etik-ahlaki olmayan gibi kavramları birbirine karıştırdınız.
Bu millet sabırlıdır ama, yeri, zamanı, günü geldiğinde yaptıklarınızın hesabını sizden sorar.
Milleti Sazan yerine koyup, “Çocuklarım devlet işlerinden uzak duruyor” söylemi ile vicdanlara dokunabileceğinizi mi sanıyorsunuz.
7 Milyon Dolarlık kamu ihalesini getirir gözünüzün içine sokarlar.
Bu rezaletten sonra Başbakan Yıldırım’ın ABD dönüşü ne diyeceğini gerçekten merak ediyorum..
Ve bir grup Dürüst Gazeteci’nin, aylarca süren çalışması ile ortaya çıkarılan “Paradise Paper” (Cennet Belgeleri) Skandalında adı bulunan diğer Çakma Vatanseverler!
Ya bu milletin sırtından kazandıklarınızı, adam gibi ülkenize getirir, adam gibi işinizi yapar verginizi bizim gibi ödersiniz, ya da defolup sizin için yaratılan sahte cennetin kumarhanelerinde geleceğinizi rulet masasına koymaya devam edersiniz.
Sayın Başbakan, “Benim dokunulmazlığım var, ama çocuklarımın yok. Herkes her şeyi araştırabilir. Hatta araştırılmasını bizzat istiyorum” diyor.
Ana Muhalefet Partisi de bu çağrıya ayak uydurarak, Mecliste bir komisyon kurulması için kolları sıvamış.
İşte size fırsat, Sayın Başbakan..
Malta’daki Saadet Zincirinin ortaya çıkması için, partinizin grubuna, bu önergeyi desteklemeleri için çağrı yapın ve her şey ortaya dökülsün, diyecekken bu öneri AKP oylarıyla reddedilmiş.
Vatanını seven insanların önünde tek bir seçenek kaldı, bu konuyu milletin vicdanına ve Yüce Yaradan’a götürmek.
Millet vicdanında, mecliste bulundurduğunuz ve uzaktan kumanda ile hoyratça kullandığınız parmaklar işe yaramıyor unutmayın.
Hesabını ailece vereceksiniz.
Ama bu gün, ama yarın, ama vereceksiniz, kaçarı yok..
. . . .
Bu gün, ülkemizin kurucusu, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurlayışımızın yıldönümü..
AKP Teşkilatları, son günlerde keşfettikleri sahte Atatürk Sevdası’nı bu gün Anıtkabir’de bir araya gelerek zirveye taşıyacakmış.
Çok şey söylemek, çok şey yazmak mümkün..
Ama Merhum Nadir Nadi, bir ara sahte Atatürçüler ortalığı sardığında bir kitap yazmış ve adını, “Ben Atatürkçü değilim” vermişti.
Cumhuriyet Bayramı ile birlikte piyasayı saran Sahtelerine Bakınca ben de diyorum ki, “Maskelerinizi çıkarıncaya kadar, gerçek yüzünüz ortaya çıkıncaya kadar ben Atatürkçülükten istifa ediyorum..”
Ruhun şadolsun.
Gönlümüzde hep yaşayacaksın..